Bir ses verin Sayın Cumhurbaşkanı!

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.51

7.66

$

6.75

A- A A+

Bir ses verin Sayın Cumhurbaşkanı!

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nı sessizliği artık dayanılmaz hale geliyor.

Bunun sıkıntısını okuyucularımızı bilgilendirememek adına biz çekiyoruz şimdilik. Ancak, çok yakın bir gelecekte halkını bilgilendirmeyen bir Cumhurbaşkanı olarak halkı kendisine tepki göstermeye başlayınca o da bu sıkıntıyı tadacak ne yazık ki.

İyi niyetinden asla şüphem yok.

Kıbrıs sorununu çözmek üzere oraya gelmiş, bütün iyi niyetiyle bu yönde çalışmalarını sürdürüyor.

Ancak Cumhurbaşkanı Akıncı, bir gün sabah kalkıp, "Ey ahali, kimsenin çözemediği Kıbrıs sorununu çözdüm. Alın size metin hadi bakalım onaylayın" diyemeyeceğini bilmeli.

Akıncı Cumhurbaşkanı seçilirken, şeffaflık kelimesini çok kullanmıştı. Sanırım örtülü ödenek ve harcamalar konusunu kastediyordu ki, Kıbrıs sorununda olup bitenlerden halkı bilgilendirmek ve bu anlamada bir şeffaflık listesi içerisinde değildi.

Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu ülkesi savaşa girdiği şu sıralar, başını kaşıyacak hatta birkaç saat uyku uyuyacak vakti yokken bile zaman ayırıp Türkiye'nin içinde bulunduğu kritik durumu aktarmak ve bilgilendirmek üzere gazetelerin genel yayın yönetmenleri ile bir araya gelmek için vakit bulabildiği bir ortamda son derece sakin bir programı olan Sayın Cumhurbaşkanı Akıncı'nın böylesine bir birliktelik için vakit bulamayacağını düşünemiyorum.

Evet bir karartma var ve müzakerelerin seyri ile ilgili detaylı bilgi vermemesi lazım. Bunu biz de anlıyoruz ama, daha önce de yazdım, yazılmamak kaydıyla verebileceği bilgiler vardır.

Henüz bir gelişme yok da diyemiyor artık, çünkü mülkiyet toprak vs. dahi artık görüşülmeye başlanmış.

Ha bizi Rum basınına mahkûm etmekse maksat bunun hiç kimseye, en başta kendisine ve de Kıbrıs sorununun çözümü çabalarına hiçbir faydası yok.

Rumlar'ın söylediğini muteber kabul edip okuyucularımıza aktardığımız anda en fazla Sayın Cumhurbaşkanı sıkıntıya girer. Çünkü Rum basının kendi liderliklerinden duydukları, onların kamuoyunun duymasını istediği şeyler. Onlara göre dizayn edilen laflar ise bizim tarafta pek kabul görmediğini Sayın Cumhurbaşkanı görüyordur.

Sayın Cumhurbaşkanı'nın etrafında ülkenin en önemli iletişimcileri vardır.

İsim isim sayarım isterseniz ama gerek yok şimdi.

Ama eminim ki onlar da cumhurbaşkanlarına yaptıkları tavsiyede enformasyon boşluğunu bir an önce doldurması konusunda telkinlerde bulunuyorlardır. İletişim biliminde enformasyon boşluğunun doldurulmaması halinde, mevcut boşluğa pompalanan bilgilerin doğru olarak kabul edildiği ve bunun telafisi ve temizlenmesinin zaman ile efor aldığı, bazen de mümkün olmadığını ona söylüyorlardır.

Hayır her şeyi bir yana bırakın bizi kötü gösteriyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanı.

Ülkemizde gazeteciler hemen her şeyi bilir diye bir inanış var ya, berberde sıra beklerken, dişçi bekleme odasında, ya da vatandaşla karşılaştığımız yerlerde, "Ne oluyor bu görüşmeler?" diye bize yöneltilen sorulara, "Ne bileyim ben" diye ters ters yanıtlar vermeye başladık. Ya bilgisiz olduğumuz için karizmamız çiziliyor, ya da vatandaş, sorusuna yanıt vermek istemediğimizi, ona zaman ayıramayacak kadar kendimizi önemli gördüğümüzü düşünüyor.

Bir ses verin Sayın Cumhurbaşkanı!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.