Albright "Kıbrıs Güneşi"nin peşinde. Biz?

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

A- A A+

Albright "Kıbrıs Güneşi"nin peşinde. Biz?

Bir zamanlar Dünyanın en güçlü kadını sayılan ve Margaret Thatcher ile yarıştırılan Amerikan Eski Dışişleri Bakanı Madeline Albright'ın dün Kıbrıs'ta olduğunu belki biliyorsunuz. Aklınıza 1938 doğumlu Amerikalı eski Dışişleri Bakanı'nın Kıbrıs sorunu ile ilgili adada olduğunu ve "akil kadın" edasıyla sürece itici güç olmaya çalışacağı aklınıza gelir hemen. Ben öyle düşünmüştüm.

Halbuki kazın ayağı öyle değil. Kadın sadece ve sadece yatırımlarını takip ediyor Bayan Albright güneş enerjisi ile enerji üretimi yatırımlarını teşvik etmek ve kendi yatırımları görüşmek üzere Kıbrıs'ta ve Enerji ile Maliye Bakanları ile de görüşecek.

Özellikle iki adet termal solar parkı ile ilgilendiği ifade edilen Madeline Albright'ın önceki gün de Rum Tarım Bakanı Nikos Kouyalis ile görüştüğünü ve yatırım planlarını açıkladığı belirtildi.

Tabi Kouyalis Madeline Albirght'ı ve basını bulunca bir sürü de açıklama yaptı ve Amerikan fonları ve İsveçli bir şirketin ilgilendiği termal solar parkları kurulduğu andan itibaren Kıbrıs'ın artık yenilenebilir enerji haritasındaki yerini alacağını ve Paris Anlaşmasına göre 2020'ye kadar işbirliği içerisinde yapılması gereken enerji değişim süreçleri öncesinde önemli bir adım atılmış olacağını söyledi ve önümüzdeki Hafta New York'a gidip diğer dünya liderleri ile konuyu daha da derinlemesine istişare edeceğini ifade etti.

Aradaki yeşil hat, Güney Kıbrıs'a vuran ve oradan enerji üretmek için neredeyse bütün dünyanın ilgi göstermeye başladığı güneşin bizim taraf vurmasını engellemediğini varsayıyorum.

Yani güney Kıbrıs'ta ışıyan güneş ışınları aynı şekilde bizim tarafa da ışıyor.

Gölge falan yok gibi görünse de aslında var.

Yenilenebilir Enerji yasası geçtiğinde Başbakanlık koltuğunda irsen Küçük oturuyordu. Bakan Sunat Atun idi. Yasa geçmiş ancak tüzükler hazırlanmalıydı.

Ve herkesin dilinde de Avrupa Birliği'nin koyduğu 2020 hedefi vardı. Enerjinin bilmem kaçta kaçı, yenilebilir enerji olacaktı.

Kurultay, Seçim , Bir daha seçim ,Sonra yine Kurultay, Sonra hükümet değişimi, bir daha hükümet değişimi derken o işler de gargaraya geldi ve biz hala fosil yakıtla üretilen elektrik konusunun nasıl devam edeceği ile ilgili tartışma yapıyoruz.

Yaz geldi geliyor. Yazın kavurucu sıcağında serinlemek için, fuel oil ile üreteceğimiz elektrikle çalıştıracağımız klimaları kullanacağız. Halbuki, dünya artık kavurucu sıcaktan kurtulmak ve serinlemek için yine aynı kavurucu sıcağı kullanıyor. Cebinden de bir Osmanlı onluğu çıkmıyor.

Eğer 80'ine dayamış Madeline Albright taa buralara gelip, burada Solar Enerji yatırımı peşinde ise ve biz hala alık alık bakıyorsak, bu işte bir sorun var. Hayır işte sorun yok aslında sorun bizde.

Sayın Atun'un yenilenebilir enerji projelerine inandığını biliyorum ve inanıyorum ki artık Enerji'nde sorumlu kimse olarak bu işlere süratle eğileceğini düşünürüm. "Arazimiz az" diye bahane vardı geçmiş hükümette. Söz konusu arazilere arpa ekip, bitmediği zaman da olmayan bir bütçeden kuraklık parası için kuyruğa girileceğine o arazilerin pekala güneş tarlalarına dönüştürülebileceğini ve elektrik üretilebileceğini düşünürüm.

Yenilenebilir enerji projeleri ile ilgili bir şeyleri hükümet programında okursam mutlu olacağımı şöyleyim. Madeline Albright bunun peşine düşüp buralara kadar gelmişse bir hikmeti vardır bu Kıbrıs güneşinin derim.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.