"CTP'nin söylemi ile eylemi birbirini tutmuyor"

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

A- A A+

"CTP'nin söylemi ile eylemi birbirini tutmuyor"

Bu sözlerin sahibi ben değil, Eski Ulaştırma Bakanı UBP Mağusa Milletvekili Hamza Ersan Saner.

Saner dün bir televizyon programına çıkarak özelleştirme ile ilgili çok ayrıntılı bilgiler vermiş ve şu anda Ankara'da görüşülen su yönetimi mevzusunun kamu - özel ortaklığı şeklinde dönüşmesinin de aynen Yap-İşlet-Devret modeli gibi özelleştirmenin daniskası olduğunu anlattı.

Yani bir başka ifadeyle, CTP'nin özelleştirilemez dediği su konusu için başka özelleştirme modelini benimsemesinin, söylem ile eylem farklılığı oluşturduğunu söyledi.

Beğenirsiniz beğenmezsiniz ama Ersan Saner, özelleştirme konusunda en direk duran siyasetçilerden. Hiçbir zaman parmağının arkasına saklanmadan tüm kamu kuruluşlarının özelleştirilmesi gerektiğini söylüyor. Hatta CTP-UBP hükümeti kurulup Meclis'te güvenoyu aşamasına geldiğinde, hükümet programında bulunan Elektrik Kurumu ve Telekomünikasyon Dairesi ile ilgili Özerkleştirme ifadesine işaret ederek kürsüden, "Ben bu hükümete güvenoyu vereceğim ama şimdiden söylüyorum. Yarın bu hükümet Meclis'e özerkleştirme adı altında bir yasa getirirse oyum hayır olacaktır" diyecek kadar da çizgisini bozmadı.

Ersan Saner'e göre CTP'nin eylem ile söylem farklılığı bir de Avrupa Birliği üyeliği amacı ile ilgilidir.

Avrupa Birliği müktesebatı ya da ecnebilerin deyimi ile "acquis communautaire" devletin hizmet sektöründen tamamen çekilmesini emreder.

Saner diyor ki; AB üyeliğini hedef olarak belirlemesine ve ona göre davranmasına karşın söylemlerin hala Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği tadında.

Örnek; Telekomünikasyon Dairesi.

Saner programında çok şahane örnekler verdi.

İngiltere, telefon dairesini yüzde 50-50 kamu-özel ortaklığı ile özelleştirdi. İngiltere daha sonra 90'lı yıllarda hisselerin tümünü sattı. Almanya yine aynı yöntemle telefon dairesini özelleştirmiş, sadece yüzde 17'si devlette, yüzde 15'i de Alman Merkez Bankası'nda. İrlanda, kamu-özel ortaklığı ile başladı 2001 yılında hisselerin tümünü elden çıkardı. İtalya yine telekomünikasyon dairesinin sadece 22'sinin sahibi. Fransa aynı, Danimarka aynı, hele Malta elinde hiç hisse bırakmamış. Hatta İsveç bazı hisselerini özel bir şirketin yanı sıra Finlandiya'ya sattı. Bu örnek de "stratejiktir" kartını oynayanlar için.

Kimse üzülmesin ama elektrikte de benzer şeyler yaşanacak.

CTP'yi "Bu UBP'liler ülkenin varını yoğunu satar her şeyi özelleştirir" diyerek onların "asla özelleştirme yapılmayacak" söylemlerine inanarak getirenler görecek ki, UBP'si, CTP'si hepsinin kaçınılmazı olacak özelleştirme.

Korkmamak lazım tabii.

Bütün dünya bunu yapıyorsa vardır bir hikmet.

Özelleştirme kötü değil, kötü özelleştirme vardır sadece. Ondan sakınalım bence.

Onun için artık tercihlerimizde, özelleştirmeye inanan ile inanmayan arasında seçim yapmak yerine, en iyi özelleştirmeyi yapacak olanı bulmaya çalışmalıyız.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.