Adanın rengi değişecek ve fasulye de artık pişecek

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.51

7.66

$

6.75

A- A A+

Adanın rengi değişecek ve fasulye de artık pişecek

Uzun bir gün olacağını söylemiştim dün. Öyle de oldu.

Ama yorucu olduğu kadar da keyifli ve de verimliydi.

Ekim ayının ortalarında güneş altında beklemekten dolayı bronzlaştım bile. Herkesin Karayiplere ya da para verip solaryuma girerken yaptığını ben bedavaya yapmış oldum.

Suyun adaya gelişini bir kez daha gözlerimle gördüm.

Asrın projesini "Asrın Hatası" diye niteleyenlerin bu mutluluğa gölge düşürmek için düzenledikleri eylemin fiyasko ile sonuçlandığını gördüm.

Sert mizaçlı Erdoğan'ın, seçim üstü bile, Türkiye'deki milliyetçi oy hassasiyeti varken çözüme bağlı söylemlerinden vazgeçmediğini gördüm.

First Lady'nın evinde, Türkiye'den su tamamen musluklardan akmaya başlamadan kuru fasulye yememek gerektiğini öğrendim.

Bizi yönetenlerin cılız ve imalı da olsa Erdoğan'ın karşısında suyu yönetmek konusunda birkaç laf edebildiklerini gördüm. Her ne kadar da bunu çalışma yemeğinde dile getirmeseler de en azından konuşabiliyorlar.

Bütün belediye başkanlarının suyu karşılamaya gittiğini gördüm.

Güzel güzel konuşmalar dinledim.

Erdoğan, Akıncı, Kalyoncu, Türkeş, Eroğlu, Sennaroğlu...

Hiçbiri boş konuşmadı. Hiçbiri diğeri karşısında eksik kalmadı.

Canımı sıkan kısımlar da olmadı değil tabi bu güzel ve Cumhurbaşkanı Akıncı'nın ifadesiyle "Miladi günde"

Keşke, ev sahibi olup olmadığımız tartışmalarını bir yana bırakıp, biz de halkımızı Türkiye DSİ'nin yaptığı gibi törene davet etseydik.

Onların çalıştığını ve çoğunluğu Türkiye kökenli insanları oraya götürdüğünü gördüm.

Biz bunu yapmadık. Biz "davet gelirse bakarız. Misafir gibi gider yerimizi alırız" mantığı ile olaya yaklaştığımız için tören alanında bir dengesizlik oldu.

Dengesizliği, Erdoğan'ın sahneye çıkışında izleyicilerin tezahüratı ile Akıncı'ya yapılmayan tezahüratı, hatta "Recep Tayyip Erdoğan" denilerek kalabalığın sözünü kesitğini gördüm. Akıncı tecrübeli bir siyasetçi olarak konuşmasını dinlettirdi ancak, benim Cumhurbaşkanımın da sık sık "Mustafa Akıncı" içerikli tezahüratlarla sözünü kesen bir halk kitlesi oluşması için düzgün bir organizasyonla insanların oraya davet edilmesini beklerdim.

Yönetmek iddiasında olduğumuz suyun açılış törenine misafir gibi gittiğimiz için, misafir yanında misafir götürmeyeceğini düşündü herhalde bizimkiler.

Gerçi, Akıncı için seçimlerde meydanları dolduranların bedenleri olmasa da akılları TC Büyükelçiliği önündeki eylemde olduğu için bu pek mümkün olmayacaktı.

Neyse geçelim.

Su geldi, hayat gelecek.

Cumhurbaşkanı'nın dediği gibi, "Adanın rengi değişecek"

Ve fasulye de artık pişecek.

Dün de söylediğim gibi bizimle suyunu paylaşan Anadolu halkına ve bunu dünyada denememiş bir projeyi hayata geçirerek sağlayan Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerine teşekkür ederim.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.