Şu örtülü ödenek meselesi

loading
3 Haziran, Çarşamba
£

8.49

7.56

$

6.74

A- A A+

Şu örtülü ödenek meselesi

Öncelikle şunu söyleyeyim de içimde kalmasın.

Cumhurbaşkanlığı'nın örtülü ödenek kalemini tartışma konusu yapmak zaten başlı başına bir hataydı. Ne yazık ki Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde birçok aday bu konuda biraz da popülizm yaparak örtülü ödenek sanki çok büyük bir meblağmış, ya da ülke bütçesinin önemli bir kısmını oluşturuyormuş gibi konusunu yaptılar.

Bunun yapılmaması gerektiğini bir Cumhurbaşkanı'nın kendi inisiyatifi ile kimseye hesap vermeden harcayabileceği bir miktar olması gerektiğini hep söyledim, hala da söylerim. Devlet dediğiniz mekanizma böyle çalışır.

Devletin resmi ve de resmi olmayan yanları var.

İş, resmi olmayan kısmını asgaride tutmak ve halkın güvendiği bir kişiye bu resmi olmayan yanını teslim etmek.

Şimdi gelinen durum ise Devletimizin Başı'nın, elini kolunu bağlamaya kadar ulaştı.

Ne yani, halkın yüzde 60'ının oyunu alarak koltuğa oturan kişiye bu halk, ayda 90 küsur bin TL konusunda güvenmeyecek mi?

Halk Cumhurbaşkanı'nı seçerken, onun muhakeme gücüne, doğru karar verebilme yeteneğine, aklına, dürüstlüğüne güvenerek seçmedi mi?

Cumhurbaşkanı'nı görüşme masasına gönderip, ayda 90 bin TL'den binlerce kat daha değerli olan çocuklarımızın geleceğini görüşmek konusunda güvenmedik mi ki? Evet güvenmeyenler oldu ancak güvenenler çoğunlukta değil miydi? Ona güvenmeyip de diğer adayı destekleyen kesim ise zaten örtülü ödenek konusunu hiç konuşmadılar. Yani son seçimin ikinci turunda Akıncı'yı destekleyenler şimdi örtülü ödenek konusunda Cumhurbaşkanı'na çeşitli yollarla baskı yapıyorlar.

Cumhurbaşkanı'nın ülkeyi yönetebileceği konusunda güveniyorsunuz da 90 bin TL'yi abuk subuk yerlere harcamayacağı ya da kendi cebine indirmeyeceği konusunda güvenemiyor musunuz?

Burada bir tezatlık ve çelişki yok mu? Böyle durumlarda tezatlık ve çelişki olan yerde art niyet bulunduğu çok görülmüştür.

Ortada o kadar hıyanetçe harcanan, boşa giden, hatta birilerinin cebine haksız bir şekilde giren paralar varken, Cumhurbaşkanı'nın kullanımında olan 90 Bin TL'nin peşine düşenleri anlamakta güçlük çekiyorum doğrusu.

Bence örtülü ödenek konusunu sorgulamak bile Cumhurbaşkanı'na, Cumhurbaşkanlığı'na ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti'ne hakarettir. Eksikleri de olsa bir devlet vardır ve Cumhurbaşkanı'nın örtülü ödenek kalemi de bu devletin gereklerinden bir tanesidir.

Örtülü ödenek ile ilgili bu şekilde yazmaya ve konuşmaya devam edersek şimdiki ve bundan önceki Cumhurbaşkanlarının tümünün hırsız olduğunu ima ettiğimizin farkında mıyız?

Bence ayıp.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.