Koltuk için sabotajın vebali ağır olur

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Koltuk için sabotajın vebali ağır olur

Ulusal Birlik Partisi ile Demokrat Parti'nin birlikte bir koalisyon hükümeti kurmaya karar vermesi ve Meclis'te çoğunluk desteğinin bizzati Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından teyit edilmesi ile kollar sıvandı.

Demokrat Parti de sıkıntı yok.

Ama yazılıp çizilenlere ve yapılan cılız operasyonlara baktığım zaman sanki Ulusal Birlik Partisi'nde ve bağımsızlarda sorun var ve güvenoyu aşamasında sıkıntı çıkacak görüntüsü var. Böyle bir şey var demiyorum ama görüntüsü var diyorum.

Vaziyete şöyle bir bakarsak, ülkenin acilen bir hükümete ihtiyacı olduğunu son derece net.

Hükümeti de bu durumda siyasi yelpazenin sağında siyaset yapanlar kuracak ve yine siyasi yelpazenin sağında görev yapan vekiller de buna Cumhuriyet Meclisi'nde destek verecek.

Mecliste kritik bir aritmetik olması hasebiyle bir kişinin bile fire vermesi ülkeyi hükümetsiz bırakır. Hükümetsiz bırakmakla kalmaz, UBP'nin hükümetten çekilmesini son derece anlamsız kılar.

Bir kişinin fire vermesi, o bir kişiyi ne duruma sokar ona da bir bakalım hazır gelmişken.

26 vekilden herhangi birinin güvenoyu günü Meclis'te olmaması ya da ret oyu kullanmasının ilkesel bir açıklamasını kimse bana ya da herhangi birine yapmaya kalkışmasın. Ya bakanlık alamamıştır, ya da bakanlık almasını istemediği birisi almıştır da onu yedirememiştir kendine.

Böyle bir ortamda, sağda siyaset yapan ve KKTC'ye inanan ekipteki vekillerden herhangi birisinin menfaat ya da koltuk sevdası ile bu kritik hükümetin kurulumunu sabotaj etmesini, yine bu sağ siyaset affetmez herhalde.

Hatta şöyle söyleyeyim, iki gün üst üste UBP Kurultayına gelen 5-6 bin kişi böyle bir tavır içerisine girenleri, bırakın bundan sonraki seçimlerde vekil yapmayı, aday bile yapmayıp, gördükleri yerde yüzlerine tükürürler diye düşünürüm.

UBP'de bakan atama yetkisi genel başkandadır. Tabii yetki ile birlikte onun sorumluluğu da gelir. O nedenle Hüseyin Özgürgün'ün rahat bırakılması ve kararına da saygı duyulması gerektiğini düşünürüm.

Bunun yapılamaması durumunda olacak olanlar çok nettir.

Hükümet kurulamaz ve erken seçime gidilir. Giderken de sağ tabanın bunu ihanet olarak kabul edeceği ve buna yanıtını vereceğini tahmin ederim.

Bunun ötesinde, ülkenin acilen bir hükümete ihtiyacı var. Nisan ayının ikinci haftasına girdik. Maaş ödemeleri üç hafta sonra. Onun haricinde hayat zaten durmuş durumda.

Hüseyin Özgürgün, "Gelecek Cumartesi" demişti. Bence hemen kararını vermeli. Listesini hazırlamalı ve Cumhurbaşkanı'na sunmalı. Cumhurbaşkanı burada değil mi? Sibel Siber Cumhurbaşkanı'na vekalet etmiyor mu? Ona da sunulabilir liste. Cumhurbaşkanı ile temas edilir, seremoni kısmı Sibel Siber ile yapılır.

Annan Planı referandumunu olanaklı kılan yasa, dönemin Meclis Başkanı Fatma Ekenoğlu, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a vekalet ettiği sırada imzalanmamış mıydı? Bu da pekala olur bence. Pazartesi parti meclisi toplansın, Salı günü bu iş bitsin ve herkes görevine başlasın.

Sonuçta, hükümet lazım. Hem de acil tarafından. Koltuk sevdasına bunu dinamitlemeyi düşünenler bir daha düşünsün. Vebali ağır olur.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.