KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI

Yazmak istemedim

Yayın Tarihi: 13/09/21 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Eski dost Dr. Cemal Elmas, ta İsviçre’den mail attı, sağ olsun: “Neden köşe yazısı yazmıyorsun? Yazılarını bekliyorum…”

Daha önce de Trabzon’dan Hüseyin Mümtaz dostum sormuştu: “ Hayırdır? Boykot mu yapıyorsun? Neden yazmıyorsun?”

Uzun bir süredir sustuğumun farkındasınızdır…

Dostlarımı ve kendimi teselli etmek için, “akademik mecburiyetler” diye cevap veriyorum. Gerçek dışı değil… Şu sıra, eskiden yazılmış ve elimde kalmış bir yığın makale var, gözden geçirdim. Dört tane uluslar arası düzeyde bildiriyi yazıp, makale olarak yayına hazır formatlı hale getirdim.  Önümüzdeki dönem, üç bölümde vereceğim kırk iki adet dersin programlarını yazmakla kalmadım, her dersin metnini de yazıp, ilgili makamlarla paylaştım. Daha kırk iki de İngilizce dersin metinleri duruyor, yazılacak… Üç tane sempozyumda konuştum, iki tanesinin de metni hazır konuşacağım, inşallah. Yarın (15 Eylül) bir tane var örneğin: İst. Üniv. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nün düzenlediği 9. Milletlerarası Türkoloji Konferansı. Saat 10-10.15… You tube’da da naklen verilecek… Meraklısı isterse izler! Kendim indirip arşivleyeceğim…

Bütün bu hay huy arasında, nerdeyse iki sene her sabah kahvesini birlikte içtiğim can dostum, kendi söylemi ile “Tebriz Türkü” Prof. Dr. Habib Derzinevesi’yi kaybettik… Son bir ziyaretine gidemedim, içimde ukde kaldı… Türkçe’nin her lehçesini, her şivesini bilirdi… İran’da yıllarca hapis yatmış, “Türküm” demekten vaz geçmediği için! “Azeri” denilince, sövmekten beter eder, “Türkoğlu Türküm” derdi… Karabağ gazisi, Ebulfeyz Elçibey’in danışmanlarından biri… Mekânı cennet olsun… Birlikte “Kıbrıs Türk Eğitim Tarihi” yazmayı konuşuyorduk, kaldı… Hoca erken gitti…

“Köşe yazısına zaman mı kaldı?” diyeceğimi sanıyorsunuz ama demeyeceğim. Hüseyin Mümtaz haklı! Yazmak istesem ben zamanı yaratırım… Yazmak istemedim, doğru bilmiş…

Neden?

Ne yazacaksınız?

Kulaktan dolma malûmatla esip gürleyenlerle, Covid 19 mu tartışayım? Yaptım! Bir kitap bile yayınladım… Ama yetti… Kendini ve aileni koru, yeter!

Markos Dragos gibi EOKA “kahramanları”nın tersinde inci arayan, Elen milliyetçiliği ettiğini anlayamayacak kadar cahil, aslına kendi halkına düşman, ruhsal sorunlarla boğuşan sözde solculara lâf mı anlatmaya çalışayım? Bu da yetti… Bırak başlarına ne gelecekse, gelsin! Karşıdan seyret…

Otuz sene önce “Bir gün biri tanıyıverecek, off side da kalıp, sokağa çıkacak surat bulamayacaksınız” dedik diye partiden attıklarını hatırlatıp, Anastasiadis’in önerdiği, (dolayısıyla Yunanistan’ın da karşı çıkamayacağı) şimdi de İngiltere’nin desteklediği; Türkiye’nin zaten baştan desteklediğini bildiğimiz politik eşitliğe dayalı, iki bölgeli (siz onu iki devletli diye okuyun, çünkü her bölgenin kendi uluslar arası anlaşmalarını yapma hakkı bile var) “desantralize” gevşek yani konfedere (isteyen isimlere takabilir, aslolan yetkilerin paylaşımıdır)bir modeli konuşmaya bile,  sadece AKEL karşıdır, adanın tümünü ister diye, ısrarla ve anlamlandıramadan karşı çıkanlara mesel mi anlatayım?

İngiliz yüksek komiser soruyor: “ Bu federasyon da çökerse, Kıbrıslı Türkler ne olacak? Havada mı kalacaklar?”” Elli yıldır Rauf Denktaş’ın da sorduğu bu idi… “Egemenliğin her iki halktan eşit olarak kaynaklandığı konusunda zaten anlaşılmıştı” diyor, adam…

1964’ten beri ısrarla sürdürülen matbu Rum tezinin sonu… Kime anlatalım? Israr etmenin çözüme değil, çözümsüzlüğe hizmet ettiğini, kime söyleyelim?

Yoksa artık ciddi ciddi “Bunların içinde aşı karşıtları da var birkaç tane” diye düşünmeye başladığım, Bakanlar Kurulu’nun sağlık krizini yönetememesini mi dilime dolayım?

Anlayan olmayınca neden yazacaksınız ki?

Mesele budur, Dr. Cemal Elmas… İsviçre’ye selamlar…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Doç. Dr. N. BERATLI yazıları