Si amigo mu desem?

loading
2 Haziran, Salı
£

8.51

7.57

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Si amigo mu desem?

Hemşerimiz gazeteci Metin Münir, nihayet Kıbrıs'a gönül düşürdü. Münir, Kıbrıs hakkında yazmaya, konuşmaya başlayıp, pek çok konuyu tartışmamızın, önünü açıyor. Geçen akşam, Işık Kitabevi Kitap Fuarı'nda bir panele katılan sayın Münir, demiş ki: " KKTC'de özel sektör yok!" Bence, haklı. Özel sektör, devlete rağmen var olan teşebbüs tekelidir. Devleti de o yönlendirir.

Bizdeyse özel sektör dediğimiz kesim, hükümete geleni gözetler ve ona yakın durmaya çalışır. Neden? Çünkü aksini yaparsa, batar! Batırılır… Yâni ekonomiyi devlet yönlendirir. Hiç kusura bakılmasın ama bunun adına kapitalizm, teşebbüs özgürlüğü demek mümkün değildir. Sosyalizm, komünizm veya buna benzer başka bir şey de demek mümkün değildir. Bu kendine özgü, dünyada eşi menendi olmayan bir durumdur. İşte bundan dolayı, bir süre önce ayni yazarın köşesinde Kıbrıs ile ilgili olarak yaptığı eleştirilere katılmış ama çözüm önerilerine karşı çıkmıştım. Gerekçemi bir daha yazayım:

" Bu durum, kötü yönetimle ortaya çıkmış bir kaza değildir. Bu durum, özellikle, böyle olsun diye bilhassa tasarlanmış bir durumdur. Dolayısıyla genel ekonomi kuralları ile açıklanamaz. Kendi özel kuralları ile açıklanabilir. Dünya finans sisteminin dışındaki bir toprağı finans merkezi, dünya ulaşım sisteminin dışındaki bir ülkeyi turizm cenneti, dünya akademik sisteminin dışındaki bir ülkeyi üniversite üssü, dünya ticaret sisteminin dışındaki bir ülkeyi off-shore beldesi, iletişim sisteminin dışında bilişim merkezi, yaparak kalkınmaya uğraşmak, suyu yerin yedi kat altından çıkaran bir ülkede sera çiçekçiliği yapmayı önermek, Franz Kafka'nın bile aklına gelemeyecek bir absürdlük şahikasıdır. Bu modeli dizayn edenler, ya Kafka'nın böceğe dönen adamından daha çok dünyadan kopmuşlardı veya bile bile bunu yaptılar. Kurtulmak için, oluştuğu şartları ortadan kaldırmak lâzım… Gerisi lâfı güzaf… "

Öte yandan biliyorsunuz ekonomik olarak kalkınıp, GSMH'ımızı Kanada düzeyine çıkarmak üzere beyin patlatanlarımızın bulduğu bir diğer seçenek de Kongre Turizmi'dir… Genellikle gelenleri biz bile tanımaz, söylediklerini de yalnız biz duyarız, ama olsun. Yerel basınımızdan öğrendiğimize göre, Nobel Ekonomi Ödülü'ne aday gösterilmesi beklenen Arjantinli iktisatçı Guillermo Calvo da Türkiye Ekonomi Kurumu tarafından, 1-3 Eylül tarihleri arasında Girne Acapulco Resort Hotel'de düzenlenen, 2. Uluslararası Ekonomi Konferansı'na katılanlar arasındaymış. Bir TV programına katılan Calvo, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kendi parasını basamadığını ancak arkasında Türkiye'nin olduğunu söyleyerek, demiş ki: "Aslında bu güzel ada, bir ada değil. Ada deyince izole bir yer algılanır. Kuzey Kıbrıs Türkiye ile çok bağlantılı. Türkiye ile ticaretiniz var. Aynı para birimini paylaşıyorsunuz. Ve kendi paranızı basmıyorsunuz. Dolayısıyla konuşulacak bir para sisteminiz yok. Mesela İtalya'nın da para politikası yoktur çünkü kendileri para basmazlar, Euro kullanırlar. Euroyu da Frankfurt'taki ECB (Avrupa Merkez Bankası)'den alırlar. Para politikası açısından İtalya'dan çok farklı değilsiniz… ticari politikalarınız tek bir ülkeyle ticaret yaptığınız için çok sınırlı. Sizin zenginliğiz Türkiye'nin zenginliği tarafından belirleniyor. Banka düzenlemelerinde ve mali politikalarda çok dikkatli olmanız dışında söylenecek çok bir şey yok. Türkiye arkanızda oldukça hayatın keyfini çıkarın." (Kıbrıs Postası 4 Eylül 2010) Günaydın! Bir bakışta gördü… Biz buradan bakınca göremiyoruz… Ormanla ağaçlar meselesidir…

Ben, Nobel'i verdim gitti… Bizim LAÜ'nün eski rektörü de Nobel veren komiteye seçildiydi ya!( (http://www.sabah.com.tr/2007/05/17/) Hani Rumlar da marazlarından yalınayak yattılardı geceleri! Söyletelim de sahip çıksın bu adama, yazıktır. Sayın Calvo da teşekkür babında bizim anlatamadığımızı, Türkiye medyasına da anlatır artık… Sen sağ, ben selâmet…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.