AKEL'e son mektup

loading
3 Haziran, Çarşamba
£

8.47

7.55

$

6.74

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

AKEL'e son mektup

Bizim KÖGEF'i yönettiğimiz günlerde, Dimitri Hristofiyas da EDON Genel Sekreteri idi... AKEL'in başına geçtikten sonra, birden farklılaştı... Şimdi çektiği sıkıntının altında, o farklılaşmanın izleri var... Kendini Ulusal Konsey'le sınırladı, bizim tarafta sağın o "bakın onlar hep beraber davranıyorlar" tuzağında, New York'a kadar "kararı Ulusal Konsey'de alacağız" diye diye, toplumda red cephesinin ön almasını bekleyip, sonra da "eğilim reddetmekten yanadır, erteleyelim" noktasına geldi!

Bu "toplumun eğilimi" meselesi, Kıbrıs Helen solunun ezel ebed en büyük meselesidir. 1931'de KKK (Kıbrıs Komünist Partisi) Yunan Bağımsızlık Günü'nde Limasol'da Yunan bayrağını gönderden indirip yaktıktan sonra doğan kilisenin tepkisinden ürküp, ENOSİS çizgisine döndü; parti lideri Vatiliodis, isyan eden papazların gidip elini öptü ve vali konağını yakmaya onlarla birlikte gitti! Ortak bir Kıbrıs Solu'nun doğmasını o gün engelledi... Bir daha ortak bir hareket örgütlemek, söz konusu olamadı!

1948'de ünlü Lefke Grevi'nin hemen ardından, grevin önde gelen örgütleyicisi Ziartides, yanına Yuannou'yu da alarak, Yunanistan dağlarında Yunanistan Komünist Partisi lideri Zachariades ile buluşmaya gitti. Yunanistan'da iç savaş devam etmekteydi ve Yunanistan komünistlerinin, kendi halklarına ulusal çıkarları da savunduklarını ispat etmeleri gerekiyordu. Zachariades, bunlara ENOSİS savunmalarını dikte ettirdi! Dönüp politikalarını değiştirdiler. Karşı çıkan genel sekreter Plutis Sarvas'ı, partiden attılar. Altı ay önce birlikte grev yapan işçiler, altı ay sonra yapılan belediye seçimlerinde %60 oranında kilise yanlısı partilere oy verirken; Türk tarafında da Dr. Küçük'ün partisi, oyların %60'tan fazlasını aldı...

AKEL'e, hele tabanını oluşturan işçiler ve köylülere hiçbir garezim yok! Ne var ki bu ülke halklarının bölünmesinde, onların payı ülke sağlarından hiç de geri kalmıyor. Sağ, sağlığını yaparken; sol üzerine düşeni yapacak yerde, "eğilim böyledir, ne yapalım?" demeseydi, bu ada bugün bambaşka bir yerde olabilirdi. Mesele, geçmişte kimin ne yaptığını hatırlatarak intikam alma, onu bunu suçlama, "siz yapamadınız, biz yaptık" demek değildir. Sorun, 1931'de, 1948'de, 1950'de, 1958'de, 1963'te ve 1968'de devamlı hata yapa yapa Kıbrıslı Türkler'de kendilerine güvenin zerresini bırakmayan AKEL yönetiminin, bu kritik dönemeçte yapacağı bir yeni hatanın, adaya çok pahalıya mal olacağının kendilerine hatırlatılması ve Kıbrıs Solu'nun iki ayağı arasında da güvensizlik yaratırlarsa, ileride Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'ni nasıl yöneteceğimizin, barışı nasıl inşaa edeceğimizin sorulmasıdır. Hristofyas'ı anlıyoruz ama hak veremiyoruz. Lenin'in hangi eserinde, küçük halkın birlikten yana oy kullanacağı apaçıkken, büyük halkın komünistleri'nin "halkın eğilimleri böyle" diyerek, birliği reddetmesini izah edecek bir satır yazı var? Komünistler'in görevi, halkın eğilimlerini peşine takılmak mıdır, yoksa halka öncülük etmek mi? Kuzey'deki solun, şartlara teslim olduğunu kapalı kapılar ardında telaffuz ettiğini bildiğimiz Dimitri Hristofyas, kendisi eğer ulusçu önyargılara teslim olursa, yarın birgün bizden güven isteme hakkını nereden bulacaktır? Solu bile bölünmüş bir adada, ortak vatanı biz nasıl kuracağız?

Tarih boyunca yaptıkları her hatanın altında bu "halkın eğilimi" izahı bulunan güneydeki dostlarımız; o eğilime karşı çıkmaya geç kaldıkları için şimdi bazı sıkıntılar yaşayacaklardır ama çok iyi anladığımız planın uygulanması ile ilgili kaygıları giderildikten sonra; eğer bu tavırda devam ederlerse, önümüzdeki yıllarda hep beraber çok daha büyük sorunlar yaşayacağımızı, artık anlamalıdırlar...

Gençliğimizin rüyasına ulaşmamıza üç gün kaldı Dimitri! Ya bize yardım edeceksin ya da tarihe "küçük halk birlikten yana oy verirken; büyük halkın birliği reddetmesini destekleyen bir komünist" olarak geçeceksin... Güzel bir tanım değil ve gençliğimizin hatırına, bunu hiç istemiyorum. Hadi, uzanan elimizi sık! Bu işi bitirelim... Göreceğin zararı, sonra hep birlikte telafi ederiz...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.