Rum Motosikletliler hayatımı nasıl etkilemişler

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

A- A A+

Rum Motosikletliler hayatımı nasıl etkilemişler

Yıl 1996'ıydı demek. Tarihlerle hiç aram yok. İstanbul'da yaşıyorum. O dönem Radyo Tatlıses adlı ulusal bir radyonun üst düzey yöneticisiyim.

Kıbrıslılık adadan uzak olmanın verdiği hasretle en üst seviyede o zaman.

Her gün İstiklal Caddesi'nde MC Donald'sın yanındaki Gazete bayisinden bir gün eski ve çok yüksek fiyata bir Kıbrıs Gazetesi satın alır, memlekette olup biteni okumaya anlamaya çalışırdım. Bir yanda Türkiye'nin gündemi meşguliyetim iken, Kıbrıs'ın gündeminden de kopmamaya çalışıyordum. Malum o yıllarda internet icat edilmiş ancak bize henüz sirayet etmemiş durumdaydı. Sosyal medya denen kavram zaten henüz icat edilmemişti.

Yine sıradan bir gündü. Sanırım Zeki Müren hala hayattaydı.

Bu anlatacağım olaydan kısa bir süre sonra vefatını bir akşam saati duyacak radyoda bir Zeki Müren Özel Programı yapıp, üzüntülerini gizleyemeyen ve alkollü programa çıkan bir radyo programcısı nedeniyle başım belaya girecekti.

Konumuz Zeki Müren değil tabi ama tarihler yakın yakın olduğu için aklıma geldi birden.

O zamanlar bahsettiğin radyonun haber merkezinde çok yetenekli bir genç vardı. Şimdilerde Kanal 24'ün önde gelen moderatörlerinden birisi.

Ersoy Dede.

Ersoy, "Reşat Abi, Rumlar motosikletlerle Kıbrıs'ta sınıra eylem yapacaklar. Öğrendiğim kadarıyla Başbakan Yardımcısı Serdar Dektaş'ta bazı temaslar için Istanbul'da onunla radyoda canlı bir söyleşi yapma şansımız olur mu?"

Ersoy'un Kıbrıs ile ilgili istekli oluşu hoşuma gitse de, Kıbrıs'ta olumsuz birtakım olayların yaşanması da bir o kadar gerdi.

Serdar Denktaş ile tanışmışlığım da yok o zaman. Nasıl ulaşılır, nasıl bulunur şimdi bu adam. Konuştuğum yıllar cep telefonu denen mucizevi ve lanetli aletin henüz yaygınlaşmadığı yıllar.

Kıbrıs'tan bakanlıktan nerede konakladığını öğrendi. Hilton Oteli'ndeki resepsiyondaki görevliye onun özel kalem müdürü olduğum yalanını söyleyip, telefonu odasına bağlattım ve kendisi ile konuştum.

Akşamüzeri Kıbrıs Evi'nde olacağını ve dilersek orada kendisi ile kısa bir söyleşi yapabileceğimizi söyleyince, Ersoy Dede'ye hazırlıklarını yapmasını, KKTC Başbakan Yardımcısı ve Turizm Bakanı ile canlı söyleşi yapacağını müjdeledim. Çok heyecanlanmıştı.

Akşam saatlerinde vardık. Serdar Denktaş ile orada tanıştım ilk kez.

Bana bir gün İstanbul'dan Kıbrıs'a dönmeyi düşünürsem, kendisini mutlaka bulmamı, ülkemin benim gibi gençlere ihtiyacı olduğunu söylemişti.

Kıbrıs'a dönüşüm 1997 yılında gerçekleşmişti başka acı bir vesileyle, ancak Serdar Denktaş'ın söyledikleri beni de cesaretlendirmişti doğrusu. Ülkemin bana ihtiyacı vardı.

Yaşlanıyorum mu ne? Oktay Ekşi gibi anekdot yazmaya başladım her bir şey aklıma geldiğinde.

Rum motosikletlilerin 1996'da yaptıkları eylem, beni Serdar Denktaş ile tanıştırmış, beni ülkeye dönmeye cesaretlendirmişti.

Dünkü eylem bunları aklıma getirdi birden paylaşayım dedim.

Herkese iyi pazarlar.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.