Şu UBP'nin para meselesi

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.41

7.58

$

6.82

A- A A+

Şu UBP'nin para meselesi

Havadis Gazetesi'nde adım geçti.

Ulusal Birlik Partisi'nden alacağım var diye.

Var hem de ödenmedi.

Hikayesini anlatayım da siyasi partilerden para alıp karşılığında olumlu yazılar döşenen gazeteciler sınıfına alınmayalım ansızın.

Seçim kampanyası başladığında, erken ve hesapta olmayan bir seçim olduğu için bu işlerin başındaki isim olan sevgili Hüseyin Çobanoğlu önceden planlanmış bir Amerika Birleşik Devletleri seyahati olduğu için kendisinin Kıbrıs'ta olmadığı süre içerisinde kampanyayı yürütmem konusunda benden ricada bulundu.

Bunu tüm gazeteciler bilir. Havadis Gazetesi'ndekiler de iyi bilir. Yayınladıkları reklamların benden gidiyordu çünkü.

Seçim kampanyasından çalışmayan ya da onu yürütmeyen bilmez ama masraflı ve meşakkatli bir iştir. Küçük bir ekip kuruldu ve çalışmalara başlandı. Çobanoğlu ABD'deyken ise sıkıntısız bir şekilde de devam etti. Bu arada yapılan ufak tefek masraflar oldu. Benim adıma gözüken para ise o küçük küçük masrafların toplamıdır. Yani profesyonel anlamda yapılan bir işin karşılığı asla değil. Ki talep etmiş olsam da hakkımdı. Ama bir abimizin ricasını yerine getirmek olduğu için amaç bunu karşılığında para talep etmek olmazdı.

Bu listede görünen para Rasıh Reşat'ın cebinde çıkan paralardır. Rasıh Reşat da bunları geri talep etti. Kalem kalem nereye ödendiğini anlattı ve muhatapları da bunu son derece makul bularak kabul edip ödemeyi taahhüt etti. Rasıh Reşat bu parayı alamadı o ayrı konu.

Bir ayrıntı daha vereyim de kamuoyu aydınlansın. Haber de eksik kalmasın. Adımın geçtiği listedeki birçok kalem yine benim aracılığımla yapılan işlerdi. Aracılık derken, üzerine kar konup aracılık para kazanmayı kastetmiyorum. Tasarım, Müzik, TV Reklamı gibi kalemler benim arkadaşlarıma yaptırdığım sonra da paraları ödenmediği için onlar karşısında mahcup durumda bırakıldığım işlerdir.

Önceki seçimlerde benim yaptıklarımı yapanların aldıkları rakamların yanında zaten adıma görünen alacağın çerez bile olamayacağını herkes biliyor.

Bunu açıklığa kavuşturduktan sonra gelelim rapora.

Eminim sevgili Hüseyin Ekmekçi siyah kıyafetlerini giyip bir gece el feneri ile Ulusal Birlik Partisi Genel Merkezi'ne girip bu belgeleri çalmadı kuşkusuz.

Birileri ona servis etti, ya da bizim tabirle sızdırdı. Amaç neydi, kime vurmaktı o başka bir tartışma konusu.

Konuşulması gereken iktidara talip olduğu halde kendi hesaplarının bile güvenliğini sağlayamayan bir siyasi partinin KKTC'de siyaset yapıyor oluşudur bana göre.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.