Günebakan Kapısı...

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Günebakan Kapısı...

1966 yılıydı… Erenköy mücahitleri geri Türkiye'ye dönmüş, köy halkı kendi kendine kalmıştı… Moraller bozuk! Bizim de Lefke'de bir grubumuz var. Zamanın sancaktarı, gidip Erenköy'de bir moral günü, Yeşilırmak'ta da moral gecesi yapmamızı emretti. Emir demiri keser ama, Erenköy'e girmek öyle şaka değil o zaman…

Bir minibüse doluştuk, Yeşilırmak'ta bir durak yaptıktan sonra, "yallah bismillah" deyip, savaşın acılarını, uçak bombardımanının anılarını henüz çok taze yaşayan aradaki tek Rum köyü, Pirgo'ya hareket ettik. Köyün ortalarında bir yerdeki polis karakolunun önünde arabamız durduruldu.

Önceden BM vasıtasıyla izin alınmış olduğu halde, indirildik… "Haberimiz yok, geçemezsiniz" denilerek, geri gönderildik. Yeşilırmak'tan Lefke ile telsiz bağlantısı kuruldu, emir emirdi! Gidecektik… Tekrar yola düştük, bu kez nasıl olduysa geçtik! Mansura'da bu defa yolumuzu asker kesti! Asker polisten insaflı idi… Bizi onlar da indirdiler ama kendi oturdukları masada yer gösterip, yememiz için incir ikram ettiler. Biz, incirlerimizi yerken, onlar üstleri ile konuşmaya gittiler. Rum ercik geri döndüğünde, " Bütün bu yerler sizindi… Sizinkiler korkak olduğundan, şimdi bizim" gibi bir lâf etti… İncir boğazımızda kaldı… Çocuk aklımla bile, savaşa karşı, insancıl biriydim ama içimden "Ulan" dedim, "size iyi mi yaptılar acaba?"

Ve biz, Erenköy'e vardık! Yolun ortasında dik yukarı duran bir araba vardı, icabında devirip geçişi kapamak için… İlk aklımda kalan o! O zamanlar o köye girmek, öyle her babayiğidin harcı değildi dedik ya… Büyük Dillirga Savaşı'ndan beri, bir efsane idi Erenköy! Son gidişimde yerinde yeller estiğini gördüğüm, kerpiç bir binanın avlusuna halk toplanmış, bizi bekliyordu. Ve Erenköy'de o zaman elektrik yoktu! Veya vardı da ellerindeki jeneratör yakıtı, böyle müziğe harcanamayacak kadar kıttı!

Biz nefesliler ve bateri ile durumu idare ettik… "Kaş kararmadan" Yeşilırmak'a dönmek emrini almıştık, yemek yiyip, hemen ayrıldık… Ayni yolu geri dönerken, Günebakan'a vardığımızda, ferah rüzgârlar esermiş gibi hissettiğim, aklımda… O akşam, Yeşilırmak'ta ışıklar altında çalarken, sanki de bir başka dünyada idik… Orada jeneratör de vardı, benzin de anlaşılan…

Bugün açılmakta olan kapı, işte o Günebakan Kapısı'dır. 1974'ten beri kapalı! Ve doğruyu söylemek gerekirse, bizden çok işte o Pirgo köylülerinin işine yarayacaktır. Ancak, unutulmamalıdır ki açılan her kapı, adadaki durumu normalleştirmeye doğru atılmış bir adımdır.

O bölge insanı, kırk yılı aşkın bir süredir, normalleşmenin, normal bir hayat sürmenin nasıl bir şey olduğunu unuttu sanki! 1963'ten 1974'e kadar, Yeşilırmak'lılar, bir garnizon içinde, kadını, erkeği, çoluk çocuğu ile asker olarak yaşadılar. 74'te her yer alındı, Yeşilırmak fazlaydı herhalde… O kaldı… Kendileri taarruz edip, Türk bölgesi ile kendileri birleştiler! Bu da unutuldu herhalde… Şimdilerde başçavuşlar bile köy kahvesine gidip, insanlara Türk olmayı öğretmeye kalkıyor! Köylünün kendi canı ile kurtardığı, yalnız kanı ile değil, teri ile de suladığı toprağı, her fırsatta, bin bir bahane ile elinden alınmaya uğraşılıyor. Açılışa gitmek isteyen köylüye, "sizi kabul etmem, gelmeyin" denilebiliniyor!

Kendi kanları ile koruyup bu güne gelmesine vesile oldukları topraklarında serbest dolaşmaları bile engelleniyor! Bu kapı, umarım Yeşilırmak'ı da tek yol olmaktan kurtarırken, köylüye de bir yararı dokunur.

Çok zamansız, çok erken ve ansızın kaybettiğimiz, numarasını telefonumdan silemediğim eski muhtar Göksel Kabaran, "Bu kapıyı niçin açmalıyız?" diye soranlara, " Hiç değilse, normal bir köy haline gelmemiz için…" diye yanıt verirdi. Onun ve Musa dostumun emeklerini de unutmayalım…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.