İkna ederseniz ne ala. Edemezseniz işiniz boru...

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

İkna ederseniz ne ala. Edemezseniz işiniz boru...

Olmak ya da olmamak bütün mesele bu demiş İngiliz Yazar William Shakespeare.

Olup olmadığımızı ya da etrafta birileri yokken olur gibi yapmaya çalıştığımızı sonra da işler kızıştığında aslında olmadığımızı, ya da olduğumuz kadar var olduğumuzu göreceğiz hep birlikte.

Şimdi sınav zamanı. Kimseyi gaza getirmeye çalıştığım falan yok ancak o çok gür çıkan sesler, özellikle sorumlu seslerin önümüzdeki Cumartesi günü de çıkması gerektiğini söylüyorum.

Cumartesi günü bir ziyaret var güzelim adamıza.

İçimizi ferahlatması bize hayat vermesi ve umutlarımızın yeşermesine neden olması gereken ancak bizim tavırlarımız nedeniyle bizi toplum olarak psikolojik bir bunalıma sokan suyun asıl müsebbibi, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geliyor ülkeye. Hem de başka bir konu için değil. Su açılış töreni yapmak için.

Hani yıllar geçmesine rağmen konuşmadığımız ancak toprağa düştüğü anda kimin yöneteceği konusunda birbirimize girdiğimiz su var ya işte o.

Dediğim gibi kimseyi gaza getirmeye ve Erdoğan'a kafa tutup, "ne suyunu ne paranı ne memurunu" demesini kimsenin istemiyorum. Felaketimiz olur. Ancak, bu sınav da önemli bir sınav hani.

Düşünün karşısına dikileceksiniz, o sizden müteşekkir olmanızı ve bu suyla hangi ürünleri üreteceğinizi anlatmanızı beklerken, siz ona "Sayın Cumhurbaşkanı, bu suyu biz yöneteceğiz yoksa kabul etmiyoruz suyunuzu" mı diyeceksiniz. Öyle babayiğit yok sanırım memlekette. Aslında babayiğit lafı da çok doğru bir laf değil, öyle nezaketsiz birisi de yoktur bu memlekette demem lazım.

Hele hele eski müttefik Mehmet Ali Talat'tan bunu duymak isteyeceğini düşünmüyorum Sayın Erdoğan'ın.

Duysa da sanırım vereceği cevap net olur, o köprülerin altından çok su geçtiği deyimine benzerlik olsun diye, "Sayın Başkan bu boruların içinden çok su geçti" deyip, bugüne kadar aklımızın nerede olduğunu sorar diye düşünüyorum.

Yanlış da anlaşılmasın, Erdoğan hepimizin efendisidir, ona itaat etmemiz gerektiğini söylemiyorum asla.

Ancak, baraj temel atma törenleri, boru geçiş süreçleri, protokoller, meclis kararları, ekonomik protokoller, baş başa ve heyetlararası görüşmeler, nezaket ziyaretleri, yurtdışında zirvelerde buluşmalar, bütün bu süreçlerde kimsenin aklına Özerk Su Yasası ve BESKİ'den bahsetmek gelmezken, açılış için gelecek adama, "fikrimiz değişti" ya da "aslında fikrimiz buydu ve size söylemeye çekindik" nasıl diyecekler onu merak ediyorum.

Rahmetli Denktaş'ın bir dediğini iki etmeyen rahmetli Demirel'e bile bu şekilde davranılmamıştır. Kaldı ki Erdoğan Demirel değil.

Ne yalan söyleyeyim. Bana 100 Milyon Dolar da verseler, KKTC'yi yönetenlerden biri olmak istemezdim bu önümüzdeki bir hafta boyunca.

Merakla ve tedirginlikle Erdoğan'ın gelişini bekliyorum. Tedirginlik konusunda da yalnız olmadığımı biliyorum.

Boru değil, (aslında boru) Erdoğan, yönetmek konusunda şimdi aklımızın başına geldiği suyun vanasını, Türkiye'den özel bir şirketin yöneteceğini düşünerek açmaya geliyor.

İkna ederseniz ne ala. Edemezseniz işiniz boru...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.