Keyfi kaçık ama barışçı bir Erdoğan...

loading
2 Haziran, Salı
£

8.51

7.58

$

6.81

A- A A+

Keyfi kaçık ama barışçı bir Erdoğan...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ağzından çıkacak kelimeler uzun süre konuşulacaktı.

Rum tarafına yapacağı göndermeler, Rum tarafına yapacağı suçlamalar, gövde gösterileri ve meydan okumalar günlerce özellikle Rum basınında konu olacaktı.

En azından beklenti o yöndeydi Güney'de.

Daha gelmeden Rum medyası gelişini, hatta davet edilişini bir provokasyon olarak niteleyip, klasik 20 Temmuz kınamaları içerisinde Erdoğan'ın adaya gelişini daha uçağına binmeden lanetlemeye başlamışlardı.

"Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir" yaklaşımı ile konuk Cumhurbaşkanı'nın "nasılsa geldiğinde Güney Kıbrıs'a yüklenecek, biz peşinen tedbir alalım" mantığıyla yapılan Erdoğan'ı kınama şenlikleri, bu sefer boşa çıkmış oldu bana göre.

Cumhurbaşkanlığı'nda yaptığı kısa konuşmada bir tek kelime Rum yetkilerinin aleyhine sarf etmedi Cumhurbaşkanı Erdoğan. İnadına çözümden bahsetti. Kararlılığı desteklediklerini, bu fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gelecek suyu barış suyu ilan etti bir kez daha.

Erdoğan'ın keyfinin pek yerinde olduğunu söyleyemeyiz. Kolay değil, buraya gelmek üzere uçağının tekerlekleri henüz Esenboğa'nın sıcak pistinden yeni kalkmışken, Şanlıurfa'daki saldırıyı ve 28 yurttaşının katledildiğini öğrenmiş bir Cumhurbaşkanı olarak geldi adamıza dün.

Hatta KKTC'de törenlerin iptal edilmesi gerektiğini söyleyenler varken, Türkiye'de Erdoğan'ın derhal Türkiye'ye dönüp olayla ilgilenmesi gerektiğini yazıp çizenler vardı.

Erdoğan daha sonra Akıncı ile aynı araçtan ayrıldığı Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndan rutin anma seremonilerinden sonra Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'ndaki asıl törene geldi.

Cumhurbaşkanlığı'ndaki kısa basın açıklamasında söylemediklerinin buradaki nispeten uzun konuşmasında söyleyip, Rumların iki gündür yürüttükleri kınama şenliklerine prim verecek ifadeler kullanacağını düşündük.

Cumhurbaşkanı Erdoğan burada da bizi ve Rum medyasını yanıltarak, yine barışçıl ve yapıcı konuşması ile dinleyenlere hitap etti.

Bu üslubunun nedeninin ülkesinde yaşan terör saldırısı olduğu yorumunu yapanlar oldu hemen ancak Erdoğan'ın konuşmalarının öncede hazırlandığını ve bir politikanın eseri olduğunu iyi biliriz. Dolayısıyla Şanlıurfa'daki katliamın ve dolayısıyla da Erdoğan'ın keyfinin kaçık olmasının konuşmalarında seçtiği kelimeler ve takındığı tavırla ilgisi yok.

Dedim ya Erdoğan'ın konuşmalarının tümü hesaplı, kelimeleri iyi seçilmiş ve içlerinde hep mesajlar içeren konuşmalardır. Rastgele yapılmaz, ağıza gelenin söylenmediği ve bir politikanın ürünü olan hitaplardır.

Bana göre Türkiye, Kıbrıs ile ilgili pozisyonunu yeniden gözden geçirmiş ve son zamanlarda çözüm odaklı siyasetin hafif hafif saptığı politikasını yeniden 2003 dönemi Kıbrıs perspektifine oturtulduğu bir dönem yaşıyoruz.

Erdoğan'ın tek bir kez bile yüklenmediği, meydan okumadığı ve suçlamadığı Güney komşularımız bunu bir fırsat olarak görseler fena olmaz hani.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.