Serdar Denktaş- CTP'de Tavla-UBP'de Andrez Oynama

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Serdar Denktaş- CTP'de Tavla-UBP'de Andrez Oynama

Serdar Denktaş- CTP'de Tavla-UBP'de Andrez Oynama ve Siyasetin Hal-i Pür Melaline Bir Bakış

Partiden ben çıkarken, "Serdar Denktaş ziyarete gelmek istiyor" diyen bir telefon, ortalığı birbirine katmış bulunuyordu. Neden derseniz? Çünkü sabah da bana açılan bir telefon, "Gel de Serdar Denktaş Lefkoşa'dan, Ejder de İskele'den Belediye Başkanı oluyorlarmış, yeni oluşan durumu konuşalım" demişti… Ondan…

Serdar, benim kişisel dostum… İki parti binaları zaten komşu, geçenlerde park yerinde buluştuğumuzda, beni kahve içmeye davet ettiydi, henüz gidemedim! Ayıp olacak! Yazı da yazmam lâzım! "Bu kadarına dayanamam, ben gideyim" deyip, çıktım… Çünkü gün boyu konuştuğumuz şeyler, insanın aklını durduracak şeylerdi. Arada bir tekleyen bir kalbim var bilirsiniz; ne olur, ne olmaz deyip, tüydüm…

Sabah partiye gittiğimde de birisi, "Her memlekette gece yarısından sonra tanklar çıkabilir sokaklara, bizde sarhoşlar" dediydi…

Eve gelip, yattım… Uyandığımda, Serdar bizim partinin avlusunda, Ferdi ile tavla oynamaktaymış… Hayırlı olsun. Siyasetçilerin savundukları fikirlerin çatışmasıyla, kişisel dostlukları arasındaki ilişki, bir türlü anlaşılabilmiş değil ama yıllardır meclis binasında her gün birbirlerinin yüzünü gören insanların, bazen oturup tavla oynaması da yadırganmamalı tabii. Sizin tam karşıt görüşlere sahip arkadaşınız, akrabanız, tanıdığınız yok mu?

Demirel, bir defa daha haklı çıkacak galiba… Hazret bilindiği gibi, "dün dündür" gibi, "siyasette yirmi dört saat, yeterince uzun bir zamandır" gibi vecizelerin sahibidir. Peki, bu olayı, iki eski dostun karşılaşıp tavlaya oturması biçiminde ele alabilir miyiz?

Hayır…

Çünkü son günün gelişmeleri, aslında çok bilinmeyenli bir denklemi çözmek kadar zor bir durumu ortaya çıkarmıştır ama siyasetin kolay bir iş olduğunu, kim söylemiş? Bir yandan yerel seçimler, öte taraftan hükümet kurma çalışmaları, beri yandan 26 Temmuz'da başlayacak olan Kıbrıs Müzakereleri… Hele sayın Eroğlu'nun, seçim öncesi söyledikleri ile seçim sonrasında söylediklerinin çelişiyor olması, aslında acaip derecede kaygan bir zeminin ortaya çıkmasına neden oluyor. Buna, UBP Genel Başkanı'nın "geçici" olduğunun ilan edilmesini de ekleyin, kurulacak hükümetin ömrünün de Kasım ile sınırlı olduğunu hesaba katıp, öte yandan sayın cumhurbaşkanı'nın "yıl sonuna kadar çözüm" lâflarını da hesaba katın, aslında meselenin ne hükümet kurmak, ne de belediye başkanı seçmekle sınırlı olmadığını, köklerinin çok daha derinlere inmekte olduğunu anlarsınız. Kimisi için bu durum, gerçekten de önümüzdeki yerel seçimleri kazanma yarışıdır. Ama bazılarının aklında da bu, hükümete girip, müzakereleri engelleme, ya da katkıda bulunma fırsatı olabilir. Başka bazıları, bu durumdan, partilerine avantaj sağlanacak en elverişli ortamı çıkarmanın fırsatı diye yararlanma anlamını çıkarırken, daha başka bazıları UBP'nin hükümet kurmasını engelleyip, 3 ay sonra erken seçime gitme hesabını da hayata geçirme fırsatı olarak yararlanma ve "anlaşma" eğer olursa, o sırada hükümette olup, onu engelleme ya da katkıda bulunma fırsatı olarak yararlanmaya çalışıyor olabilirler.

Bir yandan CTP ile yerel seçim işbirliği konuşurken, öte yandan da UBP ile koalsiyon şartları görüşenler de var örneğin… Öyle ya da böyle, bu konuda da gün boyu bilgi yağdı, durdu meselâ… Günahı söyleyenlerin boynuna mı diyelim? Hayır… Her parti, bu kadar çok bilinmeyenli öge içeren bu durumdan, kendine göre, kendisine en yararlı sonucu çıkarmaya çalışıyor!

Kendi durumunu koruyan ve "görüşülen" iki parti var: UBP ve CTP…

Bu da niçin birinin sağda, ötekininse solda merkez partiler olduğunu gösteriyor. Çünkü her ikisi de her duruma uygun kendi çözümlerini toplumun önüne koyma çalışmalarını zaten yapmış, bağlaşıklı veya bağlaşıksız, önümüzdeki yerel seçimler, hükümet ve eğer olacaksa erken seçim için, kendi yol haritalarını, kendilerine göre çoktan belirlemişler. Ne yapacaklarını biliyorlar ve her duruma göre alternatifli hareket planları var…

Son aldığım haber, UBP ile DP'nin uzlaştığı yönünde…

Bir yazı yazılıp bitirilene kadar, durumların değiştiği oynak bir zemindeyiz!

Mesele Serdar'ın gelip CTP avlusunda tavla oynaması değil, yaptığı blöfün işe yaraması… Yarım saat içinde, durumlar birbirine dönebiliyor. Siyaset bu…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.