"Kıbrıs`ta camii yaktık biz"

loading
20 Eylül, Pazar
£

9.76

8.95

$

7.56

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

"Kıbrıs`ta camii yaktık biz"

Emekli general Sabri Yirmibeşoğlu, demiş ki:

""Eğer bir yerde halkın galeyana gelmesini bir mukavemet hareketini göstermesini arzu ederseniz sizin saygın değerlerinize düşmanın, karşı tarafın bir şey yaptığını, küçültücü hareket yaptığını gösterirseniz, halkı galeyana getirirsiniz. Özel Harp'te bir kural vardır; halkın mukavemetini artırmak için düşman yapmış gibi bazı değerlere sabotaj yapılır. Bir cami yakılır. Kıbrıs'ta cami yaktık biz…"

Paşa, TMT'nin örgütleyicileri arasında, müstesna bir yere sahip… İstanbul'daki 6-7 Eylül Olayları'nı düzenleyen adam olduğunu da bir süre önce kabul etmişti. Oysa Yassaada'da rahmetli başbakan Menderes o kırımla suçlanarak, asıldı!

Paşa'nın ağzından kaçırdığı itiraf, bizim burada da o cenahın bilinen isimlerinden Hasan Keskin'e sorulmuş. Keskin demiş ki: ","Paşam öyle diyorsa öyledir herhalde… Özel Harekat Dairesi böyle bir şey yapmış mı yapmamış bilemiyorum ama TMT'nin böyle bir olayla ilgili hiçbir bilgisi yoktur." Hasan, akrabamdır… Sözü edilen yıllarda, olsa olsa 16-19 yaş arasında bir delikanlı… TMT üyesi olmuş bile olsa, böyle gizli kararlardan haberdar olacak bir durumda olması, düşünülemez… Çünkü yaşı tutmaz… Paşa, o yıllarda burada görevli imiş baksanıza! TMT'de değil de herhalde Regis Dondurma fabrikasında çalışıyor değildi…

Paşa, bu günlerde eski cumhurbaşkanı Özal'a suikast düzenlemekle de suçlanıyor!

Düşündüm düşündüm, paşanın burada görevli olduğu yıllarda, öyle halkın infialine neden olacak; insanları "milli dava" doğrultusunda kışkırtacak önemde bir camiinin ne zaman "yakıldığını", hatırlayamadım ben… Peki, o dönem böyle toplumsal başkaldırıya neden olabilecek, bir camii meselesi yaşandı mı? Evet, yaşandı…

1962 yılında, Bayraktar Camii, bombalandı… Osmanlı ordusunun şehre girdiği yer olan Costanza Burcu üstünde yer alan ve efsaneye göre, ordunun sancağını taşıyan askerin vurulup öldürüldüğü yere gömülmesi ile ortaya çıkan bu türbe ve camii, Kıbrıslı Türkler'e göre, kutsiyetini sonuna korumuştur. Yanlış hatırlamıyorsam, 1962 yılı Mart ayı sonları veya Nisan ayı başlarında, bir gece Lefkoşa'yı sarsan bir patlama ile, camii harabeye çevrildi. Hemen yanı başındaki Tahtakale semti, Rum fanatikler ile milliyetçi Türk esnafın sürekli çekişmesi ile ünlü olduğundan, tam da ses getirecek bir hedefti… Filozof Necmi Bodamyalızade, olay yerine ilk yetişen kişi olup, yıkılan türbe sandukasında, o güne kadar bilinmeyen el yazması bir de Kur'an-ı Kerim bulmuştu. Yanlış anlaşılmasın, Filozof'un işle bir alâkası yok!

Bayraktar Camii'nin bombalanması ile adada yer yerinden oynadı… O dönem, Ankara'da iktidarda olan MBK Hükümeti ve adadaki büyükelçisi, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamından yanaydılar. Bu bombalanma olayı, toplumlararası barışın köküne kibrit suyu dökeceği için, herkes bundan rahatsız oldu. Elçi de dahil... O zamanlar egemenlerimiz Ankara'da hükümette olan DP ile içli dışlıydılar. Onlara karşı olanlarımız da CHP'ye yakın. 27 Mayıs Darbesi, bizimkiler tarafından çok sevilmedi. Hükümeti de… Karşıt olanlarımız ise, hemen onlara yaklaştılar. MBK Hükümeti ve büyükelçi o bakımdan bizim muhalif çevrelerimize yakındı. Onlar da Ankara hükümetinin politikasına uygun olarak, cumhuriyetin devamını savunmaktaydılar… Milliyetçi Türk gazeteleri, "Rumlar mabedlerimize saldırıyorlar "diye ortalığı birbirine katarken, elçiye yakınlığı ile bilinen zamanın Cumhuriyet gazetesinde, camii'nin Türkler tarafından bombalandığı iddiası ileri sürüldü. Ortalık toz duman oldu…

Nisan ayı çıkmadan, o gazetenin iki yazarı, Ayhan Hikmet ve Ahmet Muzaffer Gürkan, öldürüldüler… Aynı gece…

Şimdi elli yıl sonra, TMT'nin örgütleyicilerinin başında olan biri ansızın ağzından kaçırıyor:

" Biz Kıbrıs'ta camii yaktık…" Paşa karıştırmış! Yakmadılar, ama yıktı birileri…

Avukatlar, doğru söylemişler! Zamanın elçisi, boşuna bağırıp çağırmamış…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.