Tuvalette sakız çiğnemek ve Hamit Bakırcı

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

A- A A+

Tuvalette sakız çiğnemek ve Hamit Bakırcı

Bir köyde hocaya sormuşlar. "Hocam tuvaletinizi yaparken sakız çiğnemek câiz midir?"

Hoca, Hamit Bakırcı'nın Marsilya gezisi ile ilgili tartışmalara ışık tutacak bir yanıt verir.

"Caizdir amma. Ahâli sizin yemek yediğiniz sanır"

Şimdi Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hamit Bakırcı'nın Marsilya ziyareti ile ilgili herhangi bir ahlaksızlığın olduğunu düşünenlerden değilim.

Eminim kimse Bakırcı'nın aleni bir şekilde Marsilya'ya gidip taş ocağı şirketine bu gezi karşılığında birtakım ayrıcalıklar vereceğini düşünmüyordur.

Öyle bir niyeti olsa Marsilya'ya gitmez, yapacağını buralarda kapalı kapılar ardında yapar.

Yani kanımca siyasi bir ahlaksızlık söz konusu değil.

Gelelim işin etik kısmına.

Az önceki tuvalet hikayesine geri dönecek olursak, ahalinin ne düşündüğü önem kazanıyor. Biz buna kamu vicdanı ya da halk irfanı deriz.

Halkın kafasında soru işareti bırakacak bir hareket, ya da sizin farklı ilişkiler içerisinde olduğunuzu düşündürecek bir hareket artık etik kategorisinde değerlendirilir.

Yine siyasi etik derslerinde okutulan ve çok sevgili Hüseyin Aykut Hocam'ın sürekli Siyasi Ahlak ile Siyasi Etik arasındaki farkı anlatmak için kullandığı bir anekdot vardır.

Bir zamanlar Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı yapan Mustafa Kalemli adında bir siyasetçi vardı. Anavatan Partisi'nde meclise seçilmiş ve Meclis Başkanı olmuştu.

Sayın Kalemli o dönemlerde kırmızı ceylan derisi koltukları meclise taktıran ve Meclis Genel Kurul salonunu yenileyen Meclis Başkanı olarak da hatırlanır.

Meclis Genel Kurulu ihalesi verildikten sonra ihaleyi alan şirketten Mustafa Kalemli parasını ödeyerek iki tane daire satın alır.

Tabi Türk basını Kalemli'yi rüşvet almakla, yani siyasi ahlaksızlıkla suçlar.

Yaptığı açıklama bugün bile siyasi etik ile siyasi ahlak arasındaki farkı anlatmak için kullanılır.

"Ben bu iki daireyi bu şirketten satın alarak ahlaksızlık yapmadım, ama etik dışı davranmış olabilirim" diyerek aldığı dairelerin kesinlikle rüşvet olmadığı, parasını ödeyerek satın aldığını ancak Meclis Genel Kurul salonu ihalesini verdiği şirketten satın alarak insanların kendisi ve eylemi hakkında yanlış anlaşılmalara fırsat verdiğini kabul ederek özür diledi.

Bakırcı Marsilya'ya giderken rüşvet, şirketi karıştırmak ya da menfaat sağlamak için gitmediğinden eminim, ama insanların aklına farklı düşünceler getirdiği de açık.

Bakan sanırım artık biraz daha dikkatli olacak.

Çünkü özellikle siyasette algılar gerçeklerin önüne geçebiliyor.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.