Savaş bitsin de Semiramis'ten tatlı alalım

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Savaş bitsin de Semiramis'ten tatlı alalım

Palmira artık yeniden insanların eline geçti ya, böyle derin bir oh çekesim geldi.

Hem IŞİD'e büyük bir darbe, hem de insanlık tarihinin önemli antik şehirlerinden biri olan Suriye'deki bu yere bu hayvanların verdiği zararın neresinden dönülebileceği artık hesaplanabilir hale geldi.

Haliyle IŞİD'in eline geçmeden, hatta Suriye ile Türkiye ilişkilerinin en zirvede olduğu dönemde, bununla beraber KKTC ile Suriye'nin muhteşem ilişkiler içine girdiği bir dönemde bu kente gitmiştim.

Gazeteciliğe ara verip KKTC Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı'nda, dönemin Başbakan Yardımcısı Turgay Avcı'nın yakın ekibinde görev yaptığım sırada bu ziyaret hasıl olmuştu.

O dönemde uzun bir aradan sonra Türkiye dışında bir ülke ile doğrudan ulaşım yolu açılmış, Lazkiye-Mağusa feribot hatları çalışmaya başlamıştı. Bahsettiğim yıl yıl 2008.

KKTC'den bir grup gazeteci ile turizmci, Suriye'yi dolaştılar, Avcı ile ben daha sonra Şam üzerinden kafileye katılmıştık.

Şam ile Palmira arasındaki 215 kilometrelik yolu çölün içerisinde Suriye Denizcilik ve Sanayi Odası Başkanı Abdulkeder Sabra'nın arabasında kat etmiştik. Çölü boydan boya geçmek önemli bir deneyim olmuştu benim için.

Hele hele Şam'da satın aldığımız kuru baklavaları düşündükçe ağzım sulanıyor resmen.

Palmira'da bir akşam yemeğine katılmış, gerisin geriye Şam'a, sabah 03.00 uçağına binip, Türk Havayolları'nın 05.00 Ercan uçağına yetişip, sonra da saat 08.30'da Bakanlıkta olacaktık.

Şimdiki aklım olsa Bakanı ikna eder, "Bir gece kalalım. Bari burayı bir de gündüz gözüyle adamakıllı gezelim" diye ısrar ederdim.

Ama bu muhteşem şehrin bir gün IŞİD'in eline geçeceği ve bu tarihi güzellikleri tahrip edeceğini, bir daha onu göremeyeceğimizi bilemezdim ki.

Neyse, Palmira ve Suriye nostalji kısmını geçip, "belki bir gün yine..." derken, Suriye'deki durum Suriye devlet güçlerininin perspektifinden bakıldığında olumlu bir yönde ilerleme var.

Burada Rusya'yı da aynı kefeye koyduğumuzda, Rusya-Esad grubu son yılların tartışmasından başı dik bir şekilde çıkmasını başarma yönünde ilerliyor.

Türkiye'nin de burada istediği oldu ama olmasını istediği şey, başarmasını istedikleri tarafından gerçekleşmemiş olması bir sorun. Bu gruba Amerika Birleşik Devletleri ve diğer batılı güçler de dahil.

Suriye'de Esad ile Suriye Ulusal Konseyi eninde sonunda bir geçiş süreci yaşayıp birlikte Suriye'yi eski günlerine kavuşturacak. Rusya da bu süreçten sonra da en büyük müttefikleri olacak.

Bendeki merak, Amerika ile Türkiye grubu, yeni Suriye denkleminin neresinde olacağı yönünde.

Aklım yine o Suriye'nin kuru baklavalarına gitti.

İsimlerle hiç aram yok ve markaları hiç hatırlayamam ama bunlar öyle güzeldi ki, aradan neredeyse 10 yıl geçmesine rağmen şimdi düşününce şıp diye aklıma geldi.

Semiramis.

Burhan Canbaz ve Turgay Avcı da bu yazıyı okurlarsa hatırlayacaklarından eminim.

Savaş bitsin, yine Şam da, Semiramis'e uğrayıp kutu kutu baklavaları alalım ve onları yiye yiye çölden Palmira'ya gidelim...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.