Hipnozlu Kurban mı? Balık alayım

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.40

7.56

$

6.82

A- A A+

Hipnozlu Kurban mı? Balık alayım

İstanbul- Ayıptır söylemesi birkaç günlüğüne İstanbul'a kaçtım. Kaçtım derken yalnız değilim tabi. Kim kocasının bayram haftası tek başına İstanbul'a gitmesine izin verir. Mümkün değil. Çoluk, çocuk, kedi köpek herkes burada. Herkesin talebi farklı. Kimi Ortaköy'de incik boncuk bakıp, kına dövme yaptırma peşinde, bir diğeri en yeni AVM'nin altını üstünü getirme niyeti ile buralara geldi, bir diğeri ise oyuncakçı ve dondurmacı araştırmalarını iPad'den yapmış gelmiş, bana akıl tarif ediyor.

Bayramın bir kısmını İstanbul'da geçirip Bayram sona ermeden de geri döneceğiz güzelim adamıza.

Bugün arife yarın Bayram Kurban Bayramı. Bizde belki nispeten daha az ama şu anda bulunduğum coğrafyada bu iş ciddi boyutta. Bayramın ikinci günü Kanal D, Show Haber ve diğerleri kaçan kurbanlık boğaların, haklı olarak, saçtığı dehşeti izleyecek, gazetelerde kurban kesemeye çalışırken, birbirlerini ya da kendi kendilerini kesen ve ambulanslarla hastanelere kaldırılan acemi kasapları okuyacağız.

Dini vecibedir, hatta İslamın şartlarındandır, kurban kesmek; ancak bunun da ciddi bir tartışma konusu haline geldiğini internetten izliyorum. Hayvan hakları koruyucuları bunun vahşet olduğunu söylerken, Kurban Bayramı'nda zaman zaman ortaya çıkan görüntüler nedeniyle, bir etsever hatta etobur olarak, onlara hak vermek zorunda kalıyorum.

Bir basın bildirisi düştü e-postama dün.

Şaka sandım ilk başta ancak gerçekten ciddiymiş adam.

Uzman Klinik Psikolog Mehmet Başkak'ın bu manzarayı değiştirecek bir önerisi varmış. Aynı zamanda hipnoz uzmanı olan arkadaş, kurbanlıkların önce hipnoz edilip sonra kesilmesini öneriyor.

Tabi aklıma, kurbanlıkların önünde köstekli saat sallayıp, "uyu uyu" deyip hayvan transa geçtikten sonra, kesim işlemine mi geçeceğiz sorusu geldi.

Tabi bunun dalga konusu olacağını düşünen Uzman Psikolog basın bildirisi içerisinde aynı soruyu kendi kendine sormuş ve insan hipnozu ile hayvan hipnozu arasında fark olduğunu ifade ediyor.

Hayvanlarda belirli şekillerde dokunmakla bir "hipnoktik donakalma" durumu yaratıldığı belirten Başkak, küçük baş hayvanlarda kolay ancak büyükbaş hayvanlarda bu hipnoz işleminin daha zor olduğunu belirtiyor.

Tabi bu hipnoz edildikten sonra sakinleşen ve teslim olan kurbanlık hayvan bu durumda "hipnozlu Kurban" diye yeni bir terminolojiye neden olacağından bunun "caiz olup olmadığı" da tartışma konusu olacak gibi duruyor.

Hayvanların sadece sakinleştirildiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Mehmet Başkak, hipnozla kesimin dinen de bir sakıncası olamayacağını savunuyor. Başkak, bu konuda Diyanet'in fetva hattına başvurularak kolayca bilgi sahibi olunabileceğini de söylüyor.

Bütün bu tartışmalar ve haber konuları arasında bugünlerde kırmızı etten uzak durmak lazım. Bu bu bayram, hazır İstanbul'da kısılmışken, balıkla besleneyim bari de neme lazım, hipnozlu, eziyetli, günaha girmeyelim.

Böyle de Bayram yazısı olmaz demeyin oluyor işte.

Herkese şimdiden hayırlı bayramlar.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.