Kapitalizm koşullarında sol ekonomi yönetimi

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.47

7.57

$

6.75

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Kapitalizm koşullarında sol ekonomi yönetimi

"Sol" insanlığın özgürlükten ve refahtan eşit pay talep etme hayalidir!

Sol bir parti, ekonominin yasalarının insan iradesinden bağımsız olduğunu bilir! Ama bu yasaları, refahın eşit paylaşılması hedefine ulaşmak için, bütün insanlığın yararına kullanmak marifetini geliştirir. Bu olur mu? Yer çekimi yasası, insanlığın aya gitmesine engel olabildi mi?

Pazar Ekonomisi, aslında "Ekonominin insan iradesinden bağımsız yasalarının önünü açın, altında kalanın da boynu koparsa kopacaktır, ne yapalım?" ana fikrine dayanır. Düşüncenin derinliğinde, gider gider ta Doğal Seleksiyon teorisine dayanır. Yani güçlü olan yaşar, güçsüz olanı doğa temizler, böylece toplumun kalitesi de artar.

Onun tam tersi olacak diye, hatadan hataya düşen, Sovyet iradeye bağlı ekonomi yönetme deneyimi çökünce, ki o tavır ve politika klâsik Marxist düşünceyi anlamayıp, indirgemeye dayanmaktaydı, bayram eden sosyalizm karşıtlarının çıkardığı vaveylâ o boyuta ulaştı ki bu lâf son derecede popüler oldu. Nerdeyse, Marx'ın o ekonomik yasaların irade dışılığı ile ilgili tespitini de içerir bir biçimde anlaşılmaya başlandı. Oysa bu kimin görüşü idi temelde? Adam Smith ve takipçilerinin! Marx yaşarken, Adam Smith yok muydu? Vardı… Kapital'deki birçok tespit, onun görüşlerine karşıdır! Şimdi o haklı çıktı diyeceksek, Marx yanıldıydı da dememiz lâzım. Bu bir hak tabii… Ancak nerede yanıldığını da ortaya koymak gerekiyor. Değer Teorisi mi yanlıştı, Ücret Teorisi mi, Artı Değer Teorisi mi?

Şimdi soruyorum: Sosyal bir Pazar Ekonomisi olur mu? Bakın açıkça söyleyeyim, o teorinin sahipleri açısından bakarsanız, olmaz! Sosyal düzenleme diye pazara yapacağınız her müdahale, pazarı "bozar" çünkü! "Yerçekimi yasası, yer çekimi yasasıdır! İnsan uçamaz!"

Burada ayraç, tercihtir… Yer çekimi yasasına karşın, siz uçmayı mı tercih ediyorsunuz, yoksa onu bahane edip, yürümeyi mi? Hangisi sizin temsil ettiğiniz çıkarlara uygun? Ya da siz o bahane ile hangi çıkarlara yarar sağlıyorsunuz?

Çünkü: Politika bir tercihtir…

Doğru da bir tek mutlak gerçekten ibaret, değildir. Çeşitli sınıf ve katmanların, üretim süreci içinde oynadıkları rollere bağlı olarak, her birinin kendi "gerçeği" vardır! Siz hangisini tercih etmektesiniz? Politik varlığınızı da bu belirler, hangi tanımla tanımlanacağınızı da! Adı her neye çıkmış olursa olsun, sizin ne olduğunuzu, üyesi olduğunuz herhangi bir kurum değil, tercihiniz belirler. Politik bir parti iseniz, bu tercihi ayan beyan, açıkça ortaya koymak zorundasınız! "Bütün toplumun, hepsinin birden çıkarlarını savunuyorum ben" diyemezsiniz! Çünkü toplum, üretim sürecinde çıkarları birbirine antagonist sınıflardan oluşur. Belki iyi bir benzetme değil ama hem katilin, hem de maktülün çıkarları aynı anda savunulamaz.

Kimi tercih ettiğiniz, açıkça ortada olmalıdır. Yoksa size lüzum yoktur politikada…

Bu koşullarda, politika yapmanın, üç yolu vardır: Ya, "biz yanıldıydık" deyip, müesses nizama yamalanacaksınız! Ya, marjinal gruplar halinde, bir köşede memnuniyetsizliğinizi dile getiren bir çevre olacaksınız! Veya zaman zaman hükümete de gelerek, hem genel sosyalizm hedefinize ve hem de güncel iyileştirmelere de hizmet ederek, topluma katkınızı vereceksiniz. İlkini ele almaya da değmez… Ben üçüncü yolu tercih eder, ikincinin pasifizm olduğuna inanırım. Kimse de hallenmesin çünkü bu mesele, ta Lenin zamanından beri tartışılmakta olup, kapitalizm koşullarında uygulanacak politikalar ta o zamandan, "Asgari Program" diye literatüre girmiştir.

Kapitalizm koşullarında, nasıl bir ekonomik program uygulayacaksınız ki hem bütün toplumu yönetebilesiniz ve hem de "sol" kalabilesiniz?

Soru budur…

Çıkıp bugün bile "değeri arz ve talep belirler" diyebilen "teorisyenlerin yapabileceği iş değil bu…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.