Dünya Barış Günü

loading
23 Kasım, Pazartesi
£

10.49

9.33

$

7.88

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Dünya Barış Günü

1 Eylül 1939 günü, Nazi orduları savaş ilan etme gereği dahi duymadan, Polonya sınırlarını aştılar. O güne kadar Almanya, önce ayni ırktan geldikleri varsayılan ve Almanca konuşan Avusturya ve SUDET bölgesinde altı milyon Alman yaşayan Çekoslavakya'yı yutmuştu. Avusturya'ya sesini çıkaran olmamış, o zamanlar kişi başına düşen milli geliri dünya ikincisi olan Çekoslavakya içinse, İngiltere ve Fransa'nın adeta mırıldanırcasına itirazları, Hitler tarafından kaale alınmamıştı.

Çekoslavakya için Münih'te yapılan konferanstan ülkelerine dönen İngiliz başbakanı Chamberlain ve Fransa başbakanı Deladier, halklarına barış müjdesi getiriyorlardı! Çekleri Hitler'in insafına terk etmiş ama barışı kurtarmışlardı! Öyle sanmaktaydılar.

Nazi orduları Polonya sınırını aşınca, yaptıkları hatanın boyutunu anladılar ama artık çok geçti! Almanya'ya savaş ilan ettiler… Almanya'nın buna cevabı, Polonya'yı ezmekle kalmadı, İngiliz ve Fransızlar'ın Belçika'daki birlikleri de Almanlar'ın elinden zor kurtuldular. Deladier, Paris'in Alman çizmesi altına girdiğini de gördü! Chamberlain o kadar şanssız değildi!

İngilizler onu başbakanlıktan indirmekle yetindiler. Yerine, yaşlı kurt Winston Churchill geçti… RAF İngiltere üzerindeki hava savaşını kazanmasaydı, Londra da Alman çizmesini görebilirdi… O ünlü sözünde söylediği gibi, "Tarihin hiçbir döneminde, bu kadar çok insan, bu kadar az insana, bu kadar fazla borçlanmamıştır." Bir avuç pilotundan bahsediyordu…

Bütün bu olayların sonucu, dünyanın hep birden savaşa girmesi ve tarihin en büyük yıkımının yaşanmasıdır. Sonunda Atom bombası da kullanılan bu savaş, insanlığa 60 milyon ölü, sayısız sakat, yıkılan mahvolan şehirler, ülkeler ve tarifsiz acılara mal olmuştur. İşin başında Almanya ile anlaşarak, Polonya'yı paylaşmakla kendini kurtaracağını uman Stalin'in Rusya'sı, belki de en büyük faturayı ödemiştir: 20 milyon ölü…

İşin ilginç yanı, iki savaşı da Avrupalılar'ın çıkarmasına karşılık, savaşın sonucunu ABD'nin işe karışmasının belirlemesidir. O yıkımın sonunu, kendi anavatanının yıkılmasını önleyebilerek getiren ABD, bu savaştan sonra dünyanın en önemli gücü haline gelebilmiştir. Bütün askeri güçlerini o savaşta harcamak zorunda kalan İngiltere ve Fransa'nın sömürge imparatorluklarının savaş sonunda elden çıkması, doğu Avrupa'da yetmiş yıl sürecek olan bir Rus uydusu rejimler sisteminin ortaya çıkması da cabası…

Eski kıtanın, Almanya da dahil, bugünkü birleşme çabalarının altında, o yıkım yatmaktadır. Çünkü o güne kadar dünya Avrupa'dan yönetilirken, ondan sonra artık Atlantik ötesinden yönetilir olmuştur. Dolar'ın ana para olması, IMF'i ile Dünya Bankası ile dünya finans sisteminin ve hatta BM ile politik sistemin merkezinin de ABD'ye taşınması, dünyanın yönetsel merkezinin, her anlamda Atlantik/Pasifik eksenine kayması da o yıkımın etkileri arasındadırlar.

Bizim ülkemizde de aslında nerede ise 1700'lerden beri devam eden "cemaatlar arası" sürtüşmenin, birden bir dünya meselesi haline gelmesinin nedeni de o savaştır. Çünkü Orta Doğuda'ki petrol hisselerinin çoğu ABD şirketlerinin eline geçip, İngiltere hisselerini de kaybederken, Hindistan ve Mısır'ı da kaybedince, Kıbrıs bir açıdan kendisi için önem kazanmış ama öte yandan da adayı ve bölgeyi yönetecek gücü elinden kaçırmıştır. 1956'da Bandug Konferansı ile ipleri eline alan, ABD'dir…

1 Eylül, bütün bu gelişmelerin başlangıç noktasıdır. Milyonlarca ölü ile kurulan yeni bir dünya nizamı! Atom bombaları… Yanan şehirler, çocuklar, kadınlar…

Önce dünya solu, bu günü, Dünya Barış Günü olarak kutlayarak, bir daha böyle bir yıkımın yaşanmaması için, insanların zihnine kazımaya çalıştı… Şimdi de bütün dünya… Bugün altmış milyon ölünün anısına, herkes itikadınca bir dua gönderiyor… Bir daha yaşanmasın, insanlar insan eliyle öldürülmesin diye…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.