Keşke haksız çıksaydım

loading
25 Eylül, Cuma
£

9.72

8.90

$

7.63

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Keşke haksız çıksaydım

ll.Dünya Savaşı yıllarında İngiltere'nin Dışişleri Bakanı daha sonra da Başbakanlığı'nı yapmış olan Sir Anthony Eden, Anılar'ında 1955 Kıbrıs'ından bahsederken, EOKA'nın İngilizler'e yaptığı saldsırıları anlatır ve der ki: "Türkçe konuşan Kıbrıslılar, ENOSİS'e şiddetle karşıydılar. Türkler zor sinirlanirler ancak bir kez zıvanadan çıkarlarsa yatıştırılmaları imkânsızdır. Rum ve Türkler arasında ırksal bir çatışma çıkarsa bu, EOKA teröründen çok daha büyük bir yıkım getirir ve etkisi çok daha uzun sürer. Britanya hükümeti, bu çatışma ada sathına yayılmadan önce terörizmi bastırmak ve Kıbrıs halkına kendi kendini yönetebileceği bir anlaşma sunmak zorundaydı. Kıbrıslı kömünistler ise bulanık sularda balık avlamaktaydılar."

Hristofyas, oltayı bulanık sulara sallamaya devam ediyor. Bu defa sazan yakalayacak sanıyor ama çıkacak olan gene ya bir eski potindir ya da bos bir bolibif tenekesi!

1991'de yayınladığım ve o zaman sövülmedik kulağımın arkasının da bırakılmamasına neden olan Kıbrıs'ta Ulusal Sorun isimli kitabımda, "AKEL bir küçük burjuva partisidir." Gibi bir ibare kullandıydım... Bizim "devrimciler" hallendilerdi...

Bu son sürecin başlayacağı akşam, BRT'de AKTÜEL programının konuğuydum. O akşam orada da "Şimdi EOKA yok! Bakın, Kıbrıs Hellen Milliyetçiliği'nin bayrağını AKEL ele alacak, görürsünüz!" dediğimi hatırlarım.

Haklı çıktım... Keşke çıkmasaymışım...

Plutis Servas'tan sonra ( o da pür-ü pak değildir ama kusurunu itiraf ediyordu hiç değilse) Kıbrıs Rum solunu yönetenler, "Kıbrıs Solu" nitelemesine hiçbir zaman lâyık olamamışlardır. Ulusal Sorun'un bunca yakıcı bir rol oynadığı bir ülkede, "etnik" bütünlük gösteren bir komünist partisi olur mu? Bir ülkede birden çok ulusal aidiyet iddiasındaki topluluk bulunduğu zaman nasıl davranılması gerektiği ile ilgili, çağdaş politika biliminin sınırsız kaynağı vardır. Bunları bir yana bırakın, daha l.Dünya Savaşı'nın hemen ardından, (Savaş Balkanlar'daki Ulusal Sorun yüzünden çıkmıştı) hem ABD Başkanı Wilson ve hem de Vladimir İliç Ulyanof yani LENİN, bugün bile uygulanabilecek bir takım ilkeler ortaya koymuşlardır. Şimdi o ayrıntıya girmek bu yazının sınırlarını aşar ama aslolan, çözümü demokraside aramaktır! Lenin'in önerdiği bir tek çözüm vardır: Sandık!

"Ya yerel parlamentoda veya doğrudan doğruya bir referandumda tüm halkın önüne konulacak bir sandık, eğer tam demokrasi koşullarında oylanmışsa, ayrılık hakkı da dahil, her türlü sonucu haklı kılar" der, komünizmin iki fikir babasından biri olan, Lenin... Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı isimli kitabında...

1950'de kendi halkının ENOSİS Plebisiti yapması kampanyasının başını çekmek konusunda kilise ile kavga eden AKEL, tarihi boyunca Kıbrıslı Türkler'in de bu hakkını tanımaktan kaçınırken, hep "ayrılıktan yana oy kullanırsanız, ada bölünür" derdi... Şimdi, oyun renginin "birlikten yana" olduğu meydanda olduğu halde, yine kıvırtıyor... Nedir bu?

1990'da kendilerini tanıdıktan sonra, AKEL'e hiç sempati duymadım... Öyle görülüyor ki Hristofyas yönetiminin son herzesinden sonra, artık hayat boyu barışmamız olanağı da kalmayacak... Kıbrıs'ı bir Helen Adası ve Kıbrıslı Türkler'i de bu adanın gereksiz bir ayrıntısı, geçerken uğrayan kendigelenler, Türkiye'nin adadaki stratejik uzantısı, kendilerine "eyvallah" demesi gereken bir azınlık, dikkate alınmasa da olur bir cahiller kümesi sanmakta, kendi faşistleri ile yarışa yarışa, dünyayı hem bize zından ettiler, hem de kendi halklarına. Halâ bizimle anlaşmaya değil; bizi yenmeye uğraşıyorlar! AB'a tek başlarına girip, sonra da bileğimizi bükerek, bizim de kendilerine eklemlenmemizi sağlamaya çalışmaktan başka hiçbir şey değildir son taktikleri.

Ayıplar olsun, taşıdıkları komünist sıfatına, enternasyonalistlik iddiasına! Anlaşırız ama yenilmeyiz... Daha yürümemiz gereken uzun bir yol var anlaşılan... Biz kendi "evet"imizi çıkaralım! Görülüyor ki bunları da yenmemiz lâzım...Yeneriz! Ne gam!

Bu yazı burada bitmişti...BU sabah ( 11.4.2004) Kıbrıs gazetesinde bu arada, bu tayfanın Serdar Denktaş'la gizli görüşmeler yaparak, bu dolabı birlikte çevirdikleri yazıyordu! Ne güzel bir ittifak?! Denktaşlar, kilise ve komünistler... Hepsine de koca bir maaşallah! Demek AKEL, bu yanda nihayet bir acenta buldu! Hayırlı olsun... Bu memleketi hep beraber bu hale getirdiler, şimdi de tüy dikmeye uğraşıyorlar...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.