Majesteleri Paris'e gelir mi?

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Majesteleri Paris'e gelir mi?

Napolyon'un cezasını çekmekte olduğu Elbe Adası'ndan kaçış haberi, eski imparatorun başkente kadar gelebileceğini olası görmeyen Paris gazetelerinin manşetlerine ilk gün şu cümlelerle yansır: "Diktatör Elbe'den kaçtı" İktidardan düşürülmüş, tahtını tacını kaybetmiş eski hükümdara layık görülen bu ifade biçimi, Napolyon Paris'e yaklaştıkça değişmeye başlar. Gazeteler ikinci gün biraz daha temkinlidirler. Haber, "Kral Paris Yolunda" cümleleriyle duyurulur bu kez. Üçüncü gün yani imparator başkente sadece bir günlük uzaklıktayken manşetler artık son şeklini alır: "Majesteleri yarın Paris'te"

Sevgili dostum Mustafa Kemal Erdemol'un "Lordlar Kamarasında Taranmak Yasak" adlı kitabında aktardığı tarihteki bu olayı saygının korku ile sağlandığını ne güzel ifade etmiş.

Aklıma bizdeki kahramanlar gelir her bu kitabı elime alıp bu hikayeyi okuduğumda.

Nasıl Türkiye Cumhuriyeti'ndeki yetkililer ortalıkta yokken, ya da onlarla yüz yüze görüşmek gibi ihtimalleri siyasi pozisyonları gereği olmadığı zamanlarda kahraman kesilip ağızlarına geleni söylerler, sonra da 15 Kasım, 20 Temmuz ya da farklı vesilelerle Türkiye'deki yetkililerle görüşme imkanları hasıl olduğunda, "Diktatör Elbe'den kaçtı söyleminin yerine, "Majesteleri yarın Paris'te" tonlamasına geçerler ya bayılıyorum.

İçin için gülsem de aslında ağlıyorum.

Su konusunda da aynısı yaşandı. Gerçi bazı cengaverler, "Diktatör Elbe'den kaçtı" yerine "Kral Paris yolunda" söylemini tüm cesaretlerini toplayıp ifade ettiler ama hiç kimse o "Diktatör" içerikli söyleme yaklaşamadı bile.

Kimse ile dalga geçmek ya da gaza getirmek değil ama Napolyon dönemi Fransa'sında da değiliz be kardeşim.

Bu ülkede o yüzden sağ partilere nispeten daha fazla saygı duyar oldum.

UBP'liler, her zaman Majesteleri demişlerdir. DP 'liler de her zaman Diktatör.

Elbe Adası'nın kıyısında olup kaçacağı sandalı beklemesi ya da Paris şehri kapılarına dayanmış olması fark etmedi onlar için. Majeste ise majeste, Diktatör ise diktatör.

Henüz iktidara gelmemiş bir partimizin milletvekilinin AK Parti koridorlarında muhatap bulmak için beklediği ve "Bizimle de görüşün. Biz de size bağlıyız" anlamına gelen ifadeleri sarf ettiğini bilmeyenimiz yok.

Bunlar da İmparator'un ayağına kadar gidenlerden olsa gerek.

Bir de başka bir kesim var ki akıllara zarar, İmparatorun gönderdiği altınlarla sefa sürerken, İmparatora Diktatör deyip, "Paris'ten Defol" diye nağra atanlar var.

Majesteleri yakınlarda Paris'e gelir mi, yoksa Diktatörün yolu yine Elbe Adası'na mı düşer yine bilinmez ama bizdeki durum değişmez.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.