Brexit ve Demokratik Olgunluk Mukayesesi

loading
27 Mayıs, Çarşamba
£

8.25

7.40

$

6.78

A- A A+

Brexit ve Demokratik Olgunluk Mukayesesi

Britanya, Brexit, yani British Exit, ya da daha anlaşılır bir ifadeyle İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılıp ayrılmayacağını tayin edecek olan referanduma kilitlenmiş durumda.

Referandum 23 Haziran'da gerçekleşecek ve Britanya halkı karar verecek.

Anketlere göre halk tamamen ikiye bölünmüş durumda dolaysıyla oylama kritik.

Başbakan David Cameron ki aynı zamanda Muhafazakar Parti Lideri ile Ana Muhalefet, İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn, özellikle pazartesileri Avam Kamarası'nda birbirlerine saygı çerçevesinde girseler de Brexit konusunda aynı fikirdeler ve Britanya'nın Avrupa Birliği içerisinde kalması konusunda bir anlamda birlikte çalışıyorlar.

Bir başka ifadeyle, ülkede kritik bir referandum var ve iktidar ile muhalefet aynı tarafta ve aynı yönde oy kullanıyorlar.

Demokratik olgunluğa bakar mısınız?

Bizdeki gibi iktidarda iken karşı olduğu şeyi muhalefete geçtiği andan itibaren karşı duran, ya da muhalefette iken karşısında direndiği ve sivil toplum örgütleri ile protesto eylemlerine bile katılmaktan kaçınmayıp sonra da iktidar koltuğuna poposu değdiği anda aynı konunun ateşli savunucusu haline gelen siyasete benzemiyor oraları.

Demokratik olgunluk bununla bitmiyor tabii. Başbakan David Cameron liderliğindeki İktidar Muhafazakar Parti'nin kurduğu hükümetteki bakanlarının yarısı liderlerinden farklı olarak Britanya'nın Avrupa Birliği'nde ayrılması gerektiğini düşünüyor ve o yönde kampanya yürütüyor.

Evet yanlış okumadınız. Adam Başbakan. Kabinesini atıyor ve kabinesinin yarısı kendisinin desteklediği fikirden farklı bir fikri benimserken, onun propagandasını yapıp kampanyalarını yürütüyor. Hem de Britanya'nın geleceğini derinden etkileyecek Avrupa Birliği üyeliğinin devamı ile ilgili .

Siyaseti modeli olarak KKTC'yi ya da Türkiye'yi gören ve içselleştiren bizlerin aklının almasının pek mümkün olduğunu ben de düşünmüyorum.

Hatta İngiltere'deki demokratik olgunluk ile ülkemiz arasındaki uçurum o kadar derin ki buna benzer bir örnek dahi vermekte zorlanıyorum.

Düşünün Annan Planı benzeri bir evrak masaya gelsin ve halkın onayına sunulsun.

Ülkemizde iktidar partisi plana "evet" der ve bu konuda kampanya yürütmeye karar verse ve çalışmalarına başlasa, ancak hükümetin 10 bakanından 4'ü ile milletvekillerinin yarısı "Hayır" kampanyası yürütsün, bunu yaparken de kabinedeki görevine aynen devam etsin.

Bırakın Annan Planı ayarında bir referandumu, basit bir yasa tasarısına iktidar partisi vekilinin ret oyu vermesi bile mümkün değil. Bir tanesi bir delilik yapar da hükümetin meclise sunduğu bir yasaya olumsuz oy kullanırsa, kuvvetle muhtemel siyasi hayatını bitirir ya da büyük bir sekteye uğratır.

Britanya'nın Avrupa Birliği'nden çıkmasını isteyen ve bu kampanyayı aleni bir şekilde destekleyen Daily Express Gazetesi'nin manşetine yer alan, "Avrupa Birliği Kettle'ımıza göz dikti" haberini gördüğümde bu konuyu yazmak istedim ancak demokratik olgunluk mukayesesi içerisinde boğuldum.

Sonuçta referanduma daha bir aydan fazla bir zaman var. Detaylara yine gireriz.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.