Gülmek lâzım ağlanacak halimize
Haftada beş gün yazıyorum.
Göz açıp kapayıncaya kadar, geçiveriyor.
Bir konuyu ele alıyorsunuz, üstüne gitseniz vay
Sonra devam ederim deseniz, gene vay!
Gündemden düşüveriyor
Bu haftayı da Gencay hanımın Tahiti sefası ile kapatacağız galiba
Sussalar, mesele yoktu oysa! Ama onlar üstüne gidiyorlar
Buyrun konuşalım
İskele Belediye Başkanı'nın açıklamalarını okudunuz mu?
Gitmişler, "Güney Kore Belediyesi" ile anlaşmışlar, "Holywood Caddesi'nde" bir tur atıp, gelmişler
Tabii, Halil bey, "Güney Kore Belediyesi" ile ilgisinin ne olduğunu açıklamaya da çalışıyor, parti gayreti ile! "Güney Kore Belediyesi" ile Yeni İskele Belediyesi, "gardaş belediyeler" olmuşlar Heşaaa
Biz da onu diyorduk zaten "Papua Yeni Gine Belediyesi" var daha sırada, "Myanmar Belediyesi" var
İşte, tam da dediğimiz buydu
Gittiği yerin ne olduğunu bilmeyen ve daha da kötüsü, gördüğünü de anlayamayan bir ekip, devletin bütçesinden, Güney Kore senin, Küba benim; Hırvatistan senin, Holywood benim; Tahiti senin, Yeni Zelanda benim, gezip dolaşıp duruyorlar.
Bu yeni değil
Usül bu
Gencay hanım, Eroğlu'nın kızı olmasaydı, bu da dikkati bile çekmezdi
Örneğin bu yazı kaleme alınırken, Eğitim Bakanlığı'ndan bir heyet, yanlarına sevgili Adnan Eraslan'ı da almışlar, Estonya'nın fethi seferini sürdürmektedirler.
Şimdi bunlar Baltık kıyılarına esti ya, bizim okullardaki eğitimin kalitesi, artacaktır ha!
Baltık Cumhuriyetleri yarın obür gün KKTC'yi tanıyacak, Rum tarafına savaş ilan edecek; üniversitelerimiz Bologna Süreci'ne alınacak, milli gelirimiz, 20bin dolar olacaktır
Tutmayın da KKTC'yi tanıtsınlar
Hizmet aşkı canım, hiçbir şeye benzemez
Yazık ediyorlar
Uçaktan inip, şöyle beygirleri çekseler de altlarına, bir de Tuna Nehri'nden suvarsalar, derim ben
Akıncı atalarımızın ruhu şad olurdu
Adnan'ı tenzih ederim ama bunlar milliyetçi adamlar
Yakışır
Sevgili Halil Orun, bakın "yüzlerce gencimizin" göbek atma hakkını korumuş, Güney Kore Belediyesi ile görüşürken
Öteden beri merak ederim: Yahu hangi dilde konuştun da korudun?
Heyetten kim, hangi dilde konuştu?
Hadi biri vardı da konuştu diyelim, heyetin geri kalanı ne yaptı bu esnada?
Kafasını emme basma tulumba gibi, aşağı yuları sallayıp, bu yeni diplomatik konsepti, öyle mi temsil etti?
Meselâ Tahiti heyetinde, kim Fransızca biliyordu?
Oranın resmi dili, Fransızca!
Örneğin, "Holywood Caddesi'nde" holta atarken, heyet susayınca, kim, hangi büfeye yanaştı da aldı suyu?
Nece?
Başparmağı ağzına dayayıp, başı geriye atarak, "lık, lık,lık" mı dedi, heyetin gerisi?
Onlar ne yapmak üzere "heyet"te?
Sonra Gencay hanım, "ben Holywood'da otel parasını cebimden ödedim" dediğine göre, heyetin geriye kalanına devlet mi ödedi yâni? Kaldı ki bir holta atmaya, otel mi tutulur?
Ben sadece, giden heyette, kim hangi dili biliyor, onu merak ediyorum!
Fransızca bilen kim? Diplomatik düzeyde İngilizce bilen, kim?
O kadar
Dış gezi, yasak değildir
Bu kadar senedir, yeteri kadar olmadığından, dünya karşısında boynu bükük duruyoruz; daha da çok olmalıdır ve bunun ekonomik sıkıntı ile alâkası da yoktur. Ama
Ey kirayun-u kiram
Siz, bu memlekette, bu dış gezi heyetleri nasıl kurulur, biliyor musunuz?
Ben hasbel kader mecliste bulunmakla, orada nasıl kurulduğunu biliyorum! Belediyeler de bundan hali değildir.
Bu heyetlerin, nasıl oluştuğuna bakın asıl siz! Sizin cebinizden, dünya seyahatleri yapmanın, nasıl rotasyona bindirildiğine
"Güney Kore Belediyesi" ile anlaşma yapıp, "Holywood Caddesi"nde holta atabilen, Fransızca konuşulan bir ülkeye, bir kelime Fransızca veya diplomasinin yürütüldüğü dili yeterince bilmeden, Pasifik okyanusunun ortasında da olsa, devletin cebinden gitmeye, utanmayanlardır asıl sorun
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.