CHP'nin halleri
CHP'de olanları görüyor musunuz?
"Sana ne yahu, CHP'den?" diyebilirsiniz
Çünkü o parti ile bizim "muaşaka"mızın geçmişinden elbette ki haberiniz yok!
İstanbul'daki öğrencilik günlerimizde, o zamanlar Bülent Ecevit'in yönettiği o partinin seçim kampanyalarında az koşuşturmadık!
Sandık görevlisi olmak dahil
Vatandaş olmadığımız halde, seçmen yazılıp oy bile verdik, o zamanlar
O zaman izlediğimiz siyasi çizgi, karşıdaki Milliyetçi Cephe'ye karşı, CHP'yi desteklemeye karar vermişti
Ama, şöyle ya da böyle, partinin harcında, bizim de karınca kararınca birkaç damla terimiz bulunur
Dün gece, bunlar birbirlerini yumruklamaya başlayınca, TV kanalları CHP'ye sabitlendi.
Bir tartışma programında, gazetecinin biri anlatıyordu ki:
Kaset ortaya çıkıp da Baykal istifa edeceğini söyleyince, Önder Sav ona telefon açıp, "Genel Başkan adayıyım, beni destekle" demiş
Baykal da, "Senden genel başkan mı olur? Yürü yahu işine " deyivermiş.
Haklı
Adam tersiyle kavga eden bir adam
Ama demem o değil! Şimdi bu ayrıntı, kasetin nasıl, neden ve kimler tarafından çekildiği kadar, neden ve nasıl servis edildiğine değgin, ciddi kuşkulara da neden oluyor
Baykal'ın yakını Aydın Ayaydın da bu konuşmayı doğruladı.
Meğer, Önder Sav denilen zat-ı muhterem, öteden beri parti genel başkanlığı murad etmekte olup, Baykal kendisini reddedince, Kılıçdaroğlu denilen emekli memuru, sureten desteklemiş
"Memur" deyince, sakın bir aşağılama olarak algılanmasın!
Ama kendine has bir anlayışı vardır memuriyetin ki katiyen siyaset ile bağdaşamaz.
Devr-i iktidarımızda, üst düzey bir bürokrat arkadaş, bana demişti ki:
"Siz ille yeni bir şeyler yapasınız istersiniz. Oysa her yeni şey iki ihtimali birlikte getirir. Ya iyidir, ya kötüdür sonuç! İyiyse, bana ne getirisi var? Terfi mi edecem? Maaşım mı artacak? Sana yarar, ama bana bir faydası yok! Peki ya kötüyse sonuç ne olur? Sen çok çok seçim kaybedersin, ben işimden bile olabilirim. Onun için iyisi mi, hiç dengeleri bozmayalım Bırak her şey olduğu gibi kalsın Durduğum yerde, başımı belâya koyma ihtimalini neden göğüsleyeyim?"
Kendi açısından, belki de haklıdır
Onun için siyasetle memuriyet uyuşamaz
Şimdi, birbirlerine girdiler
Sebep?
Baykal zamanında bunlar kurultayda tüzük değişikliği yapmışlarmış da yüksek yargı partiye bir yazı gönderip, "gereğini yapın, yapınızı tüzüğünüze uydurun" demiş.
Kılıçdaroğlu, "gereğini" yaparken, kendisini genel başkan yapan ama borcu da hiç silmeyeceği belli olan Önder Sav'a biraz dokunmuş.
Zaten Baykal da bu zat-ı muhtereme dokunmak üzere o değişikliği yaptıktan hemen sonra, her ne hal ve hikmetse, mülkiyeti partinin o olan o binada çekilen o kaset piyasaya düştüydü!
Rastlantı tabii
Ne olmak ihtimali var?
Yargıtay başsavcılığı, genel sekreterin gücünü azaltan o tüzük değişikliğini hatırlatınca, Kılıçdar fesini atıp uygulamaya girişmiş, gerekçesi "hukuka uymak"!
Sav ise kurultay toplayıp, tüzük değişikliğini "değiştirmeyi" düşünmüş...
Şimdi çok kızdı, "Ona hukuku öğreteceğim" dedi ki bunun ne anlama geldiğini bilen bilir
Öte yandan, geçen akşam itibarıyla, genel sekreter Sav, Deniz Baykal'ı arayıp, "birlikte davranalım" demişmiş de, Baykal bunu reddetmişmiş
İçinden, "beş ay evvel, aklın nerdeydi?" demiştir
Adamı istifaya zorla, sonra da "ben adayım beni destekle" de
Şimdi dönüp, "birlikte davranalım" buyur
Seçime sekiz ay var, bunlar mahkemeye düştü
Sonra da "kömür dağıttılar" gibi gerekçeler bulacaklar gene
Yazı, dağınık bir şey oldu, değil mi?
Napalım?
Konu dağınık
Atatürk öldüğünde bir dağıldı, bir daha toparlanamadı mübarek
Gitti bir seçim daha
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.