Özersay algıya el koydu... Ben de deliyim..

loading
2 Haziran, Salı
£

8.45

7.53

$

6.73

A- A A+

Özersay algıya el koydu... Ben de deliyim..

Ve Kudret Özersay sessizliğini bozdu ve müzakerelerle ilgili gelişmelere bu konudaki en ehli kişilerden birisi olarak kamuoyu algısına el koydu.

Şimdi Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ya da Müzakereci Özdil Nami, ya da Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Barış Burcu ne söylerse söylesin kamuoyu algısı artık Kudret Özersay'ın kontrolüne geçmiştir.

Günlerdir buradan yazıyorum.

Doğa boşluk tanımaz. Boşluk bırakırsanız birileri gelir doldurur. Enformasyon alanını boş bırakır bilgilendirmezseniz birileri çıkar bilgilendirir ve ahali bu verilen bilgileri doğru kabul eder, diye.

Ama nafile.

Cumhurbaşkanlığı ısrarla iletişimi kanallarını kapalı tutarak, kendini halktan soyutlamak konusunda bir misyon edinmiş gibi yoluna devam ediyor.

Bir bildikleri vardır herhalde diye düşünerek onları bir süre rahat bırakayım diyorum ama berberdeki, doktor bekleme odasındaki ve telefonla arayan vatandaş beni rahat bırakmıyor.

Neyse Allahtan, çıkıp da bu konuda bilgi veren Kudret Özersay oldu da başka birileri gelip de kafaları bulandıracak tehlikeli şeyler söylemedi.

Enformasyon boşluğu var ya isteyen istediğini için koyabileceği bir ortam var. Kafaları zehirlemeyi o kadar kolaylaştırmışlar.

Özersay ilk adım olarak Avrupa Birliği'nin sürece olan ilgisinin Avrupa Birliği Müktesebatı ile anlaşılan parametrelerin, özellikle iki bölgelilik ve bazı diğer unsurlarla ters düştüğünü ifade ederek, AB müktesebatı değil, AB prensiplerine uyumlu bir anlaşma için çalışılması gerektiğini ifade ediyor özetle.

Avrupa Birliği temsilcisinin masada yer almasının yaratacağı tehlikeleri de anlatan Özersay, "Masaya oturması değil, odaya girmesine bile izin verişeniz, pişman olacağınız düzeyde sıkıntıları kendi elinizle yaratmış, elinizi zayıflatmış olursunuz" diyor.

Peki, Cumhurbaşkanı Akıncı'ya tedbir alma çağırısı yapan Kudret Özersay neden böyle detaylı bir açıklama yapma gereği duydu?

Çok basit.

Açıklama yapması gerekenler yapmadığı için.

Bilgi vermesi gerekenler bilgi vermediği için.

Şimdi müzakerelerin seyri ile ilgili ben bilgi sahibi olsam, "Boş ver. Kudret Hoca Cumhurbaşkanı seçilemedi. O yüzden kıskançlıktan yapılan bunca güzel işe çamur atıyor" der geçerim belki.

Ancak bilgi sahibi değilim. Kimse değil, o yüzden Kudret Özersay'ın yaptığı açıklamalar müzakereler başladığı andan itibaren ne söylediğini bilen, konuyla ilgili olanlar arasında yapılmış en muteber ve tek açıklama olması bakımından son derece önemlidir.

Doğru kabul ediyorum ve endişelerini paylaşıyorum.

Bundan sonra yazacağı veya söyleyeceği şeyleri de can kulağı ile dinleyip öyle vaziyet almayı planlıyorum.

Siz ses vermemeye devam edin Sayın Cumhurbaşkanı.

***

Ben yazımı bitirmiş ve başka işlere koyulduğum sırada, Cumhurbaşkanlığı sözcüsü çok sevdiğim değerli bir abim olan Barış Burcu BRT'ye bir açıklama yaptı. Benim işaret ettiğim tehlikeleri doğrular nitelikte. Rum basınında yayılanların her zaman doğru olmadığı, birilerinin bir algı yaratmaya çalıştığı vs. vs. Aynen katılıyorum ve bunun nedeninin de Cumhurbaşkanlığı ile halk arasındaki iletişim noksanlığı olduğunu tekrarlıyorum.

Ha, bana cevap niteliğinde algıladığım "Cumhurbaşkanı Akıncı, şeffaflığa ve bilgi paylaşımına büyük önem veriyor" şeklindeki Barış Burcu'nun söylediklerine diyecek tek lafım olabilir: "Demek ki sorun bende. Delirdim herhalde"

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.