Bomba paranoyası bize de sıçradı

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.50

7.66

$

6.75

A- A A+

Bomba paranoyası bize de sıçradı

Eskiden futboldan anlamayanlarla dalga geçmek için, "topu görse bomba sanıp karakola haber verir" tanımlamasını kullanırdık.

Ankara'daki patlama sanki ilk kez oluyormuş gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde aynen topu bomba sanıp karakola haber vermek dürtüsü içerisinde olan futbol bilgisi fakiri insanlar gibi her gördüğümüzü bomba sanıp, polise haber vermeye başladık.

Haber merkezimizin vazgeçilmezlerinden Vatan Mehmet, dün odama destursuz dalıp, "Bomba" diye bağırınca, yere yatıp başımı ellerimi başımın arasına almak içimden gelse de paranoyamı frenleyip, yine asılsız bir bomba ihbarını haber verdiği umuduyla, "Ne bombası. Nerede" diye çıkıştım.

Meğer Ulaş Barış'ın yazdığı müthiş haberi heyecanla bana anlatmaya çalışıyordu adam.

Aslında hep yaptığı şeydi ancak dün o kadar çok bombadan bahsettik ki, bomba haberi, patlamaya hazır bomba sandık.

İşin şakası bir tarafa KKTC'de ciddi bir paranoya geliştiğini gördük dün ve önceki gün.

Çantalar bomba sanılıp bomba imha ekipleri çağırılıyor, Güney Kıbrıs'tan bomba yüklü araçların kuzeye geçeceği ile ilgili abuk subuk paylaşımlar yapılıyor.

Benzini bitmiş araba istanbul'da boğaz köprüsü üzerinde bırakılınca İstanbul kilitlenip, yine bomba imha ekipleri olay yerine gidince ve bunu da televizyonlar canlı yayınlamaya başlayınca iyice işkillendi herkes.

Halbuki üniversite yıllarımda benim ve arkadaşlarımızın ortak kullandığı çaktım almaz bir Volkswagen'imiz vardı ve defalarca ya yakıt eksikliği ya da malum 67 model bir arabanın çıkarabileceği arızalar nedeniyle İstanbul'un Boğaziçi Köprüsü üzeri dahil birçok yerinde yolda kalmışlığım oldu. Ancak bu araba zafiyetimiz hiçbir zaman bir tehdit olarak algılanmadı ve alarma neden olmadı.

Tabii Türkiye'de tansiyon yüksek. Terörün istediği oldu.

Son günlerdeki bu gelişmelere bunlar da eklenince, Kıbrıs'ta Sosyal medya dedikodularına ile konvansiyonel fısıltı dedikoduları tuz biber oldu. Böylelikle teröristlerin Türkiye'de başarmak istedikleri huzur ve güven ortamını ortadan kaldırmak girişimi KKTC'de etkili oldu.

Sanki bir bombanın patlamasını bekliyor, ancak nereden ne nasıl geleceğini önceden kestirmeye çalışan bir grup gibiydik dün.

"Çocuklarımızı okula göndermesek mi?" diye arayan annelere, buna gerek olmadığını dilimin döndüğünce söylemeye çalıştım.

Ama korku girmiş bir kere.

Beklerdim ki insanları rahatlatacak bir açıklama gelsin bir yerlerden.

Ama gelmedi.

Terör Türkiye'de huzuru kaçırırken, bu huzursuzluk bize de bulaştı ne yazık ki.

Acısını paylaştığımız Türkiye'nin huzursuzluğunu da paylaşırız elbet, ama terörün yaratmaya çalıştığı korku ile bezginlik, evden çıkmaktan çekinir hale getirme duygusu ve paranoyaya bizi etkileyememeli.

Bizde bomba olmaz demiyorum. Olursa olacak. Tedbirli olmakta tabii ki fayda var. Ama paranoya ve yaşam tarzımızı değiştirmek ölmekten beter değil mi?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.