"Motorunu tamir eden, duşunu alır"

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

"Motorunu tamir eden, duşunu alır"

Hükümetler, daha doğrusu CTP Parti Meclisi ile hükümetin CTP kanadı su konusunda henüz bir anlaşmaya varamadığından ve bu anlaşma UBP ile aynı frekansta değerlendirildikten sonra Türkiye ile bağlanamamasından dolayı başımıza bir sürü şey geldi bu son birkaç haftadır.

Ekonomik protokol, 13'üncü maaşlar, içi boş 2016 Mali Yılı Yasası ve yatırım kalemlerinin noksanlığı... Daha da sıralayabilirim ama geçiyorum.

Artık toplum olarak değil, birey olarak düşünme hastalığı hepimizi sardı ya, ben de öyle davranıyorum ve işin beni ilgilendiren kısmıyla alakadar oluyorum şimdi.

Hepinizin başına gelmiştir ve son derece gıcık bir şeydir.

Zemindeki deponuza şehir şebekesinden şırıl şırıl formatında gelen suyu damınızdaki depoya basmak üzere orada bulunan ve duşa girdiğiniz zaman size otel duşundaymışsınız hissi veren tazyikli su akmasını sağlayan o lanet motor var ya, zaman zaman bozuluyor, ya da yanıyor.

Öyle sinir bozucu bir şey olamaz. Deponuzda su var. Elektrik de var.

Ancak aşağıdaki suyu yukarıya basacak motor arızalı.

Dolayısıyla suyunuz ve de elektriğiniz olmasına rağmen musluğu açtığınız anda su yerine bir tıslama sesi gelir.

Sabah duşunu almak şöyle dursun, yüzünüzü bile yıkayamazsınız. Tuvaleti kullanamazsınız, kullanmak zorundaysanız da dışarıdaki deponuzda kova ile su taşımak zorunda kalırsınız.

Bu çağda rezil bir şey.

Halbuki Türkiye'den gelen su şebekelerimizde olsa, ne depoya ne de hidrofor denen o uğursuz alete ihtiyacımız olacaktı. Gelen tazyikli su doğrudan musluklarımızdan akacaktı.

Her musluğu açtığımızda çalışan hidrofor nedeniyle kullandığımız elektrik de cabası.

Diyeceksiniz ki, "bağırıp çağıracağına, tamir ettirsene ya da motoru değiştirsene be"

Son derece haklısınız.

Hatta bu konuda köşe yazısı yazmak da neyin nesi diye soranlarınız vardır.

"Sabah duş alamadı diye, sağa sola çatıyor" diye düşünenler de vardır elbet.

Tamir ettirmek ya da gerekirse motoru değiştirmek için çabalamadığımı mı sanıyorsunuz?

Bu durumun vuku bulduğu Pazar günü tanıdığım bütün tesisatçıları aradım tek tek.

Bazıları Pazar olduğu için telefonlarını açmadılar. Bir kısmı ise telefonlarını açıp, şu anda avda olduklarını ve gelemeyeceklerini söylediler.

Bu iş Pazartesine kalır, bir şekilde bugünü geçirmemiz gerektiğini aile eşrafına tebliğ ettim çaresiz.

Ertesi gün yani bu yazıyı kaleme aldığım saat 18.00'e kadar herhangi bir gelişme olmadı. Avda olan arkadaş, telefonuna bakmadı gün boyunca, diğerleri de başka işleri olduğu için benim acil durumuma müdahale etme şansları olamayacağını, önümüzdeki günlerde bir fırsat bulup bakacaklarını ifade ettiler.

Bu su tesisatçısı arkadaşların sayısı da ülkemizde çok yok biliyorsunuz.

Eğitim planlaması konusundaki basiretsizlik ve beceriksizliklerimiz nedeniyle herkesin beyaz yakalı olduğu bir ülkede, ellerini kirletip senin benim, sırf hanımdan fırça yememek üzere ufak bir serveti ödemeye hazır olduğumuz yarım saatlik işlemi yapacak insan sayısı son derece az.

Herkes mühendis, herkes avukat, herkes mimar, herkes işletmeci; herkes üniversite mezunu ve hatırı sayılır bir çoğunluğu işsiz ancak bu işleri yapacak kimse yok.

Kararım karardır.

Herkes boş vakitlerinde spor yapar, kitap okur sinemaya giderken, ben bir çıraklık eğitim merkezi bulup, ya da bir ustaya çırak olup bu işleri öğreneceğim.

Aman aman profesyonel olarak para kazanmak için değil en azından kendi söküğünü dikebilecek terzi konumuna geleyim diye.

Dedik ya artık toplumsal değil de bireysel düşünüyoruz.

Gemisini kurtaran kaptan, ya da bu durumda motorunu tamir eden duşunu alır.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.