Galiba kızıma hastalığı bulaştırdım

loading
23 Kasım, Pazartesi
£

10.49

9.33

$

7.88

A- A A+

Galiba kızıma hastalığı bulaştırdım

Bugün çocukların günü.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.

Ebeveyn olanlar bilir. Bu apoletleri taktığınız anda, artık çocuklarınız için yaşar, onlar için nefes alır, onların geleceği için çalışırsınız.

Dün benim için özel bir gündü.

10 yaşındaki kızım Fidel, artık sadece kızım değil, bir günlüğüne de olsa meslektaşım oldu.

Omuzuna fotoğraf makinesini geçirip, bana ait Sarı Basın Kartı'nı boynuna astığı gibi Bakanlar Kurulu'nu yolunu tuttu sabah saatlerinde. Bakanlar Kurulu'ndaki Bakanların yerine çocukların geçtiği gün olan 23 Nisan'da kızım Fidel, basın mensupları arasında çocuk gazeteci olarak görev yaptı.

Öyle ya Bakanlar'ın yerlerine çocuklar geldiği günde, bir çocuk basın mensubu orada olmadıydı.

Birbirleri ile itişip ne iyi açıdan, en iyi görüntüyü almaya çalışan basın emekçi abileri ve ablaları arasına sıvışıp, boyunun avantajı ile en iyi açıdan fotoğraflar çekti.

Haberlerde görüntülerini izlediği, isimlerini bildiği Bakanlarla tanıştı, hatta bir muhabir gibi Başbakan Özkan Yorgancıoğlu ile minik bir de özel röportaj yaptı.

Bir yanda bir baba olarak gururlanırken, diğer yandan da kızımı bu meşakkatli mesleğe kızımı bulaştırmış olmanın da vicdan azabını çekiyordum.

Saf kızım, "baba işimiz bitti mi?" diye sordu Başbakanlık'tan gazeteye doğru giderken, "asıl işimiz şimdi başlıyor babacığım" diye yanıtladım ve gazetecilerin, olay sona erdikten sonra bunu insanlara aktarmak için oturup haberlerini yazması gerektiğini , fotoğraf seçmesi gerektiğini ve gazeteye bunları yerleştirmesi gerektiğini.

Gün boyu Kıbrıs postası Haber Merkezi'ndeki abla ve abileri ile çalıştı durdu. Haberini yazdı, izlenimlerini içeren bir de minik köşe yazısı yazdı.

Minik diyorum ama laflar çok büyük.

Bakın bacaksızın attığı başlığa, "Soru sorma zevki"

Anladım ki bizim Fidel bu hastalığa kapılmış bile.

Üstüne üstlük ben bulaştırmış oldum bu hastalığı.

Soru sorma, sorgulama ve her şeyi önceden bilme zevki değil mi biz gazetecileri bu gecesi gündüzü olmayan, baskısı ve cefası çok, ödülü ve sefası az olan bu mesleğe bağlayan.

Sanırım bu meslek yeni potansiyel bir üye kazandı.

Başımıza gelen...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.