KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI

Zem ve kadih...

Yayın Tarihi: 31/05/22 10:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Daha ilkokulda iken bize derlerdi ki:

“Senin özgürlüğün, başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter!”

Zaten yazıp duruyoruz, son zamanlarda toplumumuzda, “Canımın çektiği şey hakkımdır” diye bir felsefe gelişti…  Aslında bu düşünce tarzı yeni değil! Taa eski Yunan’a, Epikürus’a kadar gider, 20.yy felsefelerinden bir olan eksistansializm de Epiküre gönderme yapar, durur. Ama bizimkilerin bunlarla alakası yok… Yetmişdörtten kalmış, “Utanma iste” öğretisinin, mal bitince maneviyata da tahvil edilmiş şeklidir bizdeki… “Herşeyi iste… Ne varsa gökkubenin altında, hakkındır… Sen iste, balık bilmezse halik bilir…”

Bu kafa yapısı, en sonunda “iste”ye, “ söyle”yi da ekledi… “ Ne istersan söyle…Yüksek sesle hem da…” Bu demokrasi, fikir özgürlüğü, şu bu sanılıyor ama o adını andıkları düzen bütünü ile sıkı bir kurallar sistemidir. Kural dışına çıkma özgürlüğünü, kimseye vermez. Kraliyet aileleri dahil…

Bu şekil kuralsız her aklına geleni isteme ve söyleme biçimindeki tavırlar silsilesi, asla demokrasinin değil, lümpenliğin ifadesidirler. Duvarda istediğin diploma asılı, cebinde de istediğin kadar euro olsun…

İngiliz Hukuku’ndan miras kalan, Kıbrıs Yasaları * Fasıl 148 * Haksız Fiiller Yasası’nın 17.maddesi şöyledir:

“17. (1) zem ve kadih, herhangi bir kişi tarafından -

(a) herhangi bir diğer kişiye bir cürüm isnadında bulunan ; veya

(b) herhangi bir diğer kişiye kamu görevinde suihalde bulunduğunu isnat eden ; veya

(c) herhangi bir diğer kişinin mesleği, ticari işi, zanaatı, işi, meşguliyeti veya, makamı veya mevkii yönünden doğal olarak şöhretine zarar vermeye veya şöhretini zedelemeye veya haleldar etmeye yönelik ; veya

(d) herhangi bir diğer kişiyi genel nefret, aşağılanma ve istihzaya maruz bırakması muhtemel; veya

(e) herhangi bir diğer kişiyi, başkalarının ondan kaçınmasına veya uzak durmasına sebep olması muhtemel herhangi bir malzemenin veya ifadenin baskı, yazı, boyanmış şey, resim, maket (effigy), jest veya mimik, söylenen sözler veya başka seslerle veya telsiz telgrafla yayınlamak dahil herhangi başka bir yoldan yayımlanmasından ibarettir.”

İfade bozuklukları bana ait değil…

Demek ki neymiş?

Kimse hakkında her istediğinizi söyleyemez, yazamaz, yayınlayamazmışsınız… İngiliz’den kalma yasa maddesi… Cürüm isnadında bulunamaz, aşağılayamaz, alenen alaya alamaz, şöhretine zarar vermeye girişemez, halk nezdinde değer kaybetmesine yönelik kişisel saldırıda bulunamaz, şöhretine yönelik saldırıda bulunamaz ve hakkında bir nefret uyandırılmasına çalışamazmışsınız, suçmuş! Demokratik hak değilmiş, çünkü bir başkasının kişsel haklarını ihmal etmekmiş… Fasıl 148/ Madde  17…

Bunları yaptığınız zehabına kapılan o kişide sizi mahkemeye verirse, bu da o kişinin kendi demokratik haklarını aramasının bir yoluymuş, mahkeme kendisine hak verirse…Faşizm değil… Hukuk devleti, deyip duruyoruz ya?

Yazıp durduğumuz bir başka gerçek de düşünmenin kavramlarla olduğudur. Kavramları doğru tarif ederek, elbette…

Saçma sapan lümpen lâkırdılar ile alt üst ederek değil…

Hükümetlerimiz işinin ehli değil… Ama galiba muhalefetimiz de onlardan hallice değil…

Ne kadar yazık!?

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Doç. Dr. N. BERATLI yazıları