Bu Makarios başka Makarios

loading
25 Kasım, Çarşamba
£

10.66

9.51

$

7.99

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Bu Makarios başka Makarios

Sevgül ile Makarios Drusotis, nefis bir ropörtaj ortaya çıkarmışlar... İlgi ile okudum. Drusotis'in anlattıkları, bu işleri kuzeyden kurcalayanlarla, güneyden kurcalayanların ortak tespitlere varmasının bir örneğidir.

Bana göre bu söyleşide, birkaç tane müthiş saptama var.

Bunlardan ilki, 1957'den itibaren Kıbrıs konusunda insiyatifin İngiltere'de değil; ABD'de olduğunun, saptanması! Bu gerçekliği ilk saptayıp bizim de gözümüze sokan, Doğan Harman'dır. (Bkz. Dr.Doğan Harman. AKEL, Emperyalizm ve Kıbrıs. Kıbrıslı Yayınları) Ben de Doğan'ın bu tespitini Kıbrıslı Türkler'in Tarihi'nin son cildinde kullanmıştım. Bunun önemi ne? TMT'yi İngiliz'in kurdurduğu iddiasını, açıkta bırakması. "Bir üs olarak Kıbrıs" politikasından; ABD direktifi ile "Kıbrıs'ta bir üs" politikasına geçen İngiltere'nin, artık adayı bölmek gibi bir hedefi, yoktur. Kendi üslerini elde ettikten sonra, ENOSİS de olsa, Taksim de onların umurunda, değildir. 1964'te adaya NATO kuvveti sokmaya kalkışıp, Makarios'un direnci ile karşılaşınca, nasıl onbin Yunan askeri soktularsa, adayı Türkiye mi kontrol edecek; Yunanistan mı, onlar için farketmemektedir. TMT'yi kuran, Türk gizli servisleridir. İngiltere çıkacaksa, adadan bir pay koparmak o günlerde ancak Türliye'nin işine gelirdi... "Angloamerkanlar", artık üs karşılığı adadan çekilmek ve bunu yaparken de mümkün olduğunca başlarının ağrımaması derdindeydiler. Ha, Gladio bağlantısı üzerinden başka ilişkilendirmeler yapılabilir ama o değişik bir konu...

Drusotis'in ikinci saptaması, daha da önemli...

Diyor ki:" 1963'te, Rumlar savaşmaya hazır değildiler. 1965'e kadar da değildiler."

Bu saptamayı da ondan çok önce Arif Hasan Tahsin yapmıştır. (Bkz. Arif Hasan Tahsin. Geçmişten Geleceğe Bir Kıbrıs Hikâyesi. Işık Kitabevi Yay.) Arif Hoca, 1963 Aralığı'nda, kumandanı olduğu Fota mücahitlerinin Dar Boğaz'ı işgal etmesini anlatırken, bu iddiayı ileri sürer ve der ki :" Rumların silah gücü bizimkinden zayıftı. Boşta oturan Kaymaklı ve Gönyeli mücahitlerini emrime verselerdi, Girne'yi o zamandan alır; dış dünyayla teması sağlar, Kıbrıs Meselesini bitirirdim.Bunu önerdim ama reddedildim. Böylece bir mandraya kapatıldık Oturun, sizi biz gelip kurtaralım denildi..."

Drusotis, Rumlar arasındaki gizli örgütlenmeleri anlatırken, Arif Hoca'yı doğruluyor.

1964 Mart'ı, netameli bir aydır... 4 Mart 1964'te Güvenlik Konseyi'nin ünlü kararı alınmıştır. Yani adanın yasal hükümetinin, Makarios olduğu karara bağlanmıştır, Türkiye'nin onayıyla! Yanlış anımsamıyorsam, Boğaz/St. Hilarion çatışmaları, bundan birkaç gün sonradır. Veziroğlu, Kıbrıs'ın Sesi radyosundan "iki tarafın sahra topçusunun ateşi dağları titretti" diye aslanlar gibi kükrüyordu. Sesi halâ kulağımda... Ondan birkaç gün sonra, Gaziveran/Çamlıköy Çatışmaları, Şubat ayı başları ve ortalarında, Baf Çatışmaları ve Limasol Çatışmaları yer almıştır. Ama adaya NATO gücü gönderilmesi önerisinin o ay içinde reddedildiğini ve o ay içinde adaya 10bin Yunan askeri çıkmasına Türkiye ile bizim liderliğin hiç itiraz etmediklerini, dün gibi anımsıyorum. Nisan ayında iki Kıbrıslı Türk, silah yüklü bir araba ile yakalanırlar. Avukatları A.M.Berberoğlu'dur. Dava Yüksek Mahkeme'de görülür ve Başsavcı Tornaridis, Türkler'in devletten gönüllü olarak ayrıldıklarını ve geri gelmediklerini iddia ederek, uluslararası hukukun bir kuralını, Zaruret Hali Doktrini'ni ileri sürer. Davayı kazanır ve bizim 1960 Cumhuriyetinin yönetiminden dışlanmamız böylece yasallık da kazanır. Dış hukuk ile iç hukuk, birbirine uydurulur.

Birkaç yıl sonra da Berberoğlu, "vatan haini" olmakla suçlanır!

Birileri, bir dolaplar karıştırmış, bu kesin...

Ama acaba Berberoğlu mu?

Makarios Drusotis söyleşisi, aklıma bunları getirdi...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.