Avrupa'nın Trump nefreti onu başkan yapar

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.55

7.69

$

6.76

A- A A+

Avrupa'nın Trump nefreti onu başkan yapar

Cumhuriyetçilerin muhtemel Başkan Adayı Donald Trump, Avrupalıların hatırı sayılır bir çoğunluğu tarafından nefretle ve tiksinti ile karşılanıyor. Bu doğru.

Ama ne yazık ki Avrupalılar, Amerika başkanlık seçimlerinde oy kullanamıyorlar.

Kullansalar, tartışmasız bir şekilde Demokratların muhtemel adayı Bayan Clinton Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk kadın başkanı seçilecek. Bir siyah başkandan sonra bir de kadın başkan, hiç fena olmazdı hani ama, dediğim Oval Ofis'te yıllanmış özel üretim viskileri kimin yudumlayacağına ve dünyanın en büyük nükleer füze envanterinin fırlatma kodlarını kimin barındıracağına, Fransız, Alman ve Britanya halkı değil, Amerikan halkı karar verecek.

Şu anda önde götürdüğü delege yarışını önde bitirmesi halinde Amerikan Birleşik Devletleri Başkanlığı'na resmen aday olması muhtemel Donald Trump'ın ABD ile birlikte Batı dediğimiz şeyi oluşturan Avrupa tarafından vücudun kabul etmediği bir protez gibi algılandığını, Trump aday adaylığını açıkladığı sırada Economist Dergisi'nin kapağından anlamak mümkündü.

Trump'ın tek bir fotoğrafını koyan dergi, başlık olarak ise, biraz da 'Dalgacı Davut' edasıyla "Gerçekten mi?" ifadesini yazmıştı. Tabii iş gerçekten ciddiye binmeye başlayınca bu hafta aynı dergi Hillary Clinton ve Donald Trump ile kapağını süslemiş ve "Savaş Hatları" başlığını atmış.

Batı dediğimiz yapının önemli bir parçası olan Avrupa'nın ABD seçimlerine müdahale etmesi mümkün mü peki? Ya da soruyu değiştirelim. Daha önce denendi mi ve başarıya ulaştı mı?

2004 yılında Avrupalılar ABD Başkanı George Bush'un liderliğini yürüttüğü Irak savaşına karşı olan Avrupa'nın muhalefetinin ona ikinci bir dönem kazandırmayacağını düşünüyorlardı. Tabii ki bu ters tepti ve özellikle o dönemde The Guardian Gazetesi'nin İngiltere'den yaptığı anti-Bush kampanyası Amerikalıları Bush'un kucağına itmekten başka bir işe de yaramadı. Uzmanlara göre Amerikalılar, Avrupalıların açık anti-Bush yaklaşımları karşısında, "ılık bira içen ve yemek porsiyonları ile arabaları bizimkinin yarısı olan bu Avrupalılar eğer Bush'tan nefret ediyorlarsa bir şeyleri doğru yapıyordur" diyerek Bush'u seçmişler.

Avrupa'nın istemediği bir ABD Başkanı'nın seçimi kazanmasının örnekleri neredeyse kural haline gelebilecek kadar çoktur.

Obama seçimi bunlardan biri değil tabii. Gerçi sadece Avrupalılar değil. Bütün dünya onun arkasında saf tutmuştu. Seçim öncesi gittiği Berlin'de 800 bin kişinin toplanıp onu dinlediğini unutmadık. İtalya'da pizzacılar, jambon ve ananaslı bir pizza yaratıp adına Obama Pizzası demişler. Amerikan seçmeni farklı bir şekilde, bütün dünyanın onların seçimine katıldığı bir seçim yaşamışlardı.

Şimdi Trump vakası gündemde.

Avrupalılar ondan nefret ediyorlar ama adamcağız tam da Amerikalıların duymak istediklerini söylüyor ve Amerikalılar liderlerinin yabancılar tarafından eleştirilmesini sevmezler.

Avrupa'daki mülteci krizine denk gelen bu ABD seçimleri de Trump'a avantajdan başka bir şey sağlamadığını söylemek gerekiyor.

Anti İslamcı yaklaşımları, yabancı düşmanlığı ve mülteci karşıtlığı Trump'ın Avrupalıların nefretine maruz kalmasının nedenleri.

Avrupa'da Jean-Marie Le Pen gibi Trump hayranları da yok değil tabii. Onun yanında Danimarka, İngiltere ve bazı başka ülkelerin sağ tayfası Trump'ı beğeniyorlar ama geneli onu Amerikan Başkanı olarak görmek istemez.

Alman Der Spiegel Dergisi Trump'ı "Dünyanın en tehlikeli adamı" olarak nitelerken, Fransız Liberation Gazetesi Trump'ı, kabusun gerçeğe dönüş hali" diye tanımladı.

Avrupa'daki Trump nefreti bu noktada iken, 2004'teki Bush örneğine bakarak, hiç istemesem de bahis oynamak durumunda kalırsam şayet, paramı Trump'a yatırırım.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.