Allah sonumuzu...

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.41

7.58

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Allah sonumuzu...

Geçen akşam, iki ekonomist ve önemli bir iş adamıyla, sohbet ediyorduk…

Ekonomistlerden birisi, bana dedi ki: "Bizim Türkiye bankalarımızdaki mevduatımızın toplamını, yanlış biliyorsun! 3 milyar dolayında dedin ama, 8 milyar dolayındadır…"

Buyrun!

Kaynak olarak da bizim buradaki bankacılık çevrelerini gösterdi.

Eski parayla, 8 katrilyon ediyor…

Milletvekili iken, Bütçe Plân Komisyonunda, 2 katrilyona bütçe bağlardık!

Dört bütçe tutarında para, vergi vermeden, ekonomiye dönmeden orada duruyor ve biz Türkiye hükümetinden bütçe açığını gidermek için, kılıktan kılığa giriyoruz.

"Hesabını bilmeyen teke, her sene bir çift boynuzdan olurmuş" …

Şimdi şu yeni havayolu "mavrası"na bakın…

%10'unu THY karşılayacak…

%90 sermaye Kıbrıs kökenli olacak.

%30 devlet, %60 özel!

Yönetim Kurulu'nda 4 üye THY'ndan, bir üye bizim devletten, 1 üye de özel sektörden olacak…

Sermayenin %60'ını sağlayacaksın ama yönetimdeki söz hakkın, 1/6 olacak…

Beş sene müddetle, hesap da soramayacaksın…

Efendim, şirketin adında Kıbrıs, renklerinde de yeşil ve turuncu da olacakmış!

Asıl, "gandır çocuğu da taksim istesin" meselesi…

15 milyon dolar sermaye ile kurulacak olan şirketten, alınabilecek en düşük hisse miktarı ise 100bin dolar...

Bir "iş adamı"mız demiş ki: "Devlet bana 100 bin dolar kredi versin, ben de hisse alayım…"

Nasıl "işadamı" ama?

Bana da verse, ben de alırdım diyemiyeceğim…

Kusura bakılmasın…

%60 hisse sahibinin 1/6, %10 hisse sahibinin 4/6 söz sahibi olduğu bir şirket modelini, ben hiç duymadım.

Belki de vardır da biz bilmiyoruz…

Ama bu iş, gene Kafka romanına benzemeye başladı, şimdiden söyleyelim…

"Parayı devlet versin, ben özel sektör olayım" diyenden tutun da, "siz parayı verin, ben yöneteyim"e kadar; akıl dışı bir acaiplik konuşuluyor.

Peki herkesin 100'er bin doları batarsa, beş senenin sonunda bunun hesabını kim verecek?

Yetkili ama sorumsuz bir yönetim anlayışını kim icat etti?

Şirket mi kuruluyor, iane mi toplanıyor?

Bunca senedir başımıza ne geldiyse, bu ekonomik akıl dışı politikalardan gelmedi mi?

Bana kalırsa, böyle bir "şirket"e yatırım yapacak "işadamı" bulunamaz…

Bulunursa da dünya ölçülerinde iş yapan biri olmaz, başka bazı çıkarlar üzerinde beklentisi olan, bazı sözler almış ya da parayı devletten "ütmeyi" hesap eden, başka türlü bir şey olur…

Memlekette altmışlı yıllardan beri en kıdemli ekonomistlerden biri olan, sayın Hilmi Refik, bu konuyla ilgili olarak, "Kıbrıs Türkü, hiç bu kadar eşek yerine konulmamıştı" demiş…

Kaldı ki KTHY bile hem şah hem de şahbaz olduğu dönemde, gene Kıbrıs dışından yönetiliyor, bir tekel olarak dünya fiatlarının üstünde çalışıyor ama gene de kâra geçemiyordu.

Şimdi kimse maval okumasın!

Şirketin turn over yapabilmesi, o zaman da artık bir miktar parayı Türkiye'de gecelik repo faize yatırıp, ondan elde edilen geliri kullanmakla sağlanabiliyordu.

Batmasının sebebi de Türkiye'de faizlerin düşmesi ve repo imkânının ortadan kalkmasıdır.

Kırk yıl kimsenin aklına gelmeyen fazla personel, yüksek ücretler v.s. faiz gelirinin düşüp, şirketin sıkıntıya girmesine kadar, neden hiç dillendirilmedi?

Gerçekten hiçbir işin erbabı olmayan "genel siyasetçi" tipi, çanımıza ot tıkamaya, devam ediyor. Türkiyeli bir siyasetçinin bir muhabbet esnasında söyledikleri geliyor aklıma.

"Allah korusun bu akşam Merkel'in kafasına bir taş düşer de yarın sabah sizi tanımaya karar verdiğini açıklarsa, üç tane uluslar arası liman, iki uluslararası havaalanı, yöneticisi, bilmem kaç tane ülkeye büyükelçi, bir tane BM, bir tane AB büyükelçisini nerden bulup da atayacaksınız?"

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.