Ah be Nami!

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.41

7.57

$

6.81

A- A A+

Ah be Nami!

Sevgili Dışişleri Bakanımız Özdil Nami bize çok kızmış.

O kadar kızmış ki, gazeteciliği öğrenmemiz gerektiğini söyledi.

Bayılırım bu medya eğitimi olmaya politikacılara, karşılarına gelen gazeteciye hava atıp ağızlarına geleni söylemelerine, sonra da yayınlanınca bozulmalarına.

Ondan sonra gazetecilere gazeteciliği bilmediklerini, kendisinin gelip öğreteceğini sert ifadelerle sanki memurlarına konuşur gibi söylerler, ondan sonra da kurumumuza artık demeç vermeyeceği tehdidinde bulunurlar.

Nami aynen öyle yaptı bize Pazar günü.

Neye kızdığını anlatayım.

Bizim arkadaşlarla bir söyleşi yapmış. Biz de Cumartesi günkü sayımızda manşete koyduk.

Kendisi "Müzakereci sıfatını benimsemediğini" söyledi.

Sonra da "müzakerecinin atanmış değil de seçilmiş birisi olması gerektiğini" ifade etti.

Bir başka ifadeyle, müzakerecilik sıfatını benimsemediğini, ama ille de olacaksa Kudret Özersay gibi atanmış birisi değil, daha önce Talat zamanında olduğu gibi kendisi gibi seçilmiş birisi olması gerektiğini belirtti.

Biz bunun kısası olan "Müzakereciyi benimsemiyorum" başlığını kullandık.

İki ifadesini birleştirerek.

Özdil Bey bizden daha iyi gazeteci ya, bilecek. Haber başlıkları haberi mümkün olduğu kadarki kısmını en kısa ve en vurucu haliyle anlatmak için kullanılır.

Biz de Nami'nin iki önemli ifadesini kapsayacak bir başlık kullandık.

Şimdi Sayın Dışişleri Bakanı Özdil Nami dilediği kadar kızabilir.

Kendi içinde biriktirdiği ama bir türlü istediği noktaya getiremediği müzakereci olma, ya da müzakerelerde yer alma ihtirası ile yanıp tutuşabilir.

Bu bizi ilgilendiren bir şey değil.

Bizi ilgilendiren kısmı, Kıbrıs Postası'na bir daha demeç vermeme tehdididir.

Net bir şekilde söyleyeyim. Eğer Kıbrıs Postası KKTC Dışişleri Bakanlığı'ndan bilgi isterse ve bu bilgi ulusal güvenlik açısından gizli değilse Dışişleri Bakanı bu bilgiyi vermek zorundadır. Ülkede yasa var nizam var. Özdil Nami'nin kaprislerine bağlı bir durum değildir, yurttaşın kendisine verdiği görevle ilgili bilgiyi, yurttaş adına kendisinden isteyen bir medya kuruluşuna sırf kızgınlığından dolayı vermeyi reddetmesi.

Bir dönem görev yaptığım Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'na ve Bakan olarak işgal ettiği makama saygımdan dolayı daha ileriye gitmiyorum.

Gazetecilik mesleğini bizlere öğretme iddiası ile ilgili olarak ise telefondan kendisine de söylediğim gibi "herkes kendisi işine baksın"

Sayın Nami ben bu işi sizin adınıza yapmıyorum. Ama siz işinizi benim adıma yapıyorsunuz. Dolayısıyla hesap sorma yetkisi bendedir. Sizde değil. Ha o gün gelir de ben size hesap sormam gerekirse, ki öyle gözüküyor, bilin ki sizin gösterdiğiniz nezaketsizliği ben size göstermeyeceğim.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.