"Nerede çokluk, orada ...."

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.49

7.62

$

6.76

A- A A+

"Nerede çokluk, orada ...."

Düşünüyorum da bu küçücük ülkeye neden hükümet dayanmaz anlamıyorum.

Bu sefer işi sağlam yapıp, 39 destekli bir hükümet kurdular, yine olmadı.

Gerçiönceki hükümetlerin birinde UBP tek başına iktidar olmuştu ve 26 sayısı nedeni ile İrsen Küçük zor günler geçirmişti ancak onun asıl çilesi, ÖRP ile DGP kapanıp vekillerinin UBP'li olması ile başlamamış mıydı?

Yani meclis desteğinin büyük olması hükümetin devam edeceği anlamına gelmiyormuş. Bunu öğrendik bu 8 buçuk ayda.

Reform dediler ve "havada uçup karada kaçacaklarını" vadettiler. Bir de güzel takvim yapıp duvarlarına astılar. Gerçi üç ay içinde, o takvimi duvarına asan bakanı görevden aldılar.

Sonra geldi su meselesi, hükümet ha bozuldu ha bozulacak derken, kriz atlatıldı ve devam etti.

Buradan yazdım: "Bu hükümet fiilen bitti, su bir şey değil, siz asıl sonrasında gelecek olan ekonomik protokole bakın. Orada film kopacak" demiştim ama dinlemediler.

Her şeygüllük gülistanlık gibi hükümet etmek konusunda ısrar ettiler.

İş geldi ekonomik protokole... Gerçi bu protokolün, Eylül, Ekim bilemediniz Kasım ayında imzalanması gerekirdi.

İmzalamadılar. İmzalamayınca ne kadar para geleceği belli olmayan bir bütçe yapmak zorunda kaldılar.

Bütçeye para konulmayınca, bütçenin bütçe olmadığı gibi, bir işe de yaramadığı anlaşıldı.

Memur maaşı takside bağlanmaya başlanınca ak koyun kara koyun beli oldu.

Başka bir ülkeden alınacak para ile memurlarınızı ödemeye mahkumsanız, çok da itiraz hakkınız yok. Müzakere edersiniz. Azami derecede iyileştirir sonra da halkınızı mağdur etmeden imzalarsınız.

Oyalayıp herkese eziyet etmezsiniz.

Anlaşılan CTP kaybettiği kanın üzerine daha fazlasını kaybetmemek için bu protokolü imzalamama kararı aldı. Ancak 2009'da yaptığı gibi bırakıp kaçmamak adına ortağının hükümetten çekilmesini bekledi.

Talat'ın hemen akabinde yaptığı açıklama bunu anlatıyor zaten. CTP Genel Başkanı "bu protokolü imzalayacak bir hükümette yer almayız" anlamına gelen ifadelerle oluşabilecek bir hükümet modelinde yer almayacaklarını kesin bir dille söyledi.

UBP bu oyunu görmüştü ve bekledi. Ancak daha fazla bekleyip, kamuoyu popülaritesini CTP hassasiyetleri nedeniyle azaltamazdı ve kendince gereğini yapıp, CTP'nin kaçmayacağını anlayınca da kendi çekildi.

Bir başka yaklaşımla eğer UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün başbakanlığında bir hükümet kurulursa "UBP kendi küçük ortağı olduğu hükümetten CTP'yi attı" ifadesi reel olarak daha doğru bir ifade olacak diye düşünüyorum.

Şimdi Türkiye ile protokolü azami derecede müzakere edip imzalayacak ve KKTC'nin normal olmayan yaşamınıgöreceli olarak normalleştirecek bir hükümet aranıyor.

Burada meclis desteği ikincil derecede önemli bence. 38-39 destekli geniş tabanı da gördük.

Yarın Bakanların istifası üzerine yeni süreç başlayacak ve Cumhuriyet Meclisi aritmetiği içerisinde yeni bir hükümet oluşumu aranacak. Mevcut dağılıma göre UBP-DP-UBP kökenli bağımsızlar toplamı 26 ile kritik bir rakamla hükümet kurulması mümkünken, diğer bir alternatif olan CTP-TDP-DP'li formül olan 28 destekli koalisyon alternatifi de CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat'ın CTP'nin yeni hükümette yer almayacağını açıklaması üzerine mümkün görünmüyor.

Yani UBP-DP Hükümeti şimdiden hayırlı olsun derken, aman yeni hükümete öyle reform, diriliş, yenileme ya da uçuş hükümeti gibi isimler takmayın, bize malzeme çıkıyor.

Ha bir de öyle 26 rakamına da fazla takılmayın "nerede çokluk orada bolluk" Anladınız siz onu.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.