Tahiti ya da devletin malı deniz
O tarihte, LAÜ Mütevelli Heyeti üyesi miydim?
Yoksa sadece katılımcı mı?
Unuttum
Günlerden bir gün, bilimsel bir toplantı düzenleyip, Türkiye çapında bilinen bazı hocaları da konuşma yapmaları için, davet ettik.
Sağ olsunlar, geldiler
Kıbrıs'a kadar gelmişken, zamanın cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş'la da görüşmek istediler.
Sayın Denktaş'la konuşmalarının, kendilerini etkileyeceğini bildiğimden, onları bir öğlen yemeğinde bir araya getirmek isteyip, cumhurbaşkanı ile bunu konuştum ve saraydaki çalışma ofisinde hocalarla bir öğlen yemeği yemesinin mümkün olup olamayacağını sordum.
Makul karşılayıp, gerekli emirleri verdi
İlgililer, yemeğin akşam, mekânın da Dome Hotel olmasının, daha uygun olacağını bildirince, bize ne, "olur" dedik
Sonra bize anlatıldı ki öyle sadece hocaları davet etmek, ayıp olabilir
Onun için, rektör ve toplantıyı düzenleyen bölümün dekanını da davet edecekler.
"İyi" dedik
Rektör beni aradı
"Mütevelli Heyeti üyeleri de olmazsa, asla ve kat'a olamaz" dedi
"Peki, olur "
Mütevelli heyeti de davet edildi
Mütevelli Heyeti davet edilecek de bağlı bulunduğu Vakıflar İdaresi "eşek başı" mı?
Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanı da çağrılacak
"Eh" dedik, "napalım? Bize soran mı var?"
Bu arada, Mütevelli Heyeti Başkanı, ayni zamanda Lefke Belediye başkanı da oluyor
Güzelyurt Belediye Başkanı zaten heyette; Güzelyurt Kaymakamı'nın başı mı kel?
Ayıp olmaz mı?
"Yok yahu
Buyursun gelsin..."
İyi ama Güzelyurt Emniyet Müdürü'ne ayıp olacak
"O da gelsin "
Pekiiii
Ancak, emniyet müdürü gelir de merkez komutanı gelmezse, ne kadar ayıp!
O da gelip şeref versin canım, ne olacak?
Ya Eğitim Bakanı?
Çok ayıp! "Olmaz mı? Ayıp tabii Çağırın onu da "
Müsteşar?
Eh o da bilmem ne değil ya?
Tabii ki sayın müsteşar da gelmeli
Bu kadar adam çağrıldıktan sonra, katılımcıların tümünü de davet etmek gerekmez mi?
Artı: Saygıdeğer eşler?
"Elbette Edin, bize ne?"
O cenahı hallettik
Ya cumhurbaşkanlığı çalışanları?
Çok ayıp yâni
"Vallahi siz istediğinizi davet edin arkadaş! Bize ne soruyorsunuz?"
Bu muhterem zevatın şoförleri, korumaları, hizmetlileri?
"Yaaa Onlar aç mı kalacak?"
Güzelyurt ve Lefke'nin sivil toplum örgütü yöneticilerini de davet etmezsek, gönül koyarlar mı acaba?
O davet, sonunda 300 kişiyle mi yapıldı? Dome Hotel'e 500 kişilik yemek mi ödendi?
Bilmem
Ama çok iyi hatırlıyorum ki o hocalar, Rauf Bey ile iki kelâm konuşamadıkları bir yana, cumhurbaşkanı da iki lokma atıp ağzına, bir nutuk söyledi, gitti
Zaten, müzik vardı, konuşsalar da birbirlerini duyamazlardı
"Anladın?"
Şimdi bu Tahiti meselesi var ya?
Ben "Ne yani lisan bilmezsek, dış temas da mı yapamayacayık?" diyen sesleri duyma şanssızlığını da yaşamış kulaklara sahibim.
Hoş gözlerim de Türkçe'den başka dil bilmeyen diplomat adayları da gördü ama Neyse
Bu memlekette son kırk yıldır bir dış gezi sektörü olduğunu yeni mi anladınız?
Devletten, meclisten, sendikadan, şundan bundan "su" demeyi beceremeyen ama Yeni Zelanda'dan Guatamala'ya; Norveç'ten Cape Town'a kadar bütün dünyayı gezmiş bir sektörel azınlığımız olduğunu, yeni mi öğrendiniz?
Tahiti eksik kaldıydı
Güney Kore'den gelmiş, ver elini Tahiti...
Heyette Fransızca bilen var mı?
Şimdi, Polinezya var
Papua Yeni Gine, Yeni Kaledonya, Midway Adası falan
Arjantin Pampaları, Amazon Havzası filan
Dünyada görülmedik egzotik yer, çok
Antartika bizi tanısa, bu gahbe Urum-Yunan İkilisi'ne iyi olmaz?
Sizin ensenizden, oralarda da bizi tanıtma fikri ilk kimin aklına gelirse, mütevazı gelirimden bir ödül de ben vermezsem, namerdim
Bubasto
Yeyin be bakayım!
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.