İstanbullu dostum Aslı Durak'a

loading
25 Kasım, Çarşamba
£

10.66

9.51

$

7.99

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

İstanbullu dostum Aslı Durak'a

Bayram üstü sayın Cemil Çiçek geldi, ayarımızı bozup gitti…

Hazretin dile getirdiği, "bu terazi bu sıkleti çekmez" ana fikrine karşı olmamakla beraber, üslubu hepimizi gerdi.

Dostluk ve kardeşliğin yücelmesi gereken bir bayram gününde, bambaşka tellerden çalmamıza neden oldu.

Evet…

Bugün bayram…

Aslında üç gündür bayram.

Ve biz eski bayramlar, nostalji, dostluklar, insanlar arası güzellikler üstüne yazmamız gereken iki günü harcadık.

İstanbul'da çok sevdiğim dostlarımdan biri de şair Aslı Durak'tır…

Ahbaplığımızı, internet'e borçluyuz.

Bir ara, uzun konuşurduk.

Görüşmüşlüğümüz, bir defaya mahsus.

Aslında, ayni yıllarda ayni mekânlarda bulunmuş olmaktan gelen, bir hayli ortak noktamız var ama nedense geçmişte birbirimizi fark etmemişiz o "ortak" mekânlarda.

Bir ara, net'teki muhabbetimiz, şiir, roman, deneme: özetle edebiyat üzerine başını alıp gitmişti.

O yoğun yazışmalar esnasında, rahmetli annesi de sohbetlerimize ortak olmuş, bir defasında beni Marmara Denizi'ne bakarak, kendi pişireceği Çerkez Tavuğu eşliğinde, rakı içmeye davet etmişti.

Rahmetli, cumhuriyetin ilk kadın avukatı olmak bir yana, Halide Edip'in de kişisel dostu olmak bakımından, ne bir aydın olarak ne de bir edebiyat dostu olarak dikkate alınamayacak bir insan değildi ama heyhat…

Bu adanın alelacaip hay huyu, o buluşmaya fırsat vermedi.

İstanbul'a gidemedim…

Onu kaybettik…

Hayatta kaçırdığım fırsatlardan biridir diye, içimde ukde kaldı.

Nitelikleri, yazdıklarımla sınırlı olmayan önemli bir insandı…

Örneğin nikâh şahidi de Hamdullah Suphi idi…

Artık örneği kalmayan gerçek bir Osmanlı aristokratı…

Onunla oturup feyiz almak fırsatını kaçırdım…

Aslı ile dostluğumuz, netle sınırlı değil tabii ki…

Birbirimize kitaplarımızı da gönderiyoruz elbette…

Bu bakımdan onun benim yazdıklarımdan haberi var, benim de onun şiirlerinden…

Geçen gün, ondan bir mesaj aldım.

"Aşağıdaki şiiri, yeni kitabıma alabilir miyim?" diyordu.

Bana yazmış!

Bayıldım!

Kim bayılmaz?

Yanıtımın olumlu olduğunu bilebilmek için, kâhin olmaya gerek yok tabii!

İşte o şiir:

-kıbrıslı dostum nazım beratlı'ya-

sevdiğin
güldüğün
ağladığındı

hasretin hırsın zaafın
ateşler içinde sönme umudun
suya dalışın
avunamayışındı

her saniye görüp
her an özlediğin
denizden yeni çıkmış
utangaç bir yeni gelin…

hem hiçlikti hem her şeydi
bin yıllık efsane
adın cemileydi.
Aslı Durak 27.10.2010

"Adı Cemile idi…" isimli denemeler kitabıma yakmış bu şiiri…

O yayınlamak için benden izin isteme nezaketini gösterdi ama ne yazık ben ayni inceliği gösterecek zaman bulamadım.

Çünkü, Anadolu'da doğmuş olmayı bir üstülük olarak gören herhangi birine karşı söylenmiş her söz, bütün Türk insanına karşı söylenmiş gibi reklâm ediliyor ya?

Dostluklarımızı da paylaşalım, dedim…

Ortak değerlerimizi…

Bayram günü düşünce ufku son derecede sınırlı bir takım adamlarla boğuşulacağına, insanların güzelliklerini paylaşarak geçirmek, elbette ki olması gerekendir.

Gelip gelip, damarımıza basmasalar…

İyi bayramlar, sevgili Aslı…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.