KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI

BM Parametreleri ve gelecek günler…

Yayın Tarihi: 27/03/21 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

1954’ten beri Kıbrıs Sorunu her gündeme geldiğinde, toprağı bol olsun Başpiskopos Makarios 3 hazretleri, “BM Kararları çerçevesinde” derdi! Zaten konuyu BM “çerçevesine” sokan da oydu. Bugün artık biliyoruz ki hazret, “ İngiliz sömürge imparatorluğu dağılırken, yeni kurulan devletlerin BM Genel Kurulu’nda vereceği oylarla, "BM Kararı ile ENOSİS" yapabileceğini sanmaktaydı! Makarios Druşotis yazıyor… Biz uydurmadık!

1960 seçimlerinin hemen ertesinde Makarios ile seçim işbirliğine girdiği günden beri AKEL’in de çözüm ile ilgili başlıca iddiası budur: “BM Parametreleri ile…”

Yasu! Ama hangileri? Sadece işinize gelenler mi? Tümü mü?

Örneğin 649 Numaralı Güvenlik Konseyi kararı, 1. Paragrafta denir ki: "Başka herhangi bir ülkeyle tamamen veya kısmen birleşmeyi ve her türden taksimi veya ayrılmayı dışlayan iki toplumlu federal bir Kıbrıs Cumhuriyeti kurulmasını öngören, iki toplum lideri arasında 1977 ve 1979 tarihinde varılan doruk anlaşmalarına desteğini yineler;" İKİ TOPLUM LİDERİ arasında... Cumhurbaşkanı ile tebası arasında değil! Şimdi cümlenin başını hatırlayıp sonunu unutmak, herhalde bize yakışmaz!

716 numaralı karar 4. ve 5. paragrafta da: "4. Kıbrıs sorununun çözümü yönündeki pozisyonun, Genel Sekreter'in 5 Mart 1990 tarihli raporunun 11. maddesinde de belirttiği gibi, siyasi olarak iki eşit toplumun bulunduğu, bir tek Kıbrıs Devleti olarak görüldüğünü yeniden teyid eder,” “Eşit” diyor bu “parametre”! Cırlayan kim? Sabredin, onu da yazalım!

5. taraflara bu prensiplere tam olarak uyması ve bu çerçevede çalışarak bunlarla tezat oluşturacak yeni kavramlar ortaya atmaması çağrısında bulunur."  Gevşek federasyon, şu bu çıkarmayın” diyor bu parametre de… Kim çıkardı? Çok affedersiniz?

750 numaralı kararın, 2. ve 3. paragrafları:

"2) Güvenlik Konseyi'nin 649 sayılı (1990) ve 716 sayılı (1991) karar tasarılarında öngörüldüğü üzere, Kıbrıs sorununun çözümünün, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü güvence altına alınmış, tek egemenliği bulunan, uluslararası karakterli ve tek vatandaşlıklı temellere dayalı, siyasi olarak iki eşit toplumu kapsayan, iki kesimli ve iki toplumlu bir federasyondan geçtiğini ve bir anlaşmanın başka bir ülkeyle bütün ya da bir bölümünün birleşmesini ya da Kıbrıs'ın herhangi bir şekilde bölünmesini, ya da bir kısmının ayrılmasının kapsam dışı bırakıldığını vurgular” da der ama “ve” ekinden sonra belirlediği şartları da o ekden önce sayılan koşullarla bağımlı kılar! Dikkat ettiyseniz! “Her şartta” demez…

3) Taraflara, bu ilkelere tamamen saygı göstermeleri ve bunlar dışında yeni kavramları gündeme getirmemeleri için yeniden çağrıda bulunur." Yani “gevşek mevşek iş karıştırabilecek olanı önceden uyarır ve nihayet bugünkü genel sekreter de “yeni fikirlerle gelin” der… İtirazı olan?

İki tane de Genel sekreter raporu ki Güvelik konseyine sunuldu: 12 Temmuz 1990 tarihinde BM Güvenlik Konseyi'ne sunulan raporda Genel Sekreter Cuellar, diyor ki:

"Kıbrıs, Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının ortak evidir. Bu iki toplumun arasındaki ilişkiler azınlık-çoğunluk ilişkisi değil, Kıbrıs devletinin iki toplumu arasındaki ilişkilerdir."

"İKİ TOPLUM BU SÜRECE EŞİTLİK TEMELİNDE KATILMALIDIR"

Cuellar, Aralık 1991'de sunduğu ikinci raporunda ise, "Kıbrıs'ta siyasal bakımdan iki eşit toplum bulunduğunu, siyasal eşitliğin her alanda uygulanması için devletin her organına etkin katılımın gerektiğini, garanti sisteminin 1960 düzeninin aynısı olacağını vurgulamış" ve ilk kez egemenlikten söz ederek, "Kıbrıs'ta iki toplumun egemenliği paylaşacağını" açıklamıştır. Alooo?

Bu "müktesebat" kullanılarak hazırlanan ve bir taraftan Dr. Derviş Eroğlu, öte taraftan da Nikos Anastasiadis tarafından imzalanarak, halen devam etmekte olan müzakere sürecini başlatan 11 Şubat 2014 tarihli Sonuç Bildirgesi'nin 3. Maddesi de aynen aşağıdaki gibidir:

"3.Çözüm ilgili Güvenlik Konseyi kararlarında ve Doruk Antlaşmalarında belirlendiği üzere, iki toplumlu ve iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon zemininde olacaktır. Birleşik Kıbrıs, Birleşmiş Milletlerin ve Avrupa Birliğinin bir üyesi olarak tek uluslararası hukuk kişiliğine ve BM Şartı çerçevesinde tüm Birleşmiş Milletler üyelerince yararlanılan egemenlik şeklinde tanımlanmış tek egemenliğe sahip olacak ve (bu egemenlik) Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türklerden eşit olarak neşet edecektir."

Bunun altını imzalayan adam, sayın Akıncı’nın da birkaç defa teyid ettiği gibi, Crans Montana’da, odasına gidip TC Dışişleri Bakanı’na ne dedi?

Şimdi bu müktesabata uymayan kim?

BM’nin Kıbrıs ile ilgili kararları, 186 ile 550’den mi ibaret?

İşte yukarıda altı (Annan Belgesi'ni de sayarsanız, yedi) BM belgesinden alıntılarla, nerede bulunduğumuz teyit ediliyor.

Devam mı? Yoksa artık tamam mı? Devam edeceğiz öyle görülüyor.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Doç. Dr. N. BERATLI yazıları