İletişim kanalları açılmıştır

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

İletişim kanalları açılmıştır

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı uzunca bir zamandır yapması gerekn şeyi yaparak basının karşısına çıktı ve müzakere süreci ile ilgili verebildiği kadar detaylı bilgi verdi.

Kendisine öncelikle teşekkür etmeliyiz bence.

Hem buradan yaptığımız çağrılara kulak verdiği hem de ortalıkta dolaşan tüm kirli bilgileri bir bir ayıklamamıza olanak tanıdığı için.

Cumhurbaşkanı Akıncı'nın basınla buluşması ayrıca Cumhurbaşkanı Akıncı'nın koltuğa oturduktan sonra değişen veya gelişen hassasiyetlerinin olup olmadığını ölçmemizi de sağladı.

Cumhurbaşkanı'nın kesin ve net tavırları olduğunu görmek güzeldi doğrusu.

Şu ana kadar Cumhurbaşkanlığı ve müzakere masası üzerinde sis perdesi kalktı, en azından şu ana kadar olan sürecin neler getirdiğini, nereye varıldığını ve neyin murat edildiğinin çerçevesini öğrenme şansımız oldu.

Cumhurbaşkanı ilk önce Yönetim ve Güç Paylaşımı başlığının en çarğıcı konusu olan dönüşümlü başkanlık konusunda tavrını gösterdi ve "Dönüşümlü Başkanlık siyasi eşitliğin ayrılmaz bir parçasıdır" dedi ve kendini bağladı.

Diğer taraftan çok dürtüklenen ve kullanılan bir konu olan Garantiler konusun en son görüşüleceğini ifade ederken, varılacak anlaşmanın Kıbrıs Türk halkının, özgürlüğünü, eşitliğini ve güvenliğini içermek durumunda olduğunu ifade ederken, güvenliğin altını çizip garantilere göz kırpıp herkesin içini rahatlattı.

Bana göre bu da önemli yaklaşımdı.

Mülkiyet konusunda gerek Özdil Nami'nin gerek Barış Burcu ve gerekse de Cumhurbaşkanı'nın oluşturulacak mülkiyet komitesinin işleyiş prensibi konusunda çizdiği çerçeve de mantıklı ve kabul edilebilirdi. Çerçeve iki bölgeliliğinin korunması ve her parça devlette mülkiyeti çoğunluğunun o kurucu devlet yurttaşlarında kalacağı prensibi ile zaten kendi kendini sınırlıyor.

Speküle edilen konuların başında gelen sürecin BM platformundan AB düzlemine kaydığı şeklindeki iddiaları yanıtladı ve çözümün ertesi günü AB üyesi olacak bir toplumun hazır olması için AB yetkililerinin müzakere masasının bulunduğu oda da değil, dışından destek verdiğini anlattı.

Referandum ile ilgili olarak, baskın bir plan ile karşı karşıya kalacağı endişesi taşıyanların endişelerini de ortadan kaldıracak şekilde ciddi bir söz verdi ve "Kıbrıs Türk halkı neye evet ya da hayır diyeceğini anlayacak zamanı olacak" diye konuştu ve anlaşma metini ortaya çıktıktan sonra bunun tartışılıp kamuoyunda anlaşılabilmesi için makul bir zaman bırakılacağını ifade etti.

Gemilere doldurulup götürüleceği iddia edilenler le ilgili olarak ise anlaşmanın insan haklarına saygılı olacağını ifade ederek tartışmalara nokta koydu.

Bana göre Cumhurbaşkanı'nın basınla birlikteliği son derece verimli oldu, Cumhurbaşkanı ile medya seçildiği günden beridir ilk kez aynı sayfaya bakmaya başladı.

Ufak tefek organizasyon zafiyetlerini görmezlikten gelirsek başarılı idi ve Cumhurbaşkanı'nın eli güçlenmiş oldu. İletişim kanalarını açık tutmak istediğini de söyleyen Cumhurbaşkanı mümkün olduğu kadar sıklıkta bu gibi toplantılar organize etmeye devam ederse, kamuoyu algısı açısından bir sorunu kalmaz.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.