İnşallah son su yazım olur, derken...

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

İnşallah son su yazım olur, derken...

Ve sonunda Türkiye Su Temin Projesi meselesinde nihayete yaklaşıldı.

Eğrisi ve doğrusu ile galiba sonunda suda bir anlaşamaya varıyoruz.

Anlaşma metnine baktığımda CTP Parti Meclisi'nin reddettiği ve büyük bir krize neden olan metin ile elimizdeki yeni metin arasında büyük farklar yok.

Yani eğer CTP Parti Meclisi özelleştirmeyi reddetmişse, metinde yine özelleştirme var. Onu peşinen söyleyeyim.

Yani özel bir işletmeci suyu işletecek.

Metinde yeni olan, belediyelere tercih hakkı tanınması.

Yani arzu eden belediye, bu sistemin içinde olmayacak.

Tevekkeli değil, önceki akşam apar topar belediye başkanları ile İçişleri Bakanlığı'nda yeni metin konusunda bilgilendirme toplantısı yapılması.

Belediye başkanları, sistemin içinde olup olmayacaklarını kendilerince ya da Belediye Meclislerince alınacak kararlar doğrultusunda bilecekler. Böylece şekillenecek süreçte, su projesinin ne kadar kapsamlı ve ülkenin ne kadarına yayılacağı belli olacak.

Tabii belediyenin sisteme dahil olmama hakkı da var. Ancak sisteme dahil olmaması durumunda, dahil olan ile olmayan belediyeler arasında farklar olacak.

Sisteme dahil olmayan belediyeye, cirodan işletmeci tarafından para ödenmeyecek.

Para ödenmeyeceği gibi o belediye sınırları içerisinde altyapı yatırımı işletmeci şirket tarafından yapılmayacak.

Sistem dışı kalmış belediye, KKTC Su işleri Dairesi tarafından temin edilecek KKTC yerel su kaynaklarını kullanacak.

Ancak suyu genel su fiyatından daha düşük fiyata satamayacak.

Belediyelerin düşük fiyata su satmak gibi bir dertleri olmadığından bu noktada sorun yok.

Ama şöyle bir sorun çıkıyor: Su Dairesi kendisine ait olan suyu doğru düzgün işletemediğinde, belediyeye maliyetinden fatura edecek. Yani su çıkarmak için biriken elektrik paraları artık KKTC Maliyesi'nin sırtında yük olmayacak. Sübvanseye dönemi bitti.

Tabii müzakereler süresinde belediyelere tercih hakkı almak için sürdürülen mücadele de bu sefer başka bir zorunlu taviz getirdi.

Alım garantisi.

Sisteme dahil olmayacak belediyelerin çoğalabileceği endişesi, ihale sürecini etkileyeceği ve yatırımcı için ekonomik yönden zarar verici noktaya gelmesi endişesi ile bu sefer yatırımcıyı koruyacak bir madde getirdi.

Bu madde KKTC Maliyesi'ni riske sokuyor.

Eğer çok sayıda belediye buna uyarsa ve tüm büyük belediyeler sisteme dahil olmama kararı üretirse, devreye girecek olan alım garantisi maddesi eski ile yeni sözleşme arasındaki en çarpıcı fark.

Yani belediyelere tercih hakkı vermek bu noktada vergi verenlerin ensesine bir yük bindirme ihtimalini beraberinde getirdi.

Belediyeler topyekûn sisteme girmezse, o zaman farkı Maliye ya da daha doğrusu siz ve ben ödeyeceğiz.

Siz söyleyin. Bu su protokolü vatandaş adına iyileşti mi yoksa daha kötü mü oldu?

Bu gidişle bu son su yazımız olamayacak gibi görünüyor.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.