Yediler Türbesi de mi kaybolsun?

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.55

7.69

$

6.76

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Yediler Türbesi de mi kaybolsun?

9 Eylül 1570 günü, Osmanlı ordusu Lefkoşa'ya girdiğinde, Bayraktar Burcu ile Saray arasında, Venedikliler ile vuruşa vuruşa ilerlendi. Bu çarpışma esnasında şehit olanlar, savaştan hemen sonra, öldükleri noktalara defnedildiler. Bu bakımdan, Lefkoşa sokaklarını dolduran "şehidalar" hep bu güzergâh üstündedirler. Ben, başka hiçbir şehirde, böyle sokak aralarında, ev duvarlarında, dükkân vitrinlerinde yatan ölüler görmedim. Yalnız bizde vardır ve dikkat buyurunuz, Costanza Burcu'ndan, Saraya'a kadar olan alanda vardır. Bir de ana kilise, Aya Sofya etrafında… Çünkü şehir içindeki asıl kırıcı savaş, buralarda cereyan etmiştir.

Bugün güney Lefkoşa'da, ya da doğru dürüst söyleyeyim, Lefkoşa'nın Rum Semti'nde, şimdiki Ledra Caddesi dolaylarında yer alan üç şehid mezarı, 1960 öncesinde yol genişletilecek bahanesi ile yerlerinden, Girne Kapısı Mezarlığı'na taşınırken, kemiklere yapıldığı var sayılan saygısızlık, bizim tarafın 1960'da ayrı belediye isteminin, gerekçelerinden biri olmuştur. "Rum belediyesi, şehitlerimize bile saygı göstermiyor, bizi temsil edemez…"

Osmanlı ordusunun yapısını bilenler bilirler ki kuruluş dönemindeki örgütlenme, sonuna kadar devam etmiş değildir. Ama ordunun iskeletini oluşturan Gâziyân-ı Rûm ve Abdalân'ı RÛm, yâni savaşçı Rum Gâzileri, ile Rûm dervişleri, çok geç tarihlere kadar, ordu içinde yerlerini korumuşlardır. Buradaki Rûm da Hellen manasında değil, Araplar'ın verdiği isimle Roma Toprağı demektir. Yazalım da echel-i cühelâ, azıp kızmasın gene… Kıbrıs'a gelen Osmanlı ordusunda, çeşitli sınıflardan askerlerin inançları bir yana, bir Mevlevi ve bir de Bektaşi taburu vardı, örneğin…

O savaş esnasında, ölen askerler düştüğü yere gömülürken, bu türden dinî motifler taşıyanların gömüldükleri yerlerde, sonradan onların meşrebine uygun, dergâh, tekke, zaviye ve türbeler de oluşmuş ve onların adıyla anılır olmuştur. Örneğin, belediye pazarı köşesinde yer alan, Tabur İmamı Aziz Efendi Türbesi, biraz ötedeki Karababa Türbesi ki bir Rufaî Dergâhıdır, Tantinin Hamamın orda bulunan ve izi kalmayan Kadiri Tekkesi, Asmaaltı dolaylarındaki Kurt Baba Türbesi, Vakıflar binasının karşısındaki bir dükkânın vitrini içinde bulunup, vitrin daha değerli olduğunda şimdi yerinde yeller esen, Akkaş Dede Türbesi, Saçaklı Ev'in yanı başında, Yitik Dede Türbesi… En önemlisi de Costanza Burcu'ndaki Alemdar Baba Türbesi idi…

Şehit türbesini dağıtan Rum olunca, kötü bir şeydir demek ki ama biz dağıtırsak, mesele değildir. Yitip gidenlerin bir kısmını yazdık, kalanların bugünkü haline bakarsanız, birkaç yıla kadar, onların da rüzgâra savrulacağını ve bizim, yüzümüzden suratımızdan utanmadan, bu memlekete köklerimizin salınmış olduğu lâfazanlığını sürdüreceğimiz görülecektir. Örneğin, gidin bakın Kara Baba Türbesi, Yitik Dede kapalıdırlar…

Dolaşırken uğradığım, Lefkoşa'nın en Osmanlı Semti'nde, bölgeye adını veren Yediler Türbesi, kapalı olmanın da ötesinde, tecavüze de uğramıştır! Lefkoşa Yediler Mahallesi'nde yer alan Yediler Türbesi'nin duvarındaki, türbenin adını taşıyan tabelâdaki "L" harfi kazınarak, "Yedi Er Türbesi" haline getirilmiştir. Üçler, Yediler, Kırklar gibi rakamların, hangi mezhebin kutsadığı rakamlar olduğunu bilen bilir… Bunun anlamını da…

1878'de İngiliz adaya geldiği zaman, İstanbul Bâb-ı Maşihat'tan adadaki vakıf malların listesini istedi, aldı ve yayınladı… Orada Yediler Türbesi yazıyor! Hangi gafil kendini şeyhülislâm'dan daha Müslüman zannedip, "revize" etmeye kalkıyor bunları? Biri bomba koyar, camiyi yıkar; öteki dozeri dayar yüzyıllık mezarlığı ortadan kaldırır, beriki gelir caminin adını dedesinin adını koyacak utanmasa, daha öteki gelir, dergâhın, türbenin adını değiştirmeye kalkar. Neden? Bizi kurtaracaklar! Yahu sağ olun, biz beş yüz yıl, siz yokken de vardık… Gene de olacağız… Rahat olun…

Bunların bu memlekete verdiği zararı, İngiliz Evkaf Murahhası Newham vermedi… Toprağı bol olsun, kendisi bir papazdı…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.