Topyekûn bir seferberlik şart

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.44

7.59

$

6.84

A- A A+

Topyekûn bir seferberlik şart

Haberleri okuyunca içim titriyor.

Dünyada her yıl 200 bin kişi uyuşturucudan dolayı hayatını kaybediyormuş. Yani KKTC'deki yetişkin nüfus kadar kişi her yıl uyuşturucu yüzünden ölüyor.

Ülkemizde ise durum pek parlak değil.

Henüz ciddi miktarlarda ölüm yok ama biz uyuşturucu ile geç tanıştık.

İzole edilmiş olmanın verdiği dezavantaj mı dersiniz yoksa başka bir şey mi denir bunun adına bilemem ama önemli yok çünkü artık tanıştık.

Milli Eğitim Bakanı "hayır" diyen öğrenciler yetiştirilmesi üzerinde dururken, Komisyon Başkanı Hasan Karaokçu tehlikeleri bir bir sıraladı dünkü seminerde.

Nargile tehlikesine işaret etti. Evet belki uyuşturucu değildir. Ama sigara içenlerin uyuşturucuya başlama eğilimin daha yüksek olduğu bilinirken, bir nargilede 15-20 adet sigara içmiş etkisini hisseden bir kişinin uyuşturucuya geçme eğilimin ne denli fazla olduğunu tahmin edersiniz.

İçim titriyor diyorum çünkü, bir babayım.

İçim titriyor çünkü birkaç yıl önce yapılan bir araştırmada uyuşturucu deneme yaşının ilkokul seviyesinde indiğini öğrenmiştik, şimdi ne haldedir bilmiyoruz.

Ama iyiye doğru gitmediğini tahmin etmek için çok fazla araştırma sonucuna ihtiyaç yok.

Milli Eğitim Bakanlığı ile Başbakanlık'ta dostum Hasan Karaokçu'nun başkanlığını yürüttüğü komisyonun çabalarını takdirle izliyorum ancak çığ gibi büyüyen bu tehlikeye karşı ne denli etkili olabildikleri konusunda endişeliyim.

Her kafede artık neredeyse nargileler var. Kültürümüzün bir parçası olmamasına karşın bu zehir aparatları revaçta.

Popüler mekanları mesken tutan uyuşturucu tacirlerinin bonzai ve benzeri maddeleri gençlere önce alıştırmak sonra da satmak için çalıştıklarını duyuyor, korkuyoruz.

Okullarda öğretmenlere, evde ailelere büyük görevler düştüğünü söylüyor herkes.

Peki devletin görevi yok mu? Sadece bir komisyon kurup çalıştırmak ya da Milli Eğitim Bakanlığı'nın yürüteceği, uyuşturucu trendi karşısında cılız kalmasından endişe ettiğim bir çalışma yeterli mi?

Amerika'daki sistemi biraz inceleme fırsatım oldu dün.

ABD, federal hükümet düzeyinde özellikle gençlerde uyuşturucu kullanımını önlemek için bir daire kurmuş. İnternet üzerinden hükümetin kontrolünde çalışan bilgilendirici bir site kurmuş. Sürekli bilgileri güncelliyor.

Öğrencilerin hayır diyebilmesi önemli. Ancak hepimiz genç olduk ve merak etmek, deneme isteği ve kötü arkadaş kurbanı olma potansiyeli en yüksek yaş grupları ilkokul son ile lise son sınıf öğrencilerinin olduğunu biliyoruz.

Öğrencilere matematik, tarih, coğrafya gibi dersleri önemseyip verirken, içine de milliyetçi hatta şoven ifadeler katarken, neden daha da önemli olan ve sırasında hayatlarını kurtarabilecek dersler ve sürekli devam eden seminerler vermiyoruz.

Neden öğretmenlerimiz gerek Türkiye'de gerekse de başka ülkelerde eğitilip, bu konuda haftanın ya da ayın belli bir saatinde çocuklara uyuşturucu konusunda dikkatli olmayı, uyuşturucuya alışmaları halinde başlarına gelebilecekleri en çarpıcı ve caydırıcı örneklerle anlatmıyorlar.

Bence asıl konu bu olmalı.

Devlet bu konuda bir seferberlik ilan etmeli bence.

Uyuşturucu tacirlerini yakalamaktan ziyade potansiyel müşteri kitlelerini bilinçlendirmek ve dolayısıyla da ortadan kaldırmak gerekmez mi?

Tekrar ediyorum. Gerek Sayın Dürüst, gerek Sayın Karaokçu'nun çalışmalarını takdir edip alkışlıyorum ama topyekûn bir seferberlikle ancak bu potansiyel tehlike ile mücadele edebiliriz diye düşünüyorum.

Tehlike çok büyük. Sadece kendi çocuklarım için değil, hepimizin çocukları için yemin ederim uykularım kaçıyor .

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.