Doğan Harman'a mektup

loading
22 Eylül, Salı
£

9.77

8.98

$

7.66

A- A A+

Doğan Harman'a mektup

Sevgili muallim.

Senin buralardan vakitsiz göçünün üzerinden dört yıl geçmiş meğer. Senin oralarda nasıl bilmiyorum ama buralarda zaman çok çabuk geçiyor.

Seçimden seçime, kurultaydan kurultaya koşup duruyoruz.

Hükümetler kurulup bozuluyor, yalanlar peş peşe söyleniyor.

Değişen bir şey yok anlayacağın.

Ya da başka bir ifadeyle, senin paketleyip kavramsal bir boyuta indirgediğin hatta bu konuda kocaman bir tuğla büyüklüğündeki kitabına adını verdiğin "Statüko" aynen devam ediyor sevgili Muallim.

Hatırlıyorsundur; "Statüko , dünya pazarlarından kopuk, dışarıdan verilen serumla ayakta kalabilen arz ve talep mantığı dışında kapalı devre kanser ekonomisidir" diye tanımlamıştın Statüko Ekonomisini.

Değişen bir şey yok Muallim.

Yine sen yazmıştın ve defalarca söylemiştin.

"Statüko, Kıbrıs Türk halkının tarihten gelen kültürel, tarihsel ve siyasi varlığını ve iradesini tehdit eden bir yapıdır" demiştin. Aynen devam Sevgili muallim, aynen devam.

"Statüko dünya pazarından kopuk kapalı ekonomik yapının dikte ettiği yapay kamulaşma, yani devletin arz ve talep mantığından uzak iradi kararla şişirilmesidir" diyerek kamunun şişirildiğini ve verimsizleştiğini anlatmıştın benim de hazırlanmasına yardım etmeme izin verdiğin kitabında.

Hiçbir değişiklik yok Muallim. Bıraktığın yerden daha da pervasızca devam edildi bu söylediklerine.

"Statüko keyfi idaredir, rica ile yaşama düzenidir" demiştin Muallim.

Dediklerin zaten doğruydu ancak daha da kötü oldu senin yokluğunda.

Rica etmek bile yetmez hale geldi.

"Statüko partizanlıktır, adam kayırmacılıktır, ihale yolsuzluğudur" diye yazmıştın, hepimiz defalarca okumuştuk. Televizyonlarda söylemiştin her gece, can kulağı ile dinlemiştik. Hepimize konuşma zamanının geldiğini öğretmiş, bu statükonun yıkılacağı ile ilgili ümit tohumları ekmiştin.

Utanarak söylüyorum ama bıraktığın yerden daha kötü noktadayız Muallim.

"Statüko, Kıbrıs sorununun siyasi çözümsüzlüğüdür" demiştin ve eklemiştin, "Statüko entegrasyon ve ilhak siyasetidir" diye.

Ne çözümü bulabildik Muallim sen göçtükten sonra, ne de ilhak ile entegrasyon politikası üretenler ve güdenler azaldı.

Son olarak, "Statükonun değiştirilebilmesi için bu iktidarın değişmesi ve yerine çözüm güçlerinin iktidara gelmesi ön şarttır" diye yazmıştın Muallim.

Çekine, çekine söylüyorum Muallim ama o güçler de iktidara geldi. Hiçbir şey olmadı. Hatta Statüko'nun devamı konusunda öyle bir irade gösterdiler ki, görsen, buralarda olsan, hiçbirine "yoldaşım" demezsin.

Hatta ortak bile oldular "gelmesi gerekenlerle gitmesi gerekenler" dediklerin.

Canın sıkmak istemezdim Muallim ama kavram olarak hayatımıza soktuğun ve ne olduğunu ayrıntılı olarak tanımladığın "Statüko" taş gibi yerinde duruyor maalesef.

Seni çok özledik muallim. Böyle günlerde senin gibi bir filozofu çok arıyoruz.

Hasretle kucaklarım

Öğrencin, kardeşin, evladın

Rasıh....

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.