Zannettiğini başka kimse zannetmez zannetmek...

loading
1 Aralık, Salı
£

10.46

9.39

$

7.85

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Zannettiğini başka kimse zannetmez zannetmek...

Engin Ardıç'ın geçen gün Sabah'taki makalesinden öğrendiğimize göre, 1960 İhtilâli'nin MBK toplantılarının tutanakları yayınlanmış.

İtiraf etmeliyim ki kaçırmışım.

On yıl sonra Türkiye'ye gittiğimizde, Türk Solu'nun bir kesimi olarak, biz de 27 Mayıs'ı ilerici, devrimci bir darbe gibi algılamış ve uzun yıllar savunmuştuk.

Ne var ki bir yandan da dünya solu ile daha fazla haşır neşir olmaya çalışan biz Kıbrıslı solcuların bir kısmı, Türk Solu'nun milliyetçi yapısını da çok uzun yıllar izah edebilmiş değildik.

Özellikle Kıbrıs konusundaki fetihçi zihniyetlerini hayretler içinde izliyorduk.

Bizim örgütün dış ilişkilerinden sorumlu olan bendim…

Bu bakımdan, Türk Solu içinde yer alan, örneğin Ahmet Yıldız gibi, 27 Mayısçı "devrimcileri" görme, tanıma fırsatım da herkesten fazla olmuştur.

Bu çevrenin, sosyalist değil de İttihat Terakki'nin sol kanadını oluşturan insanlar olduğunu anlamam içinse, aradan yıllar geçmesi ve İttihat Terakki tarihine ilgi duyup, konuyu okuyup öğrenmeme gerek varmış meğer…

Solu bırakın, siyaset sahnesinde, İttihatçı geçmişi olmayan hiçbir grup da yoktu.

CHP zaten ikinci takımdı…

DP – AP geleneği, İzmir il sekreteri Celal Bayar'ın, Köprülü'nün partisi, MHP çizgisi zaten malûm, solun temeli olan TKP geleneği ise Ethem Nejat'ın (Bursa İl sekreteri, Teşkilat-ı Mahsusa üyesi) partisi…

Eski Osmanlı'dan arda kalan liberal Prens Sabahattin geleneği, Ahrar Partisi'nin ardılı, ortalarda yoktu…

Çünkü adem-i merkeziyeçi, yani yerinden yönetimci olmakla, ulus devlete karşı olduğu varsayılmaktaydı.

Osmanlı Sosyalist Fırkası geleneği, yoktu!

Çünkü içinde azınlıkları taşımış olmakla, milli devletin karşıtı zannedilmekteydi…

İttihatçılar'ın dışında bir tek gelenek vardı ki o da Erbakan'ın Milli Görüş'ü…

Onlar da sanki berikileri haklı çıkarmak üzere, toplumun motoru olarak dini, dinden geçtim; tarikatları ileri sürmekteydiler.

31 Mart'ın yeni versiyonu sanki!

Meydan, 1913 seçimlerinden beri, İttihat ve Terakki'nin çeşitli fraksiyonlarına kalmıştı…

Geriye dönüp, kimin Talât Paşa'nın, kimin Cemal Paşa'nın, kimin de Enver Paşa'nın kadrosu olduğunu bilince, be çekişme daha da bir anlamlanıyordu aslında…

Mesele sağ-sol değil, İttihat Terakki'nin bir türlü bitmeyen iç hesaplaşmasıydı.

Onu bilmeden, bunu anlamak mümkün değildi.

O da Balkan Milliyetçiliği'nden etkilenen asker sivil bürokrasinin, devleti kurtarmak için kendini feda etmesinde ifadesini bulan, Türkolog tarihçi Eric von Zürcher'e göre de 200 adet memurun işlerinden ibaretti…

27 Mayıs da aslında, hükümeti ele geçiren bir grup İttihatçı'ya karşı; bir başka grup İttiahtçı'nın, silahlı başkaldırısından ibaretti…

Şimdi Ardıç'ın tutanaklardan aktardığına göre, "devrimci", "ilerici" MBK'de, "işçilerin ense yaptığı, Pazar günleri de çalışmaları gerektiği" konuşulmuş örneğin…

Çünkü İttihatçılık, eninde sonunda bir grup memurun, devleti kurtarıp yüceltme faaliyetidir.

Öyle halkla, köylüyle, işçiyle işi yoktur.

Burjuvaziye bile, devletin çıkarı dolayısıyla ihtiyacı olduğu için "tahammül eder"!

Kendisi de bir Kürt olan komite başkanı General Cemal Gürsel de Kürt sorununun çözümü için, tehcir önermiş, meselâ…

Sürgün yâni…

Kürtleri memleketten atıyorsun, Kürt sorunu kalmıyor!

Hafta sonu tatilini yasaklıyorsun, emek/sermaye çelişkisini çözmüş oluyorsun…

Bunları okuyunca, CHP dahil bilumum İttihatçı tayfasının bize neden kızdığını anladım.

Kıbrıslı olduğumuzdan değil!

Hem raiyyet olup, hem de haddimizi bilmediğimizden!

İngilize mi verdi?

Boyun eğeceksin…

İtaat et mi dedi?

İngilize itaat edeceksin…

Etme mi dedi?

O saat başkaldıracaksın!

Kıbrıs'ı istirdat edelim mi dedi?

Kıbrıs Türktür diyeceksin…

Yok vazgeçti, bölelim mi dedi?

Ya taksim ya ölüm, diyeceksin…

Yolumu aç mı dedi?

Evet, diyeceksin…

Bekle mi dedi?

Bekleyeceksin!

Sen bir garip reayasın!

O ise "devlet"!

Zannediyor…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.