KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI

Girne Dağı’nda lümpen olmak…

Yayın Tarihi: 12/06/21 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Hakikaten yazı yazmakta zorlanmaya başladım… Sebebi de “sosyal medya” … Her gün tartışacak başka bir şey bulan ve sade suya tirit lâkırdılarla her konuyu da “tüketen” bu ortamda, oturup da araştırmaya dayalı ciddi bir şey yazmanın, anlamsızlığı, insanı ürkütüyor. Birkaç defa tekrarladık ya? Dünyanın her toplumunda insanlar kendilerini ürettikleri ile sınarken, bizde tükettikleri ile sınıyorlar, diye! Cezbe halinde devam ediyor… Şimdi sıra, herkesin kendi kendini tüketmesinde… Vira bismillah…

Bilinen şeyleri tekrarlamanın alemi yok ama insan “sınıfsızlaştıkça” önünde iki yol vardır: Ya lümpenleşir veya entelektüelleşir. Birincisi kendiliğindendir… İkincisi, yıllarca devam edecek bir aydınlanma gayreti ile bir de ayrıca “intelect” sahibi olmaya bağlıdır, zordur ve seyrektir.

Bizde “sınıfsızlaşma” ilk yolda, adım adım pespayeleşmeye doğru gidiyor… Herkes, matbu bir fikirsizlik modeli olma gayretinde sanki da… Matbu bir giyim modeli, matbu bir davranışlar kompleksi… Saçlar Amerikan modeli kesilecek, köpek sevilecek, kediye şefkat duyulacak, ama göz ucu ile baksan görebileceğin Gazze’de öldürülen yüzlerce çocuk, umurunda olmayacak. Velesbit sürülecek, batı kültürünün ayak takımı ile özdeşleşilecek, beş bin yıldır devam eden cinsiyet ayırımcılığı, şimdi fark edilecek. Yalnız “istek”, istemiş ve istiyor olmak, her türlü hakkın zeminidir sanılacak. Ahlâk eski ve anlamını yitirmiş bir kavramdır sanılacak, her türlü değer kendi değersizliğin içinde aşağılanacak… Birey olmak ile bireyci olmak arasındaki fark asla ve kat’a anlaşılmayacak… Her türlü kafa bulma yöntemi uygulanacak… Her bir toplumsal kurala aykırı davranmak ve en sonunda toplumun birliğine de saldırmak, hakkı var sanılacak…

Bu kadar tarihsel ve uluslararası değer yetiştirmiş bir kültürü tarif ederken, “taba lamarina” Gıbrızlı olunacak… Kim öğrenecek şimdi Niyazi Berkes’i, Necdet Sezer’i, Sırrı Bellioğlu’nu?

Modadır… Salla gitsin… Birey gibi görün, yeter…

Bu lümpen kültür ne moderndir ne de medeni, kusura kalınmaya…  Yalnız batı medeniyetinde değil, her türde medeniyette de “ayak takımı” tavrıdır… Sahibinin ünvanı ne olursa, olsun! Cebinde nerden edinildiği meşkuk kaç para bulunursa, bulunsun…

Girne dağını yıkıp beton dökerek dağdan büyük beton heykel yapma hevesi de budur… Ön dişlerinden birini kestirip altın diş yaptırmayı ve altın dişi göstermek için yerli yersiz sırıtmayı marifet sanan o eski “Çingene” modası kadar estetiktir… Yazıklar olsun… Bu kültürel lümpenleşmemizin doruğu oldu artık…

Üç tane kerameti kendiliğinden menkul insanın siyasete şart ve mecburiyet dayatmaya kalkan son girişimi de bunun dik alasıdır… Lümpenler her yeri, her kurumu işgal etmeye çalışıyorlar… Popülizm dolayısıyla kimse “Has…ulan” demediğinden, diyemediğinden…

Modadır…

Üstü kapalı yazıp söylediğimizde üstlerine alınmıyorlar, açıkça da adını koyarak söylemek lâzım…

Ne yazalım, ne söyleyelim bu ortamda? İşi gücü bırakıp bunlarla mı uğraşmak lâzım? Aslında, evet uğraşmak lâzım çünkü düzenle değil; toplumun kendisi ile uğraşmak moduna geldiler… Kültürel olarak da siyaset olarak da…

Ya karşı duracağız veya gene karşı duracağız… Toplumların lümpenlere teslim olduğu görülmemiştir.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Alper Lutfioglu 12/06/21 14:52
Aynen sana katılırım abimiz pirimiz... BEN de hep böyle düşünüyordum ama dile getir deseydin bu harika şekliyle dile getiremezdim çok eksik kalırdım işte abi sen mütevaziliğinden dolayı kabul etmesende seni pirimiz yapan budur ben senden razıyım allah da senden razı olsun... Malesef çağımızın en büyük sorunudur bu yazıda anlattığın... Yüreğine kalemine sağlık...

Diğer Doç. Dr. N. BERATLI yazıları