Sami kime kızdı?

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Sami kime kızdı?

Sami bizim manşete kızmış gibi görünse de aslında Hakan Dinçyürek'in söylediği lafa kızdı. Tabi patronu olan CTP yönetimi hükümet ortağına o ekrandan laf edilmesine fena halde bozulabileceği için Sami hıncını Kıbrıs Postası'ndan aldı.

Alırken ama haddini aştı.

Ölçüsünü bilemedi.

Sanırım bir öfke kontrolü sorunu var. İnşallah aşar. Aşması lazım çünkü böyle sinirli, böyle kızgın, böylesine içinde nefret biriktirmiş birisi sabah sabah ekranlarda görmek pek hoş değil.

Bize gazetecilik dersi vermek istermiş Sami Özuslu. Gelsin versin. Bize bir siyasi parti yayın organında nasıl propaganda yapıldığını tarif etsin. Muhalefetteyken, muhalif gazetecilik, iktidara gelince de "okşalif" gazetecilik nasıl yapılır öğretsin.

Dedim ya kontrolünü kaybetti. Dinçyürek'e kızdı ama Polit Bürosu DP'li vekillere eleştiriyi, hele bu dozda kabul etmeyeceği için Kıbrıs Postası'na yüklendi.

"Uzun yıllar Londra'da gazetecilik yapan ve İngiliz gazetelerini gün be gün okuyan birisi olarak" Sami Özüslu İngiltere'de bu tür manşetlerin atılamayacağını söyledi ekranda. Dünyadan kopuk olmak böyle bir şey olsa gerek. Çok örneği var ey Sami. Çok.

Sami, ayrıca ağzından saçılan tükürüklerin televizyon başından bile görülebileceği bir şekilde sıraladığı sert ifadeler arasında, sanki biz eşcinselliğe ya da eşcinsellere karşı bir tutum izlemişiz gibi bir haberi çarpıtarak bizi hedef gösterdi. Halbuki bizim yazdığımız, onun patronunun hükümet ortağı olan partinin milletvekilinin ifadeleridir. Patronu olan partinin vekilinin de bu ifadeye tepkisini de yazdık.

Sami, gözünü o kadar karartmış ki; sözüm ona emekten ve çalışandan yana tavrı temsil etmesi gereken bir siyasi görüşe sahip olduğunu her fırsatta söylerken, bize gazeteyi kapatıp gitmemizi, burada ekmek yiyen 40 kişiyi de evlerine göndermemizi istiyor.

SİM TV bir gün önce Kıbrıs Postası'nın manşetine neredeyse yarım saat ayırmış, Haber Müdürümüz Canan Onurer'in telefonla yayına bağlayarak güzel güzel yorumlamasını istemiş. Dün ise aynı televizyon Canan Onurer ve arkadaşlarının eve gönderilmesini talep ediyor.

Kıbrıs Postası'nın ya da başka herhangi bir gazetenin haberinin değerli mi yoksa değersiz mi olduğunu tespit edecek, yargıya bırakacak ve de "tesislerine sokulmasını yasaklayacak kadar faşizan bir cezaya çarptıracak yetkiyi nerede buluyor. O sordu biz kimiz diye.

Ben soruyorum. Asıl sen kimsin?

"Ya özür dileyin, ya da kapatın gidin mahalleye" dedi büyük gazeteci. Bu işin eğitimini almış, bu işlerde saçlarını ağartmış büyük usta.

Özür dilemiyoruz.

Kapatıp da gitmiyoruz.

Ne yazıp ne yazmayacağımızı da sana soracak değiliz.

Hade işine...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.