Grivas bıyığı yeniden moda olmasın diye...

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.51

7.66

$

6.75

A- A A+

Grivas bıyığı yeniden moda olmasın diye...

Birkaç gündür ortalıkta yokum. En azından bu köşede değildim.

Birkaç günlüğüne Strasburg'a doğru bir uzanalım dedik. Daha doğrusu Avrupa Parlamentosu, 6 sandalyeden ikisini bize vermekten hala uzak ama biz gazetecilerin oralarda ne olup bittiğini bilmesi konusunda istekli ve yardımcı oldukları için Strasburg'taki Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nu izlemeye götürüldük.

Aralıklarla ve gündem boşlukları içerisinde Strasburg hikayelerini yazacağım. Çok ilginç şeyler yaşadık, tesadüfen Hasan Taçoy, Ersan Saner, Zeki Çeler ve Armağan Candan'dan oluşan Cumhuriyet Meclis Heyeti ile oralarda teşriki mesai yaptık. Aynı zamanda yine bir ziyaret için oralarda olan Dışişleri Bakanı Emine Çolak ve heyeti ile de zaman geçirdik.

Tabii ki kendilerini çözüm olması halinde Atina'da diri diri yakmayı düşünmeyen ve Kıbrıslı Türklerin sadece "azınlık hakları" için canını feda edebileceğini söylemeyen Kıbrıs Cumhuriyeti AP Milletvekilleri ile de yakın temasımız oldu.

Bir Yunanlı Avrupa Parlamentosu Milletvekili olan Eleftheiros Synadinos ise Strasburg hikayelerimizden ilkinin kahramanı.

Türkiye-AB zirvesinin tartışıldığı Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nun ikinci gününde yaptığı konuşmada Türkiye ve Türklerle ilgili ifadeleri ırkçılık ve faşist düşüncenin boyutlarını bize gösterse de Avrupa Parlamentosu Başkanı Shultz'un yanıtı da Avrupa Birliği değerlerinin bu anlamda ne denli önemli ve lazım olduğunu görmemize neden oldu.

Faşist Altın Şafak AP Milletvekili Eleftheiros Synadinos, konuşma sırası kendisine geldiğinde "Bilimsel literatürde de ifade edildiği gibi Türkler kirlidir. Türkler oyun oynadıklarında vahşi köpekler gibidirler ancak düşmanlarına karşı savaşmaları gerektiğinde de kaçarlar. Türklerle ancak kararlı ve azimli bir tavırla başa çıkılabilir" ifadelerini kullandı ve Türkiye ile Türkleri yerden yere vurdu.

Başka faşist vekiiller onu alkışlarken, Avrupa Parlamentosu'nun yasal düzeni içerisinde neden bir tepki verilmediği konusu anında kulislerde tartışılmaya başlandı.

Evet Türkiye'de yaşananlar nedeniyle Türkiye ve hükümeti Avrupa Parlamentosu üyelerinin sevgilisi değil ancak Grivas Bıyıklı Altın Şafak Vekilinin sözleri en muhafazakarlarının bile canını sıktı.

Ertesi gün Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schultz sırf bu iş için genel kurul salonuna geldi ve söz alarak, daha önce Kıbrıs'ta görev yapmış eski bir Albay olduğu söylenen faşist Altın Şafak AP Milletvekili Eleftheiros Synadinos'u, herhangi bir tartışmaya müsaade etmeden Parlamento tüzüğünün 165'inci maddesi gereği, tek onda bulunan yetkiyi kullanarak Avrupa Parlamentosu Genel Kurul salonundan kovdu.

Ayrılmaması durumunda güvenlik çağıracağını söylemesi üzerine devam eden bir şey söyleme ısrarı, "Grivas bıyıklı faşistin" güvenlik görevlileri eşliğinde salonu terk etmek zorunda kalmasına neden oldu.

Strasburg'tan gelirken uçakta karşılaştığımız Kıbrıs AP Milletvekili Neoklis Silikiyotis olayın detaylarını anlattı ve Schultz'u bir toplantıda bu tavrından dolayı kutlayanlar arasında olduğunu söyledi. Bu da bize en azından Avrupa Parlamento platformunda, biz de çok kullanılan "Rum-Yunan ikilisi" retoriğinin çok da geçerli olmadığını gösterdi.

Avrupa Birliği Hitler bıyığının bir daha moda olmaması için kurulduğunu biliyoruz ve Grivas bıyığının da moda olmaması için hassas olduğunu görmek güzel.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.