Zaten artık "ekşi"diydi!

loading
25 Kasım, Çarşamba
£

10.65

9.48

$

7.95

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Zaten artık "ekşi"diydi!

Bazan konu bolluğu da bir köşe yazarını yüzsüz ediyor…

Şunu mu yazsam bunu mu demekten, bir türlü yazıya başlayamıyorsunuz...

Dün sabah, bugünün yazısını yazmak için klâvye başına geçtiğimde, resmen o duruma düştüm.

Pek çok konu arasında bugünkü eylemler, özellikle KTOEÖS grevi, Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun Ankara ziyareti, Üçlü Görüşme, Oktay Ekşi'nin bu yaştaki rezil saldırganlığı, Aplıç Kapısı v.s. say sayabildiğin kadar.

Hadi, seç birini bakalım!

Oktay Ekşi denilen adam, gazetedeki "başyazarlık" görevinden istifa etmiş...

Yazarlığa devam edecek anlaşılan.

Tevil yapıyor…

"Çevir kazı" durumu yâni…

Bilmeyenler için tekrarlayalım: Hazret, 29 Ekim günü yazdığı bir yazıda, TC Başbakanı ve birkaç bakanının, "analarını bile satabilecek bir zihniyete sahip olduklarını" iddia etti…

Yer yerinden oynayınca, sonraki baskılarda yazının sonunu değiştirdi…

Baktı olmuyor, ertesi günü özür diledi.

Tabii kendisinin kurduğu ve kayd-ı hayat şartıyla da başkanlığını sürdüreceği anlaşılan Basın Konseyi Başkanlığı, sürüyor.

Oradan gene sağa sola fetva verip, genç gazetecilere "basın etiği" konularında kendince ders vermeyi de sürdürecek!

1960 İhtilâl Meclisi'nde tayinle görev yapıp, o gün bugündür "emekli milletvekili" maaşı ve ayrıcalıklarından yararlanmayı, sürdürdüğü gibi…

Bilen bilir…

İstanbul'da hele eski deyimle Bâb-ı Âli'de böyle tipler vardır…

Bir yandan entelektüel olmaya özenirler, ama öte yandan da eski İstanbul sokaklarının tulumbacılarına haset ederler…

Bunlar, "ağır abi"dirler…

"Eski kulağı kesik"tirler…

Vurdular mı oturttururlar…

Ama öte yandan da "hepsi de okumuş çocuklar"dırlar…

Entelektüel midir, lümpen midir karar verememiş adamlardırlar.

Bazı gazeteler de "halk itibar eder" diye, bunlara sütun verir…

O kontenjandan ömürlerini tamamlarlar…

Şu sıralar, Hürriyet'te sürüsüne bereket…

Annan Planı günlerinde, ben de bu adamla e mail yoluyla tutuştuydum.

Ben yazarım, o cevap verir…

Planı okumamış belli…

İngilizce metni, buna bilhassa attım…

Elifi görse mertek sanacağını biliyorum.

Hiçbir şey anlamadığından, beni terbiyesizlikle suçlayıp, Türkiye düşmanı olduğumu ve kadın doğum uzmanı olduğum için, dünyaya uzmanı olduğum yerin "zaviyesinden" baktığımı yazdıydı…

Hem cahil, hem iddialı…

Keşke saklasaydım…

"Başyazar" olmanın derinliğini anlatmak için güzel bir mektuptu…

Ayni üslûpla yanıtını verince de şaşırıp, çünkü alışkın değil, beni Mehmet Ali Talât'a şikâyet edeceğini söylediydi…

Kendisi Talât'ın arkadaşı imiş…

Ne demezsiniz?

Eminim ki Gorbaçev'in de ahbabıdır, Kennedy'nin de…

Brejnev ya da Kim İl Sung meselâ, mutlaka buna sormadan hiçbir şey yapmazlardı…

Sonradan biz de "milletvekili" olduk…

Bir defasında İstanbul VİP salonunda karşılaşmaz mıyız?

Arkadaşım buna selam verip, sohbete durdu…

Ben, yürüdüm…

O salonda, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile bile, gözlerinden hiç de hoşlanmadığını göre göre, terbiye gereği el sıkışmak zorunda kalmış biri olarak, buna selam vermeyi, zûl addettim…

Diyeceğim, bu adamın adını görüp de kendini bir şey zannedenler, iki kelâm etmeden ne mal olduğunu zaten anlarlar da…

Hayıf, bunu okuyana…

Eleştiri başka bir şey, insanlara Kadırga ağzıyla sövmekse bambaşka…

"Anasını bile satabilecek zihniyete sahip olmak" ne demektir, allahaşkınıza?

Sokakta söyleseniz birine, bizde kesin kavga; Türkiye'de kesin kan çıkar…

Üç defa halkın onayını almış, ülkenin başbakanına söylüyor…

Düşüncesinin derinliğini, görüyor musunuz?

Bu derinliğe danışılıp yönetilmeli ülke…

Yoksa size haddinizi bildirir bunlar…

Seçim de ne?

Siz o meclise girmek için oya mı gerek var sanıyorsunuz?

İşte efendi hazretleri, oysuz moysuz girdi…

Darbe olsa, gene girer…

Meğer bu patronu için başbakandan randevu istemiş, o da vermemiş!

Niza çıkarmasının nedeni buymuş…

Lâ havle…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.