Nokta'nın bu kapağı olmamış

loading
6 Haziran, Cumartesi
£

8.57

7.64

$

6.77

A- A A+

Nokta'nın bu kapağı olmamış

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şehit cenazesi önünde sırıtarak Seflie çektiği fotomontaj içeren kapakla çıkan Nokta Dergisi'nin toplatılması ve Genel Yayın Yönetmeninin gözaltına alınması konusunda bende her gazeteci gibi rahatsızım. Bunun karşılığının özgürlük kısıtlanması ve derginin raflardan kaldırılması olmamalı.

Zaten Nokta Dergisi'nin bu sayısı toplatılmasa, Genel Yayın Yönetmeni de gözaltına alınmasa, kapağı görecek kişi sayısı birkaç bin ile sınırlı kalacakken, bu durumda kapağı dünyanın dört bir yanı görmüş sağır sultan da varlığından haberdar olmuş oldu...

Benim bu konuyla ilgili söylemek istediklerim bunlardan ibaret değil...

Bana göre bu kritik süreçte gazeteci biraz da sorumlu davranmalı, yangına körükle gitmemeli.

Evet Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştirmek, ailesini yerden yere vurmak, Saray konusunda onu sıkıntıya sokmak, hükümetin kurulmasını engellemekle suçlamak, Ahmet Davutoğlu değil de hükümet ile partiyi onun yönettiğini ifade etmek, oluşan istikrarsızlıktan onu sorumlu tutmak, hatta terör olaylarının patlak vermesinin onun barış süreci açılımı ile ilgili stratejik hata yaptığını ileri dahi sürebilirsiniz.

Ancak İngiltere'de yayınlanan Guardian Gazetesi'nden esinlenerek, Erdoğan'ı Şehit Cenazesi önünde sırıtarak selfie çeker

Şekilde montajlayıp yayına koyamazsınız, hele hele Türkiye'nin bu ortamında. Buna gazetecilik falan denmez, bana göre ifade özgürlüğü ya da basın özgürlüğü ile bir ilgisi de olduğunu düşünmüyorum.

Türkiye şehitler nedeniyle en hassas günlerini yaşarken, hangi habercilik, hangi gazetecilik kriterine göre bu yayın yaptı anlamış değilim. Anlayamam da.

Can Dündar, "Ne Nokta, Doğramacı kapağı yaptığında basıldı, ne Blair selfie yüzünden gazete bastırdı. Hoşgörü zor zanaattır" şeklinde bir tweet paylaşmış ve 1986 yılında Nokta'nın dönemin YÖK Başkanı İhsan Doğramacı'nın İstanbul Üniversitesi'ni alafranga tuvalet gibi kullanıp poposu görünür şekilde büyük abdestini yaparken fotomontajlı Nokta Kapağı ile İngiltere Başbakan Tony Blair'in Askeri okula yeni başlayan öğrencilerle çektirdiği selfienin resmedildiği fotoğrafın arkasından öğrencileri çıkarıp photoshop ile Irak'ta yanan bir petrol kuşunun görüntüsünü yerleştirildiği fotoğrafı paylaşmış.

Doğramacı o tarihte ceza ve tazminat davalarım birlikte açtı. Noktacılar, mahkemeye sağlam bir savunma göndermek için Stern, Figaro, Panorama gibi uluslararası dergilere, buna benzer bir kapak yapıp yapmadıklarını sordu. Yanıt olumsuzdu.

Dava sonunda hapis cezası çıkmadı ama dergi o günün parasıyla 10 milyon TL tazminat ödemeye mahkûm oldu. Dündar'ın anlatmaya çalıştığı Doğramacı hoşgörüsü ise Doğramacı'nın şu ifadelerinden anlaşılabilir, ""Bunu yapanları hapse attıracağım, bu yayını yapan şirkete öyle bir tazminat ödettireceğim ki, bir daha böyle bir terbiyesizlik yapamayacaklar."

Rahmetli Özal kendisini Marylin Monroe olarak resmeden aynı dergiye dava bile açmadı, nedeni belki onun engin hoşgörüsü yada Nokta'nın başlığında, "Aydınlar arasında Özal'ı beğenenler de var" yazısı ve "Bazıları Özal Sever" başlığı idi.

Bu örneklerden hiçbiri ama hiçbiri Nokta'nın bu sayısı kadar ağır, yersiz ve özellikle zamansız olmadı. Belki bundan bir yıl sonra ya da altı ay sonra bu kadar ağır gelmezdi.

Bu gibi fotomontajlardan sayısız adet yapmış, gazetemin manşetine taşımış ve hedef aldığım siyasileri kızdırırken, gülümsetmeyi başarmış bir gazeteci ve gazete yöneticisi olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki; Nokta'nın bu kapağı olmamış!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.